<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önemli Bilgiler &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.onemlibilgiler.com/index.php/category/genel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onemlibilgiler.com</link>
	<description>Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir  -  La Bruyere</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 10:13:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gökyüzü Neden Mavidir?</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gokyuzu-neden-mavidir</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 15:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[dalga uzunlukları]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü neden mavi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç sorular]]></category>
		<category><![CDATA[ışık dalgaları]]></category>
		<category><![CDATA[komik sorular]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[neden gökyüzü mavidir]]></category>
		<category><![CDATA[önemli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[Berrak ve güneşli bir günde üzerimizdeki gökyüzü parlak mavi görünür. Akşamları gün batımı kırmızı, pembe ve turuncudan oluşan muhteşem bir gösteri hazırlar bizlere. Peki gökyüzü neden mavidir? Gün batımını kızıl yapan şey nedir? Bu sorulara cevap verebilmek için ışık ve yeryüzünün atmosferi hakkında bazı şeyler bilmemiz gerek. Atmosfer: Atmosfer gaz molekülleri ve yeryüzünü çevreleyen diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sky.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-568 alignleft" title="sky" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sky.jpg" alt="" width="378" height="283" /></a>Berrak ve güneşli bir günde üzerimizdeki gökyüzü parlak mavi görünür. Akşamları gün batımı kırmızı, pembe ve turuncudan oluşan muhteşem bir gösteri hazırlar bizlere. Peki gökyüzü neden mavidir? Gün batımını kızıl yapan şey nedir? Bu sorulara cevap verebilmek için ışık ve yeryüzünün atmosferi hakkında bazı şeyler bilmemiz gerek.</p>
<p>Atmosfer: Atmosfer gaz molekülleri ve yeryüzünü çevreleyen diğer maddelerin bir karışımıdır. Çoğunlukla nitrojen (yüzde 78) ve oksijen (yüzde 21) gazlarından oluşur. Argon gazı ve su (buhar, damla ve buz kristali biçiminde), en sık rastlanılan bir sonraki öğelerdir. Ayrıca toz, kurum, kül, polen ve okyanus tuzu gibi küçük katı partiküllerle beraber diğer gazlardan da az miktarlarda vardır.<span id="more-567"></span></p>
<p>Atmosferin oluşumu, bulunduğunuz yer, hava ve pek çok farklı şeye bağlı olarak değişiklik gösterir. Bir yağmur fırtınasından sonra ya da okyanus yakınlarında havada daha fazla su olabilir. Volkanlar, atmosferin üst kısımlarına kadar aşırı miktarda toz partikülleri çıkarabilir. Kirlilik de farklı gazlar, toz ya da kurum ekleyebilir.</p>
<p>Atmosfer yeryüzüne yakınlaştıkça yani aşağı noktalarda daha yoğun (kalın) olur. Yukarı çıkıldıkça da yavaşça incelir. Atmosfer ve uzay arasında keskin bir kırık yoktur.</p>
<p>Işık Dalgaları: Işık, dalgalar hâlinde yayılan ya da dolaşan bir tür enerjidir. Pek çok farklı tür enerji dalga olarak dolaşır. Örneğin ses titreyen hava dalgasıdır. Işık, titreyen elektrik ve manyetik alan dalgasıdır. Daha büyük titreyen elektromanyetik alanların küçük bir parçasıdır. Bu alana elektromanyetik tayf adı verilir.</p>
<p>Elektromanyetik dalgalar uzayda saniyede 299,792 kilometre gibi bir hızla ilerler. Buna ışık hızı adı verilir.</p>
<p>Işıma enerjisi, dalga uzunluğu ve frekansa göre değişir. Dalga uzunluğu, dalgaların üst noktaları (dalga tepesi) arasındaki uzaklıktır. Frekans, her saniyede geçen dalga sayısıdır. Işığın dalga uzunluğu ne kadar uzunsa frekansı ve içerdiği enerji de o kadar az olur.</p>
<p>Işığın Renkleri: Görünen ışık, gözlerimizin görebildiği elektromanyetik tayfın bir parçasıdır. Güneşten ya da bir ampulden gelen ışık beyaz gibi görünebilir ancak aslında birkaç rengin kombinasyonudur. Işığı prizmayla keserek tayftaki farklı renkleri görebiliriz. Ayrıca gökyüzünde bir gökkuşağı gördüğümüzde de tayflar görülebilir durumdadır.</p>
<p>Renkler sürekli olarak birbirlerine karışır. Tayfın bir ucunda kırmızılar ve turuncular vardır. Bunlar yavaş yavaş sarı, yeşili mavi, çivit mavisi ve mor renklerine bürünür. Renklerin farklı dalga uzunlukları, frekansları ve enerjileri vardır. Morun dalga uzunluğu, görünen tayftaki en kısa boyuta sahiptir. Yani frekansı ve enerjisi en yüksek renk mordur. En uzun dalga uzunluğuysa kırmızıdadır. Dolayısıyla kırmızının frekansı ve enerjisi en düşüktür.<a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/atmosfer.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-569 alignright" title="atmosfer" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/atmosfer.jpg" alt="" width="335" height="243" /></a></p>
<p>Havadaki Işık: Işık, yoluna hiçbir şey çıkmadığı sürece uzayda düz bir çizgi hâlinde dolanır. Atmosferdeki yoluna devam ederken toz ya da gaz moleküllerine çarpana dek düz bir biçimde ilerler. Dolayısıyla ışığın başına gelecekler dalga uzunluğu ve çarptığı şeyin boyutuna göre değişir.</p>
<p>Toz partikülleri ve su damlaları, görünen ışığın dalga uzunluğundan çok daha büyüktür. Işık bu büyük partiküllere çarpınca yansır ve farklı yönlerde geri gönderilir. Işığın farklı renkleri partikül tarafından aynı biçimde yansıtılır. Yansıtılan ışık hâlâ aynı renkleri içerdiği için beyaz görünür.</p>
<p>Gaz molekülleri, görünür ışığın dalga uzunluklarından daha küçüktür. Işık bunlara çarparsa farklı biçimde hareket eder. Işık bir gaz molekülüne çarparsa bir kısmı emilebilir. Bir süre sonra molekül ışığı farklı bir yöne doğru yansıtır (serbest bırakır ya da dışarı verir). Yansıtılan ışık, emilen renk nasılsa yine aynı renktedir. Işığın farklı renkleri farklı şekillerde etkilenir. Renklerin her biri emilebilir. Ancak daha yüksek frekanslı olanlar (maviler) daha düşük frekanslılardan (kırmızılar) daha sık emilir. Bu işleme Rayleigh yayınması adı verilir (1870’lerde bu durumu ilk açıklayan İngiliz fizikçi Lord John Rayleigh’nin ardından bu isim uygun görülmüştür).</p>
<p>Gökyüzü Neden Mavidir?: Gökyüzündeki mavi rengin sebebi Rayleigh yayınımıdır. Işık atmosferde ilerledikçe uzun dalga uzunluklarının çoğu doğruca içinden geçer. Kırmızı, turuncu ve sarı ışığın bir kısmı havadan etkilenir.</p>
<p>Ancak daha kısa dalga uzunlukları olan ışıkların bir çoğu gaz moleküllerince emilir. Emilen mavi ışık daha sonra farklı yönlere yansıtılır. Tüm gökyüzüne bu şekilde dağılır. Hangi yöne baksanız dağılan bu mavi ışığın bir kısmı size ulaşır. Yukarı baktığınız her yerde mavi ışığı gördüğünüzden gökyüzü mavi görünür.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sunset.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-570 alignleft" title="sunset" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sunset.jpg" alt="" width="427" height="319" /></a>Ufka daha dikkatli baktığınızda gökyüzünün rengi daha soluk görünür. Size ulaşmak için dağılan mavi ışık daha fazla havadan geçmek zorundadır. Bir kısmı da yine farklı yönlere doğru dağıtılır. Gözünüze daha az bir mavi ışık ulaşır. Ufka doğru gökyüzünün rengi daha soluk ya da beyaz görünür.</p>
<p>Gökyüzü ve Beyaz Güneş: Yeryüzünden bakıldığında güneş sarı görünür. Uzayda olsaydınız veya Ay’da, Güneş beyaz görünürdü. Uzayda güneş ışığını dağıtacak bir atmosfer yoktur. Yeryüzünde daha kısa dalga uzunlukları olan bazı ışıklar (maviler ve morlar) güneşin direkt ışınlarından dağılma yoluyla silinirler. Geriye kalan renklerin hepsi sarı görünür.</p>
<p>Ayrıca uzayda gökyüzü karanlık ve siyah görünür. Yani maviliğinden eser yoktur. Bunun sebebi atmosferin olmayışıdır. Gözünüze ulaşacak dağılmış bir ışık yoktur.</p>
