Bu Habere Dikkat

http://www.hurriyet.com.tr/planet/20376612.asp

Kalaşnikof İflas etti

Dünyada en çok kullanılan AK-47 Kalaşnikof’un üreticisi resmen iflas etti. Mihail Kalaşnikof’un 1947′de üretmeye başladığı efsanevi silahtan tüm dünyada 100 milyondan fazla satıldığı tahmin ediliyor.

Rus ordusunun bu kararı, ünlü taarruz tüfeği AK-47′lerin babası 91 yaşındaki Mihail Kalaşnikof’a sağlığını olumsuz etkileyebileceği endişesiyle iletilmedi.

Kalaşnikof’un isminin açıklanmasını istemeyen yakın bir arkadaşı, bu kararı kendisine bildirmek istemediklerini, zira sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

1947′den beri üretiliyor

Kalaşnikof’un 1947′de üretmeye başladığı AK-47′den şimdiye dek tüm dünyada çeşitli modellerde 100 milyondan fazla satıldı.
Urallar’daki İjmach fabrikasında her yıl yaklaşık 100 bin Kalaşnikof üretiliyordu.

Dünyada ‘en çok insan öldüren silah’ olarak anılan Kalaşnikof’un milyonlarca insanı öldürdüğü tahmin ediliyor.

Dünyanın birçok bölgesinde sıkça kullanılan Kalaşnikof otomatik tüfeğinin yaratıcısı ise Rus Mihail Kalaşnikof şimdilerde 92 yaşında

 

Herkesin Yapmayı Bilmesi Gereken 50 Şey

İnsanın kendine güvenmesi, sağlıklı ve üretken bir hayatın anahtarı gibidir. Bu güveni elde etmek için de belli şeylerin bilinmesi gerekir. Okulda öğrendiklerinizin aksine tek bir şeyde çok başarılı olmaktansa pek çok şeyi azar azar da olsa bilmeniz daha iyi bir şeydir. Belki tam bir liste olmayabilir fakat herkesin yapmayı bilmesi gereken bazı şeyleri bu listede toparladık.

1. Ateş Yakmak: Ateş, yaşam için en temel iki gereklilik olan ışık ve sıcaklığı verir. Hayatınızın şu ya da bu döneminde bu bilgi sizin için fazlasıyla önemli olabilir.

Dünyayı Kurtar

Küresel iklim sorunlarına dikkat çekilmek amacıyla Dünya Doğayı Koruma Vakfı tarafından düzenlenen Dünya Saati uygulaması kapsamında yarın Türkiye 1 saat kararıyor.

Peki bir gün değil her gün yapılması gereken en azından dikkat edilmesi gereken basit fikirlerle dünyaya verdiğimiz zararı bir nebze olsun azaltabiliriz…..

1. Monitörünüzün parlaklığını ayarlayın

Monitörünüz ne kadar parlaksa, o kadar çok enerji kullanır. Monitörünüzün parlaklığını, gözleriniz ışığa karşı daha duyarlı olacağından karanlık bir odadayken azaltabilirsiniz. Daha loş bir görüntü, göz yorgunluğunun azalmasını da sağlayacaktır.

2. Ekran koruyucunuzu kapatın

Ekran koruyucular, enerji tasarrufu sağlamaz. Aslında, grafik açısından zengin ekran koruyucular, bilgisayarın iki kat daha fazla enerji harcamasına neden olabilir ve bilgisayarın uyku moduna geçmesini engelleyebilir. EPA’ya (Çevre Koruma Ajansı) göre, ekran koruyucusunu kapatarak enerji maliyetlerinde yılda 25-75 ABD Doları tasarruf yapabilirsiniz.

3. LCD Monitör kullanın

LCD monitörler, açık moddayken geleneksel CRT monitörlerine göre ortalama yüzde 50-70 daha az enerji kullanır. Günde sekiz saat çalışırsa, eşit boyutta bir CRT yerine LCD seçildiğinde tasarruf edilen enerji, yılda 100 kilowatt’tan fazla olabilir.

