Bilim

İnsan Hafızası Nasıl Çalışır?

Hafızanız hakkında ne kadar çok şey bilirseniz onu nasıl geliştirmeniz gerektiğini de o kadar iyi bilirsiniz. Bu yüzden de hafızanızın nasıl işlediğini anlatan bu yazıda kendiniz için yeterli bilgi bulabileceğinizi düşünüyoruz.

Bebeğinizin ilk ağlayışı… Büyükannenizin yaptığı kurabiyelerin tadı… Okyanus esintisinin kokusu. Bunlar hayatınızın devam eden tecrübelerini oluşturan hatıralardır. Size kendinizi anlatırlar. Tanıdığınız insanlarlayken ve yerlerdeyken bu anılar geçmişinizle şimdiniz birbirine bağlar, geleceğinizin iskeletini oluşturur. Yani bizi biz yapan şey hatıralarımızdır.

Çoğu insan hatırlar sahip oldukları bir şeymiş gibi konuşur. İyi görmeyen gözleri ya da güzel saçları gibi. Fakat hafıza vücudunuzun bir parçası gibi varlığını sürdürmez. Dokunabileceğiniz bir şey değildir. Hafıza, hatırlama sürecine işaret eden bir kavramdır.

Geçmişte çoğu uzman hafızayı, içinde bilgilerin saklandığı ayrı hafıza dosyaları gibi anlatmayı severdi. Diğerleriyse hafızayı, insan kafasının altında bulunan nöral süperbilgisayarlara benzetiyordu. Fakat bugün uzmanlar, hafızanın bundan çok daha karmaşık ve anlaşılmaz olduğuna, beynin tek bir noktasında bulunmadığına ve beynin genelinde gerçekleşen bir süreç olduğuna inanıyor.

Rastgele Gerçekler Listesi

Birkaç rastgele gerçek duymaya ne dersiniz? Hepsi farklı konulardan hepsi de çok ilginç!

- Çoğu at 25 ile 30 sene arasında yaşadığı hâlde kayıtlardaki en yaşlı at İngiltere’de doğmuş olan Yaşlı Billy. Billy, 62 yaşına kadar yaşadı. Bir atın hayatının ilk senesi insanın 12 senesine, ikinci senesi insanın 7 senesinde, sonraki üç sene ise dörder seneye eşit. Buna dayanarak Yaşlı Billy’nin yaklaşık 173.5 at yılı yaşadığını söylemek mümkün.

- Atların çok gelişmiş beş duyusu vardır: Tat alma, dokunma, işitme, koklama ve görme. Aynı zamanda enigmatik bir altıncı hisleri daha vardır ve bu, yüksek algıdır. Yüksek algı, insanlarda çok nadir görülür.

- Edebiyat, sanat ve rüya teorilerinde at çoğunlukla farklı anlamlara gelen bir semboldür. Kimi yerlerde güç ya da güzellik, kimi yerlerdeyse cinsel yeterlilik olarak dahi görülebilir. Atın renginin de pek çok sembolik anlamı vardır (siyah: gizem, tehlike; beyaz: doğum haberi) ve İncil’de Mahşerin Dört Atlısının renkleri bizzat verilir (beyaz, kırmızı, siyah ve renksiz at).

Ay’da Mülk Sahibi Olunabilir Mi?

Bu soru, mülkiyet derken neyin kastedildiğiyle tam olarak anlaşılabilir. 1967 Dış Uzay Anlaşması’na göre ülkeler Ay üzerinde mülk sahibi olamaz. Ancak bu anlaşmada bireylerin uzayda bir satın alıp alamayacağıyla ilgili hiçbir bilgi yok. Californialı bir girişimci/vantrilok olan Dennis Hope, bu boşluğu sonuna kadar kullanmış bir kişidir. 1980 senesinde Hope Ay’daki hakimiyetini ilan etti (bununla beraber tüm güneş sistemindeki hakimiyetini de) ve şirketi Ay Elçiliği üzerinden arsa satmaya başladı. Uzaya giden ülkeler, Hope’un yaptığı işin yasallığını hemen reddettiler ve 1979 senesinde yapılmış olan Ay Anlaşması’na dikkati çektiler. Bu anlaşmaya göre bireyler yıldızlararası arsa yatırımına girişemez. Yine bir başka yasa deliği bulan Hope, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya reddettikten sonra hiçbir uzay milliyetinin anlaşmayı imzalamadığını söyledi. Fakat Ay Anlaşması olsun ya da olmasın, bir birey yalnızca kendi ülkesinin kararı olursa Ay üzerinde mülk sahibi olabilir.