<p>Gün Batımı Neden Kırmızıdır?: Güneş batmaya başladığında ışık size ulaşmadan atmosferin daha ileri noktalarına doğru ilerlemelidir. Işığın daha büyük bir kısmı yansıtılır ve dağılır. Size daha azı direkt olarak geldikçe Güneş de daha az parlak görünür. Güneşin kendisinin rengi de değişiyor gibi görünür. Önce turuncu olur, sonra da kırmızı. Bunun sebebi yine kısa dalga uzunluğu olan maviler ve yeşillerin dağılımıdır. Yalnızca daha uzun dalga uzunluğu olanlar, gözünüze kadar ulaşabilen direkt ışında kalır.</p>
<p>Batan güneşin etrafındaki gökyüzü, pek çok farklı renge girebilir. En harikulade görüntüler, havada çok sayıda toz ya da su partikülü olduğunda ortaya çıkar. Bu partiküller ışığı tüm yönlere dağıtır. Sonrasında ışığın bir kısmı size doğru geldiğinde daha kısa dalga uzunluğuna sahip olan renkler farklı ölçülerde dağıtılır. Daha uzun dalga uzunluklarını görürsünüz ve gökyüzü kırmızı, pembe ya da turuncu görünür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Fobi Nasıl İyileştirilir?</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/bir-fobi-nasil-iyilestirilir-2.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bir-fobi-nasil-iyilestirilir-2</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/bir-fobi-nasil-iyilestirilir-2.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 15:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı heyecan]]></category>
		<category><![CDATA[bir araya getirme metodu]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[duyarsızlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[fobi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[fobi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[fobiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçla tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[korku tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal fobi]]></category>
		<category><![CDATA[taşma yöntemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki haberlerimizde ilginç fobilere, insanların korktukları şeylere yer vermiştik. Bu kez de fobilerin çözüm yollarından bahsedelim istedik. İşte fobilerin çözümü için kullanılan geleneksel ve henüz gelişmeye başlayan, umut vaad eden yollar. 1. Taşma: Bu yöntem sayesinde hastalar örümcek gibi, kuş gibi, vs. Korkulan nesneler ya da şeylere karşı dayanıklılık göstermeyi başarıyor ancak bunun  için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/social_phobia.jpg" rel="lightbox[564]"><img class="size-full wp-image-565 aligncenter" title="social_phobia" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/social_phobia.jpg" alt="" width="308" height="396" /></a></p>
<p>Daha önceki haberlerimizde ilginç fobilere, insanların korktukları şeylere yer vermiştik. Bu kez de fobilerin çözüm yollarından bahsedelim istedik. İşte fobilerin çözümü için kullanılan geleneksel ve henüz gelişmeye başlayan, umut vaad eden yollar.<span id="more-564"></span><br />
1. Taşma: Bu yöntem sayesinde hastalar örümcek gibi, kuş gibi, vs. Korkulan nesneler ya da şeylere karşı dayanıklılık göstermeyi başarıyor ancak bunun  için öncelikle bu hayvanların ya da şeylerin olduğu bir odaya girmesi ya da bu şeylerin etrafında olduğu bir yere uzun süre maruz kalması gerekiyor. Yani çilesi çekilmeden kaymağı yenilmiyor. Bu yöntemin eksi yanı, hastaların bu tarz kaçması zor bir tedaviyi kabul etmek istememeleri.</p>
<p>2. Duyarsızlaşma: Bu yöntemle hastaların korkulan nesneye maruz kalma süresi arttıkça bu durumla baş edebilmeleri için kas rahatlatma teknikleri uygulanıyor. Bu terapinin olumsuz yanı, hastaların özgüvenlerinin azalması. En azından terapistler böyle bir gözlem yaptıklarını iletiyor.</p>
<p>3. İlâçla Tedavi: Paniği azaltmak ve özgüveni artırmak için monoamine oxidase (MAO) adı verilen yavaşlatıcı anti-depresanlar fobi tedavilerinde kullanılabiliyor. Bu tedavi yönteminin yan etkileriyse cinsel becerilerde azalma ve kilo artışı.</p>
<p>4. Yeniden Bir Araya Getirme: Fobi ya da korkunun geri gelmesini önleyecek bilgilerle travmatik hatırları yeniden hazırlayan noninvazif metodlar, bu tedavi sürecinde kullanılır. Bu tedavi yöntemiyle ilgili olarak kullanışlılık ve dayanıklılık yönlerinden hâlâ kesin bir sonuç elde edilmiş değil ancak laboratuvar sonuçları umut vaad ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/bir-fobi-nasil-iyilestirilir-2.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>26 Yaşınıza Geldiğinizde Öğrenmiş Olacağınız 26 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/26-yasiniza-geldiginizde-ogrenmis-olacaginiz-26-sey.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=26-yasiniza-geldiginizde-ogrenmis-olacaginiz-26-sey</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/26-yasiniza-geldiginizde-ogrenmis-olacaginiz-26-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 15:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın kendisi]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilecekler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=559</guid>
		<description><![CDATA[İnsan belli bir yaşa kadar pek çok şeyi hayatına katara, öğrenir, düşer, kalkar. Zaten hayatın özü de budur. Peki 26 yaşına kadar insan neler öğrenebilir? Belki sizin öğrendikleriniz diğerlerinkinden farklı olacak fakat en azından bu listeye bakarak biraz olsun düşünebilir ve gelecek yıllarınızı görebilirsiniz. İşte yeni maceralarınıza atılmadan önce verebileceğimiz birkaç ipucu. - Bir çocuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/26yearsold.jpg" rel="lightbox[559]"><img class="size-full wp-image-560 aligncenter" title="26yearsold" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/26yearsold.jpg" alt="" width="320" height="320" /></a></p>
<p>İnsan belli bir yaşa kadar pek çok şeyi hayatına katara, öğrenir, düşer, kalkar. Zaten hayatın özü de budur. Peki 26 yaşına kadar insan neler öğrenebilir? Belki sizin öğrendikleriniz diğerlerinkinden farklı olacak fakat en azından bu listeye bakarak biraz olsun düşünebilir ve gelecek yıllarınızı görebilirsiniz. İşte yeni maceralarınıza atılmadan önce verebileceğimiz <span id="more-559"></span>birkaç ipucu.</p>
<p>- Bir çocuk gibi davrandığınız sürece yetişkin olmak eğlenceli olabilir.</p>
<p>- Aşkın dış görünüşle hiçbir ilgisi yoktur fakat zaman, güven ve ilgiyle kesinlikle ilgisi vardır.</p>
<p>- Gülmek, ağlamak, eğlenmek ve kızmak&#8230; Hepsi de çok önemlidir. Hepsi bizi insan yapar.</p>
<p>- Hayattaki en büyük gerçekler basit ve belli farkındalıklarla çözülebilir.</p>
<p>- Açgözlülük nihayetinde en şanslıları bile gömer.</p>
<p>- Kötü şeyler iyi insanların da başına gelebilir.</p>
<p>- Eğer hiçkimse sizin gittiğiniz yere gitmediyse kendi yolunuzu açmak zekicedir.</p>
<p>- Belirsizlik bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Tereddütse korkunun bir ürünüdür.</p>
<p>- Şu an nasıl hissediyorsanız hissedin zaman tüm yaraları iyileştirir.</p>
<p>- Çoğunlukla aradığınız şey tam burnunuzun dibindedir.</p>
<p>- Sağlığınız hayatınızdır.</p>
<p>- Şanslar birer hediyedir. Yani fırsat verildiğinde şanslar üzerinden gitmeye çalışın.</p>
<p>- Nezaket ve iyi çalışma, sizi zekadan daha öteye taşıyacaktır.</p>
<p>- İnsanlar ikinci bir şansı hakeder ancak üçüncüyü asla.</p>
<p>- En iyi arkadaşınızla evlenin.</p>
<p>- Çok resim çekin. Bir gün gelecek ve bunu yaptığınız için çok mutlu olacaksınız.</p>
<p>- Para hakettiğiniz biçimde ve düzgünce sizinse hayatınızı daha kolay bir hâle getirir.</p>
<p>- Dikkatsizlik, başarısızlığın kökenidir.</p>
<p>- Şu an yaptıklarınız, yaşlandığınızda hakkında konuşacağınız ve anacağınız hatıralar yaratır.</p>