4. Enerji tasarrufu moduna geçin

Monitörünüzü, bilgisayarınız 20 dakika boyunca çalışmazsa ve sabit diskinizi, bilgisayarınız 30 dakika boyunca çalışmazsa, enerji tasarrufu moduna geçecek şekilde ayarlayın. Bunu, Denetim Masasındabulunan Power Options (Güç Seçenekleri) simgesini seçerek gerçekleştirebilirsiniz. Bu ayarları değiştirerek, bilgisayarınızı kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarınızın çektiği elektriğin azaltılmasını sağlayabilirsiniz.

5. Bilgisayarı kapatın

İki saatten daha uzun bir süre bilgisayarınızı kullanmayacaksanız, bilgisayarınızı kapatın. Kapatmazsanız bilgisayarınız ortalama 100 watt tüketir. Alternatif olarak, bilgisayarınızı bekleme moduna geçirebilirsiniz. Genel kanının aksine, bilgisayarın uygun şekilde kullanımı açısından, gün içinde bilgisayarı kapatıp yeniden açmak doğru bir harekettir.

6. Bilgisayarın fişini çekin

Genelde, evde kullanılan elektronik aletlere elektrik sağlamak için kullanılan elektriğin yüzde 40’ı, ürünler kapalıyken harcanan elektrikten kaynaklanıyor! Bu rakam, evde harcanan toplam elektriğin yüzde 10’unu oluşturuyor. Elektrikli aletlerin fişini çekerek, elektrik faturanızı azaltabilir ve çevreyi koruyabilirsiniz. Kolay bir seçenek olarak, birden çok elektronik aleti çoklu prize bağlayıp sadece çoklu prizin fişini çekebilirsiniz.

 7. Şarj aletlerini kapatın

Şaj olduktan sonra dizüstü bilgisayarınızın, tablet bilgisayarınızın veya cep telefonlarınızın şarj aletlerini kapatın. Kapatmazsanız, hemen hemen şarj sırasında tükettikleri kadar çok enerji tüketmeye devam ederler ve her yıl yaklaşık 35-70 kg karbondioksit üretirler.

8. Bilgisayarınızdaki kullanılmayan programları kapatın

Arka planda çalışan programlar daha fazla enerji harcayacağından, boşta duran yükten kurtulursunuz.  Gereksiz çalışan program olup olmadığını kontrol etmek için Ctrl-Alt-Del tuşlarına basarak Task Manager’ı (Görev Yöneticisi) açabilirsiniz.

9. Eski bilgisayarları ve çevrebirim aygıtları geri dönüştürün

Geri dönüşümle tehlikeli metaller çıkarılır ve plastik parçalar kaldırılır; böylece, bunlar yeni ürünler yapmak için yeniden kullanılabilir. Lenovo’nun farklı bölgelerde uyguladığı geri dönüşüm programlar ından  konu ile alakalı bilgi edinebilirsiniz.

10. Doğa dostu ürünler alın

Bilgisayar satın alırken enerjiyi verimli kullanan aksamları belirten ENERGY STAR® etiketini arayın. ENERGY STAR® etiketi bulunan bilgisayarlar, 15 watt veya altında enerji kullanan uyku moduna geçiş yapar. Bu da, enerji yönetimi özellikleri olmayan bir bilgisayara göre yaklaşık yüzde 70 daha az elektrik demektir.

Günlük Tutmak

Bir yazıdan bir alıntı yapıyorum bugün , bu sözleri söyleyen kişi 82 yaşında gayette mantıklı geldi bana..
Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi hayatının tanıklığı, hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesele benim babam, hiç düşünmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda’sına o gün olanları yazmış. Hâlâ açıp okuyorum ve çok faydalanıyorum
Belki bugün günlük tutmaya başlamanın zamanı gelmiştir.

Önemli Telefonlar

Yangın İhbar Hattı: 110

Sağlık Yardımı (Ambulans): 112

Edebiyat Tarihinin En Etkileyici Yaratıkları

Yazılı tarihin en eski dönemlerinden beri yıkımımızı amaçlayan pek çok kötü yaratık ve karakterler olmuştur. Ancak onların sunduğu fiziksel tehditten ziyade hepimizin içinde var olabilecek kötülükten dolayı onlardan korkarız. Aslında İngilizce’de canavar anlamına gelen ‘monster’ kelimesi dahi Latince ‘uyarmak’ anlamına gelen bir fiilden gelmektedir, yani bu canavarlar belki de bizleri kendi korku ve endişelerimiz konusunda uyarmak için tasarlanmışlardır.

frankenstein