20 Şubat ile 20 Mart tarihleri arasında doğanlar, bu burcun özelliklerini taşır. Elementi su, etkin gezegeni Neptün’dür. Yengeç ve Akreplerle çok iyi anlaşırlar, duygusal anlamda en uyumlu oldukları burç ise Başaktır. Zodyaktaki tüm burçlar arasında iç güdüsel ve duygusal özellikleri en gelişmiş burç Balıktır. İç güdülerine göre yaşamaya kendilerini adamışlardır ve bu durum bazen başkaları için sinir bozucu olabilir. Özellikle de daha maddeci, bilimsel ya da teknik olanlara. Hayattaki tek amacın para, statü ya da dünyevi başarılar olduğunu düşünüyorsanız bir Balık insanı anlamanızın imkanı yok. Balıklar zekidirler ancak onlar için zeka yalnızca iç güdülerini mantıklı hâle getirebilecek bir araçtır. Bir Kova ya da İkizler için zeka, bilgi edinilecek bir araçtır. Balık içinse bilgi iletme aracıdır. Balıklar kendilerini sonsuz bir düşünce ve duygu okyanusundaki balıklar gibi hissederler. Bu okyanusun derinliği, akıntısı ve dipakıntıları vardır. Sakinlerinin daha iyi, doğru ve güzel olduğu saf sular ararlar ancak bazen daha aşağıdaki çamurlu sulara çekilirler. Yeni düşünceler üretmediklerini, yalnızca varolan düşüncelere uyum sağladıklarını bilirler. Bu yüzden saf sular ararlar. Yüksek düşüncelere uyum sağlama yeteneği, onlara sanatsal ve müzikal açıdan ilham verir. Ruh odaklı olduklarından (elbette iş dünyasındaki Balıkların çoğu bunu gizleme ihtiyacı hissederler) onlar hakkında en çok anlatılması gereken şey bu özellikleridir. Ruhun dört temel niteliği vardır. Biri açık kuşkuculuk, biri entelektüel ve duygusal inanç, biri doğrudan kişisel ruhani tecrübe, bir diğeri de ruhsal dünyayla birleşme, bir araya gelmedir. Dördüncüsü Balıklardaki en derin dürtüdür ve onlar bu işin peşinde olup onu başarma kabiliyetine sahiptirler. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak Balıklar ruhsal dünyayla birleşmeyi beklerler. Daha büyük bir gerçeğin olduğuna dair inancı Balıkları hoşgörülü ve anlayışlı hâle getirir. Belki de fazla hoşgörülüdürler. Hayatlarında “Yeter artık” demeleri, pozisyonlarını koruyarak savaşa karışmaları gereken anlar yaşanmıştır. Ancak sahip oldukları özellikler yüzünden bu ruh hâline girmeleri zaman alır. Onlar ‘aziz’ gibi olmak isterler. Bunu kendi tarzlarında ve kendi kurallarına göre yaparlar. Başkaları kendi aziz kavramlarını onlara dayatmaya çalışmamalıdır çünkü bunu kendi kendilerine yapmak isterler. Balık gibi başka dünyalardan bir karakterin pratik ve gerçekçi bir partner istemesi şaşırtıcı değildir. Balıklar hayattaki tüm detaylarla ilgilenebilecek birini isterler çünkü detaylardan hoşlanmazlar. Bu özelliği hem sevgililerinde hem de profesyonel partnerlerinde isterler. Bu sayede bir parça olsun gerçeklikle bağlantılı oldukları hissini yaşarlar. Beklenildiği üzere bu tarz ilişkilerin pek çok iniş-çıkışları olur. İki karakter tamamen zıt kutuplardan olduğundan yanlış anlaşılmalar ortaya çıkar. Bir Balık insanına âşıksanız böyle dalgalanmalar yaşayacak ve işlerin dengeye kavuşması için sabır göstermek zorunda kalacaksınız. Balıklar bedbin, sezgisel, şefkatli ve tanınması zor insanlardır. Yalnızca zaman ve doğru davranışlar onların derin sırlarını ortaya çıkarır. Ancak bir Balık insanına âşıksanız o dalgalarda yüzmenin her şeye değeceğini göreceksiniz. Çünkü onlar sevgi ve şefkat gösterme ihtiyacı duyan ve bundan haz duyan iyi, hassas kimselerdir. Âşık Balıklar hayal kurmayı sever. Onlar için hayal, bir ilişkinin eğlenceli yanlarının yüzde doksanını oluşturur. Partnerlerini idealize ederler ki bu bazen iyi bazen kötü bir şeydir. Zorluğu, karşıdaki