<p>- Rahat bölgenizden çıkmak, her şeyi şimdi algılayamayacağınız bir perspektife taşır.</p>
<p>- Motivasyon minik patlamalar hâlinde gelir. Tazeyken üzerine gitmeyi ihmal etmeyin.</p>
<p>- Belirgin olanı kasten görmezden gelmek, düşmana doğru geri geri gitmektir.</p>
<p>- Başarısızlığın sorumluluğunu almak, başarının temelini atar.</p>
<p>- İlk izlenimler yüzde 50 ihtimalle tamamen değersizdir.</p>
<p>- Kendinden hoşnutluk, sonsuza dek sürer.</p>
<p>- Asla harekete geçmezseniz asla tam olarak emin olamazsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/26-yasiniza-geldiginizde-ogrenmis-olacaginiz-26-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aklınızı Rahata Erdirecek 50 Soru</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/aklinizi-rahata-erdirecek-50-soru.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=aklinizi-rahata-erdirecek-50-soru</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/aklinizi-rahata-erdirecek-50-soru.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 16:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[en önemli sorular]]></category>
		<category><![CDATA[hayata bakış]]></category>
		<category><![CDATA[hayatla ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim soruları]]></category>
		<category><![CDATA[önemli sorular]]></category>
		<category><![CDATA[soru cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=556</guid>
		<description><![CDATA[Bazen kendinizi rahatlatmak ya da olayın içinden çıkıp dışarıdan bakabilmek için kendinize belli sorular sormanız gerekir ancak bu oldukça zorlu bir iştir. İşte size ipucu olabileceğini düşündüğümüz önemli bir bilgi daha. Bu soruların doğru ya da yanlış cevapları yok. Çünkü bazen doğru soruyu sorabilmek asıl cevaptır. 1. Kaç yaşında olduğunuzu bilmeseniz kaç yaşında olurdunuz? 2. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen kendinizi rahatlatmak ya da olayın içinden çıkıp dışarıdan bakabilmek için kendinize belli sorular sormanız gerekir ancak bu oldukça zorlu bir iştir. İşte size ipucu olabileceğini düşündüğümüz önemli bir bilgi daha. Bu soruların doğru ya da yanlış cevapları yok. Çünkü bazen doğru soruyu sorabilmek asıl cevaptır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/change-your-mind.jpg" rel="lightbox[556]"><img class="size-full wp-image-557 aligncenter" title="change-your-mind" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/change-your-mind.jpg" alt="" width="428" height="284" /><span id="more-556"></span></a></p>
<p>1. Kaç yaşında olduğunuzu bilmeseniz kaç yaşında olurdunuz?</p>
<p>2. Başarısızlığa uğramak mı hiç denememek mi daha kötüdür?</p>
<p>3. Hayat o kadar kısaysa neden sevmediğimiz o kadar şeyi yapıyor ve yapmadığımız o kadar şeyi seviyoruz?</p>
<p>4. Her şey yapılıp söylendiğinde söyledikleriniz yaptıklarınızdan daha mı fazladır?</p>
<p>5. Dünya için değiştirmek istediğiniz en önemli şey nedir?</p>
<p>6. Mutluluk ulusal para birimi olsa nasıl bir çalışma sizi zengin ederdi?</p>
<p>7. İnandığınız şeyi mi yapıyorsunuz yoksa yaptığınız şeye alışmaya mı çalışıyorsunuz?</p>
<p>8. Ortalama insan ömrü 40 sene olsa hayatınızı farklı yaşar mıydınız?</p>
<p>9. Hayatınızın gidiş yönünü ne derece etkilediniz?</p>
<p>10. Bir şeyleri doğru yapma konusunda mı yoksa doğru şeyleri yapma konusunda mı daha endişelisiniz?</p>
<p>11. Asansör düğmesine birden fazla defa mı basıyorsunuz? Bunun asansörü daha hızlandırdığına mı inanıyorsunuz?</p>
<p>12. Endişelerle dolu bir dehâ mı yoksa neşeli ve basit bir insan mı olmayı tercih ederdiniz?</p>
<p>13. Neden siz sizsiniz?</p>
<p>14. Arkadaş olarak isteyeceğiniz türden bir arkadaş mısınız?</p>
<p>15. İyi bir arkadaşınızın uzaklara taşınması mı yoksa yakınlarınızda oturan iyi arkadaşınızla irtibatınızın kopması mı daha kötüdür?</p>
<p>16. En çok şükrettiğiniz şey nedir?</p>
<p>17. Eski anılarınızı kaybetmeyi mi yoksa asla yeni anılara sahip olamamayı mı tercih ederdiniz?</p>
<p>18. Gerçeğe kafa tutmadan onu bilmek mümkün müdür?</p>
<p>19. En büyük korkularınızdan gerçekleşen oldu mu?</p>
<p>20. Beş sene önce çok mutsuz olduğunuz zamanı anımsayabiliyor musunuz? Şimdi bu üzüldüğünüz şeye hâlâ üzülüyor musunuz?</p>
<p>21. Çocukluğunuzdan sizi en mutlu eden anınız nedir? Onu bu kadar özel kılan nedir?</p>
<p>22. Yakın geçmişinizde en son ne zaman tutku dolu ve canlı hissettiniz?</p>
<p>23. Şimdi değilse ne zaman?</p>
<p>24. Henüz istediğinizi başaramadıysanız kaybedecek neyiniz var?</p>
<p>25. Biriyle hiçbir şey konuşmadan hayatınızın en güzel konuşmasını yaptığınızı hissettiğiniz oldu mu?</p>
<p>26. Sevgiyi destekleyen dinler neden bu kadar çok savaşa neden oluyor?</p>
<p>27. Hiç şüphe duymadan iyi ve kötünün ne olduğunu bilmek mümkün müdür?</p>
<p>28. Şimdi birkaç trilyon kazanmış olsanız işinizi bırakır mıydınız?</p>
<p>29. Daha az işiniz olmasını mı yoksa zevk alabileceğiniz daha fazla işiniz olmasını mı tercih ederdiniz?</p>
<p>30. Bugünü daha önce yüz kere daha yaşamış gibi mi hissediyorsunuz?</p>
<p>31. En son ne zaman derinden inandığınız bir fikrin hafif ışığında kararnlığa daldınız?</p>
<p>32. Tanıdığınız herkesin yarın öleceğini bilseniz bugün kimi ziyaret ederdiniz?</p>
<p>33. Son derece çekici ya da ünlü olmak için hayatınızın 10 senesini vermeyi ister miydiniz?</p>
<p>34. Hayatta olmak ve gerçekten yaşamak arasındaki fark nedir?</p>
<p>35. Ne zaman risk ve mükafatları hesap etmeyi bırakıp devam etmek ve doğru olduğunu bildiğin şeyleri yapmak gerekir?</p>
<p>36. Hatalarımızdan bir şeyler öğreniyorsak hata yapmaktan neden bu kadar korkarız?</p>
<p>37. Kimsenin sizi yargılamayacağını bilseniz neyi farkloı yapardınız?</p>
<p>38. En son ne zaman kendi nefes alış sesinizi duydunuz?</p>
<p>39. Neleri seversiniz? Son zamanlardaki hareketleriniz bu sevgiyi açıkça gösterdi mi?</p>
<p>40. Bundan beş sene sonra dün ne yaptığınızı anımsayacak mısınız? Ya ondan önceki günü? Ve ondan öncesini?</p>
<p>41. Şu an bazı kararlar alınıyor. Soru şu: Bu kararları kendiniz için mi alıyorsunuz yoksa başkalarının sizin yerinize bu kararları almasına izin mi veriyorsunuz?</p>
<p>42. Saygı ve hayranlık duyduğunuz üç kişiyle öğle yemeği yiyorsunuz. Sizin arkadaşınız olduğunu bilmeden yakın bir arkadaşınızı eleştirmeye başlıyorlar. Bu eleştiri hoş değil ve haksız yere yapılıyor. Ne yaparsınız?</p>
<p>43. Yeni doğan bir bebeğe tek bir tavsiye verecek olsanız bu ne olurdu?</p>
<p>44. Sevdiğiniz birini kurtarabilmek için yasaları çiğner miydiniz?</p>
<p>45. İyice baktığınızda yaratıcılık gördüğünüz bir yerde delilik gördüğünüz de oldu mu?</p>
<p>46. Çoğu insandan farklı yaptığınızı bildiğiniz bir şey var mı?</p>
<p>47. Sizi mutlu eden şeyler nasıl oluyor da diğer herkesi mutlu etmiyor?</p>
<p>48. Gerçekten yapmak isteyip de yapmadığınız bir şey var mı? Varsa sizi tutan ne?</p>
<p>49. Aslında bırakmanız gereken bir şeylere mi tutunuyorsunuz?</p>
<p>50. Şu anda yaşadığınız ülke ya da şehirden başka bir yere gitmeniz gerekse nereye taşınırdınız ve neden?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/aklinizi-rahata-erdirecek-50-soru.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesin Yapmayı Bilmesi Gereken 50 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/herkesin-yapmayi-bilmesi-gereken-50-sey.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=herkesin-yapmayi-bilmesi-gereken-50-sey</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/herkesin-yapmayi-bilmesi-gereken-50-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 13:57:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[alkol sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[düğme dikmek]]></category>
		<category><![CDATA[evi temiz tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[flört etmek]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik önlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardım]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[isim hafızası]]></category>
		<category><![CDATA[iyi izlenim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp masajı]]></category>
		<category><![CDATA[kötü haber vermek]]></category>
		<category><![CDATA[lastik değiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[leke çıkarmak]]></category>
		<category><![CDATA[mekik çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[meyve seçmek]]></category>
		<category><![CDATA[oda boyamak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[park etmek]]></category>
		<category><![CDATA[püf noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[spor yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[temel coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[vitesli araç]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dil öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[yön bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[yön tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[yüzmek]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=547</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın kendine güvenmesi, sağlıklı ve üretken bir hayatın anahtarı gibidir. Bu güveni elde etmek için de belli şeylerin bilinmesi gerekir. Okulda öğrendiklerinizin aksine tek bir şeyde çok başarılı olmaktansa pek çok şeyi azar azar da olsa bilmeniz daha iyi bir şeydir. Belki tam bir liste olmayabilir fakat herkesin yapmayı bilmesi gereken bazı şeyleri bu listede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın kendine güvenmesi, sağlıklı ve üretken bir hayatın anahtarı gibidir. Bu güveni elde etmek için de belli şeylerin bilinmesi gerekir. Okulda öğrendiklerinizin aksine tek bir şeyde çok başarılı olmaktansa pek çok şeyi azar azar da olsa bilmeniz daha iyi bir şeydir. Belki tam bir liste olmayabilir fakat herkesin yapmayı bilmesi gereken bazı şeyleri bu listede toparladık.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/build-fire.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-548 aligncenter" title="build fire" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/build-fire.jpg" alt="" width="271" height="256" /></a></p>
<p>1. Ateş Yakmak: Ateş, yaşam için en temel iki gereklilik olan ışık ve sıcaklığı verir. Hayatınızın şu ya da bu döneminde bu bilgi sizin için fazlasıyla önemli olabilir.<span id="more-547"></span></p>
<p>2. Bilgisayar Çalıştırabilmek: Bugünlerde belki de en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri bir bilgisayarı en azından ortalama seviyede kullanabilmektir. Ayrıca yardıma ihtiyacı olanlara da el uzatmak güveninizi artırabilir.</p>
<p>3. Google’ı Etkin Biçimde Kullanabilmek: Google her şeyi bilir. Google’da bir şeyleri bulmakta zorluk çekiyorsanız sorun Google’da değil sizdedir. Bu sebeple gerekirse Google kılavuzlarını okuyun.</p>
<p>4. Kalp Masajı ve Heimlich Pozisyonunu Bilmek: Yardımınıza ihtiyacı olan kişi bir gün eşiniz ya da çocuklarınız olabilir. Bu yüzden ilk yardım yapmayı ve suni solunumu kesinlikle öğrenin.</p>
<p>5. Vitesli Araç Kullanmak: Evet, Hollywood filmlerindeki o tuhaf kaçış sahneleriyle her daim karşılaşmıyor olabilirsiniz fakat gün gelir bu bilgiye sahiden ihtiyaç duyarsınız.</p>
<p>6. Basit Düzeyde Yemek Yapmak: Kendinize bir yumurta bile pişiremiyorsanız hayatta kalmanız olanaksız gibi bir şeydir. Başkalarına muhtaç olmak istemiyorsanız bunu kesinlikle öğrenmelisiniz.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/563-drew-painting.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-549 alignleft" title="563-drew-painting" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/563-drew-painting.jpg" alt="" width="354" height="265" /></a></p>
<p>7. İnsanların Dikkatini Çekebilecek Bir Öykü Anlatmak: İnsanların dikkatini çekemiyorsanız nefesinizi boşa tüketmeyin.</p>
<p>8. Fiziksel Bir Kavgada Kazanan Olmak ya da Bu Durumlardan Kaçınmak: Her iki şekilde de kazanan siz olursunuz.</p>
<p>9. Kötü Haber Vermek: Birilerinin bunu yapması gerekir. Maalesef bir gün gelecek ve bu kişi siz olmak zorunda kalacaksınız.</p>
<p>10. Lastik Değiştirmek: Biliyorsunuz lastiklerde hava vardır ve içinde hava olan şeyler er ya da geç patlar.</p>
<p>11. İyi Bir İş Görüşmesi Geçirmek: Gergin bir biçimde panik hâline girerseniz işi almanız imkansızlaşacaktır.</p>
<p>12. Zamanı İyi Yönetmek: Bunun tersi zamanı boşa harcamaktır ve bu zaman zaman iyi karşılansa da her zaman kabullenilebilecek bir şey değildir.</p>
<p>13. Hızlı Okumak: Bazen bilmeniz gereken tek şey olayın ana fikridir ve bunun için bile geç kalırsınız.</p>
<p>14. İsimleri Hatırlamak: İnsanlar size “Hey sen!” diyerek seslendiğinde ve karşınızda kıvaranarak isminizi hatırlamaya çalıştığında hoşunuza gider mi?</p>
<p>15. Taşınmak: Taşınmak hep ilk tahmin ettiğinizden çok daha zordur.</p>
<p>16. Az Eşyayla Seyahat Etmek: Yalnızca ihtiyacınız olan şeyleri yanınıza alın. Bnu hem daha ucuz hem daha kolay hem de daha akıllıca.</p>
<p>17. Polisle Başa Çıkabilmek: Hapis eğlenceli bir yer değildir. Bunu kesinlikle öğrenmeniz gerekir.</p>
<p>18. Yön Tarif Etmek: Kimse olduğu yerde daireler çizmeyi sevmez. Bunu öğrenin ve birilerine bu konuda yardımcı olun.</p>
<p>19. Temel İlk Yardım Uygulamak: Bir yarayı sarabilmek için ne doktor ne de dâhi olmanıza gerek var. Üstelik bu sahiden de önemli bir şey.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/Claire_CPR.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-550 alignright" title="108189_0533" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/Claire_CPR.jpg" alt="" width="265" height="400" /></a>20. Yüzmek: Yeryüzünün yüzde 71’i suyla kaplı. Yüzmeyi öğrenmek iyi bir fikir olabilir.</p>
<p>21. Paralel Park Etmek: Paralel park etmek, standart ehliyet belgesi sınavlarında bilinmesi gereken bir şeydir ancak yine de çoğu insan bunu nasıl yapacağını bilemez. Peki bu nasıl mümkündür?</p>
<p>22. Kendi Alkol Sınırını Bilmek: Aksi takdirde ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.</p>
<p>23. İyi Meyve-Sebze Seçmek: Çürümük meyve ve sebzeler hem çok kötü tat verir hem de sizin için korkunç bir sürpriz gibidir.</p>
<p>24. Balta, Çekiç ya da Testere Kullanmak: Bu malzemelere ihtiyaç duyan bir tek marangozlar değildir. Temel araç-gereçlerle ilgili bilgi, herkeste olması gereken bir şeydir.</p>
<p>25. Basit Bir Bütçe Yapmak: Borçlu omak sahiden hoş değildir. Bu işin anahtarı da kolay bir bütçe hazırlamaktır.</p>
<p>26. Kullanımı Yaygın En Az İki Dil Konuşabilmek: Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 25’i İngilizce konuşabiliyor. En azından geriye kalan yüzde 75’iyle iletişim kurabilmeniz iyi olurdu.</p>
<p>27. Düzgün Mekik ve Şınav Çekmek: Bilinçsiz yapılan şınav ve mekik hareketleri vücudunuzu incitip zaman kaybına sebep olmaktan başka bir şey yapmaz.</p>
<p>28. İltifatta Bulunmak: Birine verebileceğiniz en güzel hediye ona söyleyeceğiniz güzel bir sözdür. Üstelik bedava!</p>
<p>29. Uzlaşmak: Güzel bir anlaşma bir ya da iki soru ötenizde olabilir.</p>
<p>30. Başkalarını Dikkatlice Dinlemek: Ne kadar az konuşup çok dinlerseniz o kadar öğrenir, o kadar az şey kaçırırsınız.</p>
<p>31. Temel Coğrafya Bilgilerini Gözden Geçirmek: Küçük kürenizin dışında neler olduğunu bilmiyorsanız çoğu insan pek de bir şey bilmediğinizi düşüneceklerdir (büyük olasılıkla haklıdırlar da).</p>
<p>32. Oda Boyamak: Badana bedeli için ödediğiniz paranın yüzde 90’ı emek için istenir. Basit boya işleri için başkalarına dokuz katı daha fazla para vererek yaptırmak yerine kendiniz de işin başına geçebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/CT-Quilt-Square.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-551 alignleft" title="CT Quilt Square" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/CT-Quilt-Square.jpg" alt="" width="279" height="255" /></a></p>
<p>33. Kısa, Açıklayıcı Bir Konuşma Yapmak: Bir sonraki şirket toplantısında patronunuz son bir ayda ne üzerine çalıştığınızı sorarsa kısa fakat açıklayıcı bir cevap verebilirseniz patronunuz esnemeden sizi takdir edecektir.</p>
<p>34. Fotoğraf Makinesine Gülümsemek: Fotoğraf çekilirken gülmekten kaçınan insanlar çok can sıkıcıdır!</p>
<p>35. Tuhaf Durumlara Düşmeden Flört Etmek: Başarılı flörtle felaket arasında çok ince bir çizgi vardır. Çok üzerine düşerseniz kaybedersiniz. Yeterince üzerine düşmezseniz de kaybedersiniz.</p>
<p>36. Kullanışlı Notlar Tutmak: Gereksiz notlar gereksizdir ve not almamak da başarısızlığın tarifi gibidir. Bu yüzden bu öğrenilmesi gerekli bir şeydir.</p>
<p>37. Saygılı Bir Konuk Olmak: Aksi takdirde arkadaş evi yerine otelde kalmak durumuna düşersiniz.</p>
<p>38. İyi Bir İlk İzlenim Bırakmak: Aristoteles, “İyi bir başlangıç işi yarılamaktır,” demiştir.</p>
<p>39. Harita ya da Pusulayla Yön Bulmak: Ya GPS’iniz bozulur ve bilmediğiniz bir yerde kalıverirseniz?</p>
<p>40. Düğme Dikmek: Yeni gömlek almaktan daha ucuz olduğu kesin.</p>
<p>41. Ev Sineması Sistemini Kurmak: Uçak bilimi değil ya! Sırf bu iş için birine para ödemek tembellikten başka bir şey değil.</p>
<p>42. Klavye Kullanmak: Bunu öğrenmek tüm yaşantınız içinde sizi boşa harcayacağınız günlerden kurtarabilir.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/obama-holding-baby-2.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-552 alignright" title="obama-holding-baby-2" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/obama-holding-baby-2.jpg" alt="" width="194" height="223" /></a>43. Kimlik Bilgilerini Korumak: Siz hırsız olan taraf değilseniz kişisel kimlik hırsızlığı pek de eğlencelidir denilemez. Dikkatsiz davranmayın.</p>
<p>44. Bilgisayarda Temel Güvenlik Önlemleri Almak: Karmaşık şifreler oluşturmak ya da firewall kullanmak için bilgisayar bölümünde okumanıza gerek yok. Bunları halledebilirseniz pek çok sıkıntıdan kurtulursunuz.</p>
<p>45. Yalanı Ortaya Çıkarmak: İnsanlar yalan söyler. Bu hayatın acı bir gerçeği.</p>
<p>46. Vaadlerde Bulunmadan Bir Randevuyu Tamamlamak: Tutmaya niyetinizin olmadığı vaadlerde bulunmanın bir bahanesi olamaz. Ayrıca çok az tanıdığınız biriyle ilgili karar vermenin de bir mantığı yoktur.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/map-compass.jpg" rel="lightbox[547]"><img class="size-full wp-image-553 alignleft" title="map-compass" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/map-compass.jpg" alt="" width="186" height="146" /></a>47. Leke Çıkarmak: Yalan yok, yeni bir şey almaktan çok da ucuz!</p>
<p>48. Evi Temiz Tutmak: Temiz bir ev, temiz ve düzenli bir yaşam tarzının temelidir.</p>
<p>49. Bir Bebeği Kucağa Almak: Bir bebeğe zarar vermek istemezsiniz herhalde.</p>
<p>50. Akü Aktarmayla Araba Çalıştırmak: Hem yürümekten iyidir hem de çekiciye para vermekten kurtulursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/herkesin-yapmayi-bilmesi-gereken-50-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Senesi Resmi Tatil Günleri</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/2010-senesi-resmi-tatil-gunleri.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2010-senesi-resmi-tatil-gunleri</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/2010-senesi-resmi-tatil-gunleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 16:19:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[2010 bayram]]></category>
		<category><![CDATA[2010 takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[2010 tatil]]></category>
		<category><![CDATA[2010 tatil günleri]]></category>
		<category><![CDATA[dini bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[milli bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[resmi tatil günleri]]></category>
		<category><![CDATA[tatil günleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=534</guid>
		<description><![CDATA[2010 senesine birkaç gün kalmışken tatil günlerini hesaplamaya şimdiden başlayabileceğinizi düşündük ve 2010’da yapacağınız tatilleri sırasıyla hazırladık. -1 Ocak Cuma &#8211; Yeni yıl tatili (1 Gün) - 23 Nisan Cuma &#8211; Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (1 gün) - 19 Mayıs Çarşamba &#8211; Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı (1 gün) - 30 Ağustos Pazartesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/fest.jpg" rel="lightbox[534]"><img class="size-full wp-image-535 aligncenter" title="fest" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/fest.jpg" alt="" width="300" height="333" /></a></p>
<p>2010 senesine birkaç gün kalmışken tatil günlerini hesaplamaya şimdiden başlayabileceğinizi düşündük ve 2010’da yapacağınız tatilleri sırasıyla hazırladık.<span id="more-534"></span></p>
<p>-1 Ocak Cuma &#8211; Yeni yıl tatili (1 Gün)</p>
<p>- 23 Nisan Cuma &#8211; Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (1 gün)</p>
<p>- 19 Mayıs Çarşamba &#8211; Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı (1 gün)</p>
<p>- 30 Ağustos Pazartesi &#8211; Zafer Bayramı (1 gün)</p>
<p>- 8 Eylül Çarşamba &#8211; Ramazan Bayramı Arefesi (Yarım gün)</p>
<p>- 9 Eylül Perşembe &#8211; Ramazan Bayramı Birinci Günü</p>
<p>- 10 Eylül Cuma &#8211; Ramazan Bayramı İkinci Günü</p>
<p>- 11 Eylül Cumartesi &#8211; Ramazan Bayramı Üçüncü Günü</p>
<p>- 28 Ekim Perşembe &#8211; Cumhuriyet Bayramı Öncesi</p>
<p>- 29 Ekim Cuma &#8211; Cumhuriyet Bayramı (1 gün)</p>
<p>- 15 Kasım Pazartesi &#8211; Kurban Bayramı Arefesi (Yarım gün)</p>
<p>- 16 Kasım Salı &#8211; Kurban Bayramı Birinci Gün</p>
<p>- 17 Kasım Çarşamba &#8211; Kurban Bayramı İkinci Gün</p>
<p>- 18 Kasım Perşembe &#8211; Kurban Bayramı Üçüncü Gün</p>
<p>- 19 Kasım Cuma &#8211; Kurban Bayramı Dördüncü Gün</p>
<p>Size şimdiden iyi beklemeler ve tabii ki iyi seneler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/2010-senesi-resmi-tatil-gunleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli Telefonlar</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/onemli-telefonlar.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=onemli-telefonlar</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/onemli-telefonlar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 16:13:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[acil telefon numaraları]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[önemli telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[telefon numaraları]]></category>
		<category><![CDATA[telefon rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=531</guid>
		<description><![CDATA[Yangın İhbar Hattı: 110 Sağlık Yardımı (Ambulans): 112 Uluslararası Kayıt: 115 Uluslararası Sıra Sorma: 115 Bilinmeyen Numaralar: 11880 Posta Kod Numarası Danışma: 119 Telefon Arıza Bildirim: 121 Ankesörlü Telefon Arıza: 122 Teleks Arıza Bildirim: 123 Data Arıza Bildirim: 124 Radyo Televizyon Arıza: 125 Şehirleraras Kayıt: 131 Şehirlerarası Sıra Sorma: 131 Beklemesiz Arama: 131 Çağrı: 133 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/Aiga_telephone_inv.gif" rel="lightbox[531]"><img class="size-full wp-image-532 aligncenter" title="Aiga_telephone_inv" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/Aiga_telephone_inv.gif" alt="" width="296" height="296" /></a></p>