Gökyüzü Neden Mavidir?

Berrak ve güneşli bir günde üzerimizdeki gökyüzü parlak mavi görünür. Akşamları gün batımı kırmızı, pembe ve turuncudan oluşan muhteşem bir gösteri hazırlar bizlere. Peki gökyüzü neden mavidir? Gün batımını kızıl yapan şey nedir? Bu sorulara cevap verebilmek için ışık ve yeryüzünün atmosferi hakkında bazı şeyler bilmemiz gerek.

Atmosfer: Atmosfer gaz molekülleri ve yeryüzünü çevreleyen diğer maddelerin bir karışımıdır. Çoğunlukla nitrojen (yüzde 78) ve oksijen (yüzde 21) gazlarından oluşur. Argon gazı ve su (buhar, damla ve buz kristali biçiminde), en sık rastlanılan bir sonraki öğelerdir. Ayrıca toz, kurum, kül, polen ve okyanus tuzu gibi küçük katı partiküllerle beraber diğer gazlardan da az miktarlarda vardır.

Bir Fobi Nasıl İyileştirilir?

Daha önceki haberlerimizde ilginç fobilere, insanların korktukları şeylere yer vermiştik. Bu kez de fobilerin çözüm yollarından bahsedelim istedik. İşte fobilerin çözümü için kullanılan geleneksel ve henüz gelişmeye başlayan, umut vaad eden yollar.

Tüm Zamanların En İyi Soruları – Bölüm III

big_bang_2_3_2

1. Bayatladıklarında kek ve ekmek neden sertleşir de bisküviler yumuşar?

- Bu durum üzerine pek çok kitap yazılmıştır. Ekmek için asıl cevap, undaki nişasta kristalleriyle ilgilidir. Bu kristaller pişirme sırasında jelatin hâline gelir (su toplar ve yumuşaklaşırlar). Nişasta birkaç gün içerisinde geriye hareket adı verilen bir süreçten geçerek yavaşça yeniden kristalleşir, böylece ekmek sertleşir. Bisküvilerdeki nişasta da aynı süreçten geçer fakat çoğu bisküvi tarifinde bulunan şekerin etkisi bunun üzerine çıkar. Şeker atmosferden su toplar ve bu da dışarıda kalan bisküvilerin yumuşamasına sebep olur. Kekler tarifine göre her iki şekilde de bayatlayabilir ve bu iki yoldan birinde olması, tarifteki diğer içeriklerden de büyük ölçüde etkilenebilir.

Kalemler Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey

RP-pencil-tip

1. Kendinize ya da bir başkasına kalem batırırsanız, içinde kurşun bulunmadığı için kurşun zehirlenmesi riski de yoktur. Kalemde kil ve grafit karışımı vardır. Ancak kalem yarası enfeksiyona sebep olabileceği gibi, kalemi batıran kişi için de bir dava açılabilir.

2. Otobiyografisinde G.Gordon Liddy, John Dean’i (sadakatsizliği sebebiyle bu kişiden nefret eder) bir odada yalnız bulduğundan bahseder. O an masanın üzerindeki yeni açılmış kalemleri gördüğünde kalemlerden birini Dean’in boğazına saplamayı aklından geçirdiğini de ekler.

3. Karbonun kristalleştirilmiş bir biçimi olan grafit, 16.yüzyılın ortalarında Keswick yakınlarında, İngiltere’de bulundu. 18.yüzyıl Alman kimyacılarından A.G.Werner, Yunanca yazmak anlamına gelen graphein kelimesinden yola çıkarak grafit olarak isimlendirdi.