insanın Balık ideallerine göre yaşamasının imkansız olmasıdır. Para çoğunlukla Balıklar için önemli değildir. Elbette herkes gibi onların da paraya ihtiyacı vardır ve bir kısmı zengin de olur. Ancak para genellikle asıl amaçları değildir. İyi şeyler yapmak, kendini iyi hissetmek, huzurlu olmak, acılardan uzak olmak, Balık insanının en çok önem verdiği şeylerdir. Onlar parayı hisleriyle kazanırlar. Mantıklarından çok önsezilerine güvenirler. Cömert, belki de fazlasıyla yardımseverdirler. Hemen hemen her türlü talihsizlik, bir Balık insanının yardım için elini cebine atmasına yeter. Bu onların en güzel erdemlerinden biri olsa da Balıklar finansal anlamda daha dikkatli olmalıdırlar. Para verdikleri kişiler konusunda daha seçici olmalı böylece kendilerinden faydalanılmasının önüne geçmelidirler. Hayır işine para yatırıyorlarsa, verdikleriyle doğru şeyler yapılıp yapılmadığını takip etmeliler. Zengin olmasalar bile Balıklar başkalarına yardım için para harcarlar. Bazen hayır demeyi öğrenmeleri ve kendilerine yardım etmeleri de gerekebilir. Onların finansal tökezlemelerinin en büyük sebebi de genel pasiflikleridir. Çoğunlukla olayları akışına bırakırlar. Özellikle finansal konularda daha agresif olmaları gerekir. Bir şeyleri yapmalı, kendi servetlerini yaratmalılar. Pasif bir davranış, yalnızca kayıplara ve fırsatların kaybolmasına sebep olacaktır. Finansal güvenlik anlamında endişe duymak güvende olunmasını sağlamaz. Balıklar da bunu öğrenmeli ve istediklerinin peşinden gitmeliler. Halk içinde ruhsal ve maddesel zenginliğe sahip, cömert ve hayırsever insanlar olarak görülmeyi severler. Büyük gönüllü insanlara hayranlık duyarlar. Büyük işlerle uğraşan insanlara saygı duyarlar ve nihayetinde bu büyük girişimlere kendileri de dâhil olmak isterler. Kısacası büyük işlerle ilintileri olan büyük şirketler için çalışmayı tercih ederler. Eğer kariyer ve profesyonel potansiyellerini ortaya çıkarmak istiyorlarsa daha fazla seyahat etmeli, gerçek dünya hakkında daha fazla şey öğrenmeliler. Diğer bir deyişle en üst noktaya ulaşabilmek için Yayların iyimserliğine ihtiyaç duyarlar. Şefkatli ve cömert kişilikleriyle Balıklar çoğunlukla başkalarının hayatlarına dokunabilecekleri ya da onlara yardım edebilecekleri meslekleri tercih ederler. Bu yüzden çoğu Balık doktor, hemşire, sosyal görevli ya da öğretmen olur. Bazen Balıkların hayatlarına nasıl bir yön vermek istediklerini anlamalarını epey vakitlerini alabilir ancak ilgi alanları ve erdemlerini de gösterebilecekleri bir iş bulduklarında oldukça ilerlerler. Aile hayatlarında Balıklar yalnızca hisleri ve ruh hâllerine dayalı olarak iletişim kurma eğilimlerine karşı koymalılar. Partnerleri ve diğer aile üyelerinin onlar kadar iç güdüsel olmalarını beklemek gerçekçi değildir. Daha fazla sözel iletişim geliştirmeleri gerekir. Fikirlerin sakin ve duygudan uzak bir biçimde iletilmesi, herkesin yararına olacaktır. Bazı Balıklar değişimi ve gezmeyi sever. Onlar için fazla sabitlik özgürlüklerine vurulmuş bir sektedir. Sonsuza dek bir yerde tıkılı kalmak hiç hoşlarına gitmez. Balıklar zihinsel ve entelektüel ilgileri kışkırtan bir ev ortamını sever ve buna ihtiyaç duyarlar. Komşularına dahi aile gözüyle bakarlar. Bazı Balıkların evleri ve ailelerine karşı ikili bir tutumları olabilir. Bir yandan ailenin sağladığı duygusal destek hoşlarına gider, diğer yandan zorunluluklar, kısıtlamalar ve gerektirdiği görevler onlara sıkıcı gelir. Balıklar için dengeyi bulmak, mutlu bir aile yaşantısının anahtarıdır.

21 Ara 09
admin
Kategori :
Etiketler :