<p>Yangın İhbar Hattı: 110</p>
<p>Sağlık Yardımı (Ambulans): 112<span id="more-531"></span></p>
<p>Uluslararası Kayıt: 115</p>
<p>Uluslararası Sıra Sorma: 115</p>
<p>Bilinmeyen Numaralar: 11880</p>
<p>Posta Kod Numarası Danışma: 119</p>
<p>Telefon Arıza Bildirim: 121</p>
<p>Ankesörlü Telefon Arıza: 122</p>
<p>Teleks Arıza Bildirim: 123</p>
<p>Data Arıza Bildirim: 124</p>
<p>Radyo Televizyon Arıza: 125</p>
<p>Şehirleraras Kayıt: 131</p>
<p>Şehirlerarası Sıra Sorma: 131</p>
<p>Beklemesiz Arama: 131</p>
<p>Çağrı: 133</p>
<p>Kodlu Arama: 168</p>
<p>Orman Yangın İhbar Hattı: 177</p>
<p>İş ve İsçi Bulma Hattı: 180</p>
<p>Ruhsal Danışma Hattı: 182</p>
<p>Su Arıza: 185</p>
<p>Gaz Arıza: 187</p>
<p>Vergi Danışma: 189</p>
<p>Yerinde Olmayan Abone: 134</p>
<p>Uyandırma Servisi: 135</p>
<p>Fonotel: 141</p>
<p>Telebilgi Hattı: 144</p>
<p>Telebilgi Hattı: 146</p>
<p>Telebilgi Hattı: 147</p>
<p>Telebilgi Hattı: 148</p>
<p>Telebilgi Hattı: 149</p>
<p>Alo Zabıta Hattı: 153</p>
<p>Alo Trafik Hattı: 154</p>
<p>Polis İmdat Numarası: 155</p>
<p>Jandarma İmdat Hattı: 156</p>
<p>PTT Danışma Hattı: 161</p>
<p>PTT Borç Sorma Hattı: 163</p>
<p>Masal Müzik Hattı: 166</p>
<p>Alo Post: 169</p>
<p>Alo Valilik: 179</p>
<p>Çevre Bilgi Hattı: 181</p>
<p>Sağlık Danışma Hattı: 184</p>
<p>Elektrik Arıza Hattı: 186</p>
<p>Cenaze Hizmetleri: 188</p>
<p>Kod Danışma Hattı: 199</p>
<p>Alo RTÜK: 178</p>
<p>Kablolu Televizyon Arıza: 126</p>
<p>Gürültü Bildirim Hattı: 176</p>
<p>Alo Tüketici Hattı: 175</p>
<p>Atom Enerji Kurumu: 172</p>
<p>Zehir Danışma: 114</p>
<p>Turizm Bilgi Hattı: 170</p>
<p>Kadın ve Sosyal Hizmetler Hattı: 183</p>
<p>Cenaze Hizmetleri: 188</p>
<p>Telekomünikasyon Kurumu Tüketici Şikayetleri: 199<br />
Türk Telekom Borç Sorma: 163</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/onemli-telefonlar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edebiyat Tarihinin En Etkileyici Yaratıkları</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 14:34:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[20.000 fersah]]></category>
		<category><![CDATA[alice harikalar diyarında]]></category>
		<category><![CDATA[baskerville laneti]]></category>
		<category><![CDATA[baskervillerin köpeği]]></category>
		<category><![CDATA[beast]]></category>
		<category><![CDATA[beowulf]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz zombi]]></category>
		<category><![CDATA[binbir gece masalları]]></category>
		<category><![CDATA[bokorlar]]></category>
		<category><![CDATA[bram stoker]]></category>
		<category><![CDATA[canterville hayaleti]]></category>
		<category><![CDATA[cthulunun çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz altında]]></category>
		<category><![CDATA[dev mürekkep balığı]]></category>
		<category><![CDATA[dr.jekyll]]></category>
		<category><![CDATA[dr.no]]></category>
		<category><![CDATA[dr.watson]]></category>
		<category><![CDATA[dracula]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyattaki yaratıklar]]></category>
		<category><![CDATA[edgar allan poe]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein canavarı]]></category>
		<category><![CDATA[gherib ve agib]]></category>
		<category><![CDATA[grendel]]></category>
		<category><![CDATA[gulliverin gezileri]]></category>
		<category><![CDATA[h p lovecraft]]></category>
		<category><![CDATA[hades]]></category>
		<category><![CDATA[hamlet]]></category>
		<category><![CDATA[hayaletler]]></category>
		<category><![CDATA[herman melville]]></category>
		<category><![CDATA[homer]]></category>
		<category><![CDATA[hortlaklar]]></category>
		<category><![CDATA[ian fleming]]></category>
		<category><![CDATA[III.richard]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç karakterler]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz epik]]></category>
		<category><![CDATA[jabberwocky]]></category>
		<category><![CDATA[jonathan swift]]></category>
		<category><![CDATA[jules verne]]></category>
		<category><![CDATA[julius caesar]]></category>
		<category><![CDATA[kazıklı voyvoda]]></category>
		<category><![CDATA[kraken]]></category>
		<category><![CDATA[kurtadam]]></category>
		<category><![CDATA[lewis caroll]]></category>
		<category><![CDATA[lusca]]></category>
		<category><![CDATA[macbeth]]></category>
		<category><![CDATA[mark twain]]></category>
		<category><![CDATA[mary shelley]]></category>
		<category><![CDATA[mischmasch]]></category>
		<category><![CDATA[moby dick]]></category>
		<category><![CDATA[mr.hyde]]></category>
		<category><![CDATA[odysseus]]></category>
		<category><![CDATA[oscar wilde]]></category>
		<category><![CDATA[peter benchley]]></category>
		<category><![CDATA[robert louis stevenson]]></category>
		<category><![CDATA[scylla]]></category>
		<category><![CDATA[shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[sherlock holmes]]></category>
		<category><![CDATA[sihirli ada]]></category>
		<category><![CDATA[sir arthur conan doyle]]></category>
		<category><![CDATA[sleepy hollow efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tiresias]]></category>
		<category><![CDATA[tom sawyer]]></category>
		<category><![CDATA[vlad dracula]]></category>
		<category><![CDATA[voodoo büyüleri]]></category>
		<category><![CDATA[washington irving]]></category>
		<category><![CDATA[werewolf]]></category>
		<category><![CDATA[zombiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Yazılı tarihin en eski dönemlerinden beri yıkımımızı amaçlayan pek çok kötü yaratık ve karakterler olmuştur. Ancak onların sunduğu fiziksel tehditten ziyade hepimizin içinde var olabilecek kötülükten dolayı onlardan korkarız. Aslında İngilizce’de canavar anlamına gelen ‘monster’ kelimesi dahi Latince ‘uyarmak’ anlamına gelen bir fiilden gelmektedir, yani bu canavarlar belki de bizleri kendi korku ve endişelerimiz konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yazılı tarihin en eski dönemlerinden beri yıkımımızı amaçlayan pek çok kötü yaratık ve karakterler olmuştur. Ancak onların sunduğu fiziksel tehditten ziyade hepimizin içinde var olabilecek kötülükten dolayı onlardan korkarız. Aslında İngilizce’de canavar anlamına gelen ‘monster’ kelimesi dahi Latince ‘uyarmak’ anlamına gelen bir fiilden gelmektedir, yani bu canavarlar belki de bizleri kendi korku ve endişelerimiz konusunda uyarmak için tasarlanmışlardır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-310 aligncenter" title="frankenstein" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/frankenstein.jpg" alt="frankenstein" width="454" height="582" /></p>
<p> <span id="more-309"></span>1. Frankenstein’ın Canavarı: Frankenstein – Modern Prometheus18 yaşındaki Marry Shelley tarafından 1816 senesinde, kocası Percy Bysshe Shelley ile Lord Byron’ın villasında kalırken yaratıldı. Kaldıkları süre içerisinde konuşma galvanizme ve hayalet öykülerin geldi. Bir gece Shelley romanın konseptini rüyasında gördü. Romanda büyük bir zamanını araştırmaya ayıran ve sonunda bir canavarı canlandırmayı başaran Victor Frankenstein’ın öyküsü anlatılıyor. Canavarın kaçtığını anlayınca Victor yaptığı şeyi bir sır olarak saklamaya çalışıyor. Bu sırada canavar, bir kulübenin bitişiğindeki viranede kalmaya başlıyor ve kulübede yaşayan De Lacey ailesini incelemeye başlıyor. Kulübeden de kaçarak Victor’ın kardeşi William’ı öldürüyor. Victor ve canavarı buzla kaplı bir alanda buluşuyor ve yaratık arkadaşlık için ona bir dişi yaratmasını istiyor. Eğer bunu yapmazsa ailesine bir şeyler yapacağıyla tehdit ediyor. Canavarı yakalamak için yemin ediyor fakat bunu başaramadan ölüyor. Roman iyiyle kötü arasında bir mücadele gibi ve hırsla sosyal sorumluluk arasındaki bağlantıyı tartışıyor. Klonlama ve genetik mühendislik alanlarındaki gelişmelerle ortaya çıkan etik sorunlarla roman bugünle de büyük bir bağlantı oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-312 aligncenter" title="dracula" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/dracula.jpg" alt="dracula" width="317" height="406" /></p>
<p>2. Kont Dracula: Eflak prensi Vlad Dracula (Kazıklı Voyvoda) hikâyelerine dayanarak pek çok vampir cinsi kont öyküsü yazılmıştır ancak bunların arasında en meşhur olanı Bram Stoker’ın 1897’de yazdığı Dracula’dır. Doğu Avrupa kültüründeki vampirlerin aksine Stoker’ın Dracula’sı aristokrat bir beyefendiden bahseder. İngiliz bir hukuk görevlisi olan Jonathan Harker’ı cezbederek bir gayri menkul takasında yasal destek sağlayabilmek için cazibesini kullanır. İngiltere’ye geldiğinde Harker’ın nişanlısı Wilhelmina Murrary’i ve arkadaşı Lucy Westenra’yı korkutur, kısa süre sonra da her gece kanını içmek ve onu bir vampire çevirmek için Lucy’nin yatağını ziyaret etmeye başlar. Lucy’nin talipleri Hollandalı doktor Abraham Van Helsing’i arar ve doktor, bu yaşananların vampirizmle ilgili olduğu sonucuna varır. Onu uzak tutabilmek için sarımsak kullanırlar fakat Dracula Lucy’i dışarı çekerek onu öldürür. Van Helsing ve bir grup adam, Lucy’nin yeniden canlanan cesedini öldürür, dinlenmek için ihtiyaç duyduğu pislik kutularını yok eder ve onu Transilvanya’ya geri sürerek gerekli ritüeller olmadan öldürürler. Kont Dracula, bu zamana kadar televizyon ve sinema filmlerinde, dizilerde en çok kullanılmış korku edebiyatı figürlerinden biridir. Dracula’nın hâlâ etkisini sürdürebiliyor olmasının sebebi etrafımızdakileri sorgulamamıza sebep olmasıdır. Transilvanya asilzadelerinden biri vampir olabiliyorsa herkes olamaz mı?</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-313 aligncenter" title="werewolf" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/werewolf.jpg" alt="werewolf" width="426" height="378" /></p>
<p>3. Kurtadam: İnsanların kurtlara dönüşmesiyle ilgili ilk hikâyeler, Lycaon’un Zeus’u kızdırması ve kurta dönüştürülmesiyle eski Yunan mitolojisine kadar dayanır. Kimileri de, yarı medeni insan gruplarının hâlâ insan eti yiyenleri vahşi yaratıklara benzeterek dışlamaya başladıkları yamyamlık dönemlerinin sonlarına dayandığına inanır. Orta Çağ dönemlerinde Avrupa’da kurtadam fenomeni oldukça yaygındı ve konuyla ilgili davalarda tanık olarak ortaya çıkanlar dahi vardı. Aslında Tetonik ve Slav milliyetlerinde kurtadamlar sıradan suçlulardan daha zararlı olarak görülüyorlardı ve hayvan transformasyonu sanatıyla ilgili bir okulun da var olduğu söyleniyordu. Bu süre içerisinde kurtadamlar edebiyatta popüler karakterler oldu. Özellikle Marie de France ve William’ın yazdığı Lais du Bisclavret ve Guillaume de Palerne’nin Werewolf romansı gibi pek çok Fransız eserde bu öğe kullanılmıştır. Modern kurtadam kurgusu, Sutherland Mnzies’den Hughes the Wer-wolf ve George W.M. Reynold tarafından yazılan Wagner the Wehrwolf isimli üç önemli romanla 19.yüzyılda başladı. En tanınmış kurtadam romanı 1933 senesinde Amerikalı yazar Guy Endorse’un yayınladığı ve daha sonra iki filmi çekilen (1962’de Kurtadamın Laneti ve 1975’de Kurtadam Efsanesi) Paris’in Kurtadamı isimli romandır. O zamandan beri kurtadamlar sayısız film, roman ve diğer tarzlarda kendini göstermiş, bize içimizdeki yaratığı anımsatmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-315 aligncenter" title="dr-jekyll-and-mr-hyde" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/dr-jekyll-and-mr-hyde1.jpg" alt="dr-jekyll-and-mr-hyde" width="446" height="316" /></p>
<p>4. Mr Hyde: İlk olarak Robert Louis Stevenson’ın 1886’da yazdığı kısa romanı Dr.Jekyll ve Mr.Hyde’ın Tuhaf Olayı’nda adı geçen Hyde, insan ruhunun karanlık tarafının bir göstergesidir. Kısa romanda kötü işlerle doldurduğu gizli yaşamının sıkıntısını yaşayan Dr.Henry Jekyll’ın tuhaf öyküsü anlatılır. Kendi yarattığı bir iksiri içerek doktor, Edward Hyde’a dönüşür ve sakladığı tarafı ön plana çıkar. Hyde zamanla daha güçlü bir hâl alır ve nihayetinde kontrolü ele geçirir. Gece geçirdiği bu dönüşüm nöbetlerinden birinde Sir Danvers Carew’ü canice öldürür. Scotland Yard’dan Müfettiş Newcomen ve Dr.Lanyon, Bay Utterson, Richard Enfield ve Jekyll’ın uşağı Poole da dâhil olmak üzere Jekyll’ın arkadaşları onu aramaya başlar. Hyde formülü yaratmaya çalışır fakat bunu başaramayınca sonsuza dek Hyde olarak kalacağını anlar. Sonunda zehir içmeden önce bir ifade yazar ve iki kişiliğini de öldürmüş olur. Stevenson insan doğasının ikiliği üzerine odaklanır fakat kısa roman, Victoria dönemi sosyal standartlarına karşılık cinsellik ya da ikinci bir yaşam yaratabilmek için ihtiyaç duyulan homoseksüelliği temsil ediyor olarak da yorumlanır.   </p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-317 aligncenter" title="grendel" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/grendel1.jpg" alt="grendel" width="486" height="359" /></p>
<p>5. Grendel: 700’lerin başında yazılmış olan epik şiir Beowulf, İngilizce dilinde hazırlanmış en eski epik anlatıdır. Dev savaşçı Beowulf’un antagonisti olan Grendel, Danimarka kralı Hrothgar’ın yeni içki holünü adamları uyurken öldürüp yutarak yerle bir etmiştir. Güney İsveç’ten Geat’ler olanları duyunca Hrothgar’a yardım için en önemli savaşçılarını gönderirler. Savaşçı Beowulf, içki salonunda elinde hiçbir silah olmadan uyuyor numarası yapar ve Grendel geldiğinde onu kolundan tutar. Kendini kurtarmak isteyen Grendel kolunu yerinden çıkarır ve ölmek için inine kaçar. Bunun öcünü annesi alır ve Hrothgar’ın en önemli savaşçısını bulunmadan önce öldürür. Bulunduktan sonra Beowulf anne canavarı da öldürür. Daha sonra Beowulf Geats’e dönerek iyi ve bilge bir kral olur. Şiir pek çok kitaba ilham olmuş, özellikle son otuz yılda filmlere de konu olmuştur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-318 aligncenter" title="The Hound of the Baskervilles" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/The-Hound-of-the-Baskervilles.jpg" alt="The Hound of the Baskervilles" width="481" height="345" /></p>
<p>6. Baskerviller’in Köpeği: Richard Cabell’ın hikâyesinden esinlenen Sir Arthur Conan Doyle Baskerviller’in Köpeği’ni 1901’de yayınlamıştır. Sir Charles Baskerville malikanesinin parkında ölü bulunduktan sonra ünlü dedektif Sherlock Holmes ve yardımcısı Dr. Watson tarafından bir soruşturma başlatılır. Devon’a tek başına giden Watson, kurbana yakın olanları soruşturur ve konuştuğu kişilerin çoğu ona Baskerville lanetinden, fundalıkta gezinen dev köpekten bahseder. Yerel efsaneye göre lanet, genç bir kadını kaçıran ve kadın elinden kurtulunca peşinden fundalığa giderek dev bir köpek tarafından kadınla beraber yenilen Sir Hugo Baskerville’le başlar. Bir dizi gizemli olay soruşturma devam ettikçe ortaya çıkar. Örneğin gece malikaneye yürüyen Bay Barrymore, fundalıkta dolaşan yalnız bir figür, uluyan köpekler ve Sir Charles ile Laura Lyons arasında öldüğü gece yapılan gizli buluşma, bu tuhaf olaylardan bazıları. Watson, fundalıkta yürüyen kişinin Holmes olduğunu keşfeder ve Baskerville mirasının varisinin köpeğin sahibi olduğunu çözer. Stapleton’ı suç üstü yakalarlar ve Stapleton fundalığa kaçarken yaratığı öldürürler. Bu sırada Stapleton da bataklıkta boğulur. Cehennemden gelen köpeğin hikâyesi, geceleri ortaya çıkan şeyler için olan sonsuz merakımızı körüklüyor ve hırsın sonumuzu getirebileceği konusunda bizleri uyarıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-319 aligncenter" title="DEC329-20A" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/giant_squid_fishing__01.jpg" alt="DEC329-20A" width="293" height="414" /></p>
<p>7. Dev Mürekkep Balığı: Bu karaketin çıkış noktası mitolojiden çok gerçeklik, çünkü dev mürekkep balıkları sahiden var. Dördüncü yüzyılda Aristoteles’in zamanından efsanelerde de bu yaratık görülür. Farklı ülkelerin dev mürekkep balığıyla ilgili farklı efsaneleri vardır. Örneğin Norveç’te kraken, Karayipler’de Lusca, eski Yunan’da da Scylla hikâyeleri vardır. Bu efsanaler 19.yüzyılda iki önemli romana esin kaynağı olmuştur: Herman Melville’in Moby Dick’i (1851) ve Jules Verne’in 1870’de yazdığı Denizler Altında 20,000 Fersah. Dev mürekkep balıkları, Ian Fleming’in Dr.No’sunda, Peter Benchley’nin de Beast’inde yer almıştır. Yaratık, ilk olarak H.P. Lovecraft’ın 1928’de yazdığı kısa öyküsü Cthulu’nun Çağrısı’nda görünen Cthulu’nun da temelini oluşturur fakat ölümünden önce ve sonra Lovecraft’ın diğer pek çok eserinde de (diğer yazarlarla beraber) bu motif görülür.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-321 aligncenter" title="zombies-3" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/zombies-31.jpg" alt="zombies-3" width="498" height="327" /></p>
<p>8. Zombiler: Zombi kelimesinin Afrika dilinde bir kökeni olsa da zombi fenomeninin hem Afrika’da hem de bokor adı verilen Voodoo büyücülerinin kara büyü yaptıkları Haiti’de başladığına inanılır. Bokorlar ya yaşayan birinin ruhunu alır ya da büyü kullanarak yeni ölmüş birini yeniden canlandırarak köle olarak kullanırlardı. Orta Çağ İran eserlerinden meşhur Binbir Gece Masalları’ndaki Gherib ve kardeşi Agib’in hikâyesi de zombi kurgusunun ilk oluşumlarındandır ve zombilere orada gulyabani adı verilir. Zombi edebiyatı adına atılmış bir diğer önemli adımsa Mary Shelley’nin Frankenstein’ıdır. Tam olarak bir zombi romanı olmasa da bu kitap cesetlerin yeniden canlandırılması fikrinin mistik bir ritüelden çok bilimsel bir süreç olduğunu anlatır. Bu ve 19.yüzyılda yazılmış diğer kitaplar, W.B. Seabrook’un yazdığı Sihirli Ada ve H.P. Lovecraft’in yazdığı Soğuk Hava, Mezarda, Eşikteki Şey, Yabancı, Pickman’in Modeli ve Herbert West-Canlandırıcı gibi daha sonraki eserlere esin kaynağı olmuştur. Zombiler, 1932’de çekilen ve Bela Lugosi’nin başrolünde oynadığı Beyaz Zombi başta olmak üzere sayısız filme de konu olmuştur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-322 aligncenter" title="jabberwocky" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/jabberwocky.jpg" alt="jabberwocky" width="288" height="431" /></p>
<p>9. Jabberwocky: Jabberwocky, Lewis Caroll’ın ailesiyle Whitburn’de kalırken yazdığı bir şiirdir. Tuhaf bir yaratığın yenilgisinden söz eden şiir, ilk olarak ailesi için yazdığı Mischmasch isminde aylık bir yayında Anglo-Sakson Şiiri Kıtası adı altında çıktı. Resmi olarak Alice Harikalar Diyarı’nda ve Alice’nin Buldukları (1871) romanının bir parçası olarak yayınlandı ve bir şiirin nasıl yazılmaması gerektiği üzerine bir ders olarak düşünülmesine rağmen İngilizce dilinin en muhteşem saçma şiirlerinden biri oldu. Büyük zorluklarla pek çok farklı dile çevrildi ve Henry Kuttner’in yazdığı Mimsy Were; Frederic Brown’ın yazdığı Lewis Padgett, Jabberwock Gecesi; James Thurber’in yazdığı ‘Brillig’di De Ne Demek?’adlı çalışmaları da etkiledi.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-323 aligncenter" title="ghosts-in-the-Cloister" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/ghosts-in-the-Cloister.jpg" alt="ghosts-in-the-Cloister" width="462" height="331" /></p>
<p>10. Hayaletler: Dünyadaki her kültürün hayalet hikâyeleri vardır ve bu formların sahiden var olup olmadığına dair pek çok tartışmalar çıkmıştır. Hayalet hikâyeleri eski Yunan mitolojisine, özellikle de Odysseus’un tavsiye almak için Tiresias’ı ararken Hades’e gittiği Homer’ın Odysseus epiğine kadar dayanır. Bilinen en önemli edebi eserlerde hayaletler kullanılır ve bunların arasında Shakespeare’in Hamlet’i, Macbeth’i, Julius Caesar’ı ve III.Richard’ı, Washington Irving’in Sleepy Hollow Efsanesi, Mark Twain’in Tom Sawyer’ın Maceraları, Oscar Wilde’ın Canterville Hayaleti ve Jonathan Swift’in Gulliver’in Gezileri de vardır. Aynı zamanda büyük usta Edgar Allan Poe’nun eserlerinde de hayalet motifleri bulmak mümkündür. Dünyadan olmayan ruhlara karşı merakımızın bu denli popüler olmasının sebebi, bu formların da önceden insan olması. Her bir hayalet kenidi eşsiz hikâyesiyle bir zamanlar insandı. Bizlerin de günün birinde hayalet olabileceğimiz düşüncesi, tüm bu hikâyeleri daha da ilginç yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Zamanların En İyi Soruları – Bölüm III</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%25e2%2580%2593-bolum-iii</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 12:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bayat ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[bira rengi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük patlama]]></category>
		<category><![CDATA[deja vu]]></category>
		<category><![CDATA[güvercin kafaları]]></category>
		<category><![CDATA[helyum balonu]]></category>
		<category><![CDATA[kabin ışıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kabus]]></category>
		<category><![CDATA[kainat soğuğu]]></category>
		<category><![CDATA[kaşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[kendi kendine konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[matematik müziği]]></category>
		<category><![CDATA[merak edilen sorular]]></category>
		<category><![CDATA[metal plaka]]></category>
		<category><![CDATA[parmaklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[prostetik]]></category>
		<category><![CDATA[seçkisiz sayılar]]></category>
		<category><![CDATA[streç film]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk kanatları]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[uzay araçları]]></category>
		<category><![CDATA[yer çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım enerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[1. Bayatladıklarında kek ve ekmek neden sertleşir de bisküviler yumuşar? - Bu durum üzerine pek çok kitap yazılmıştır. Ekmek için asıl cevap, undaki nişasta kristalleriyle ilgilidir. Bu kristaller pişirme sırasında jelatin hâline gelir (su toplar ve yumuşaklaşırlar). Nişasta birkaç gün içerisinde geriye hareket adı verilen bir süreçten geçerek yavaşça yeniden kristalleşir, böylece ekmek sertleşir. Bisküvilerdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-303 aligncenter" title="big_bang_2_3_2" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/big_bang_2_3_2.jpg" alt="big_bang_2_3_2" width="481" height="329" /></p>
<p>1. Bayatladıklarında kek ve ekmek neden sertleşir de bisküviler yumuşar?</p>
<p>- Bu durum üzerine pek çok kitap yazılmıştır. Ekmek için asıl cevap, undaki nişasta kristalleriyle ilgilidir. Bu kristaller pişirme sırasında jelatin hâline gelir (su toplar ve yumuşaklaşırlar). Nişasta birkaç gün içerisinde geriye hareket adı verilen bir süreçten geçerek yavaşça yeniden kristalleşir, böylece ekmek sertleşir. Bisküvilerdeki nişasta da aynı süreçten geçer fakat çoğu bisküvi tarifinde bulunan şekerin etkisi bunun üzerine çıkar. Şeker atmosferden su toplar ve bu da dışarıda kalan bisküvilerin yumuşamasına sebep olur. Kekler tarifine göre her iki şekilde de bayatlayabilir ve bu iki yoldan birinde olması, tarifteki diğer içeriklerden de büyük ölçüde etkilenebilir.<span id="more-302"></span></p>
<p>2. Yıldırımdan enerji üretilebilir mi?</p>
<p>- Evet, bu yapılabilir. Ancak kuvvetle muhtemel pratik olmayacaktır, çünkü kısa süreli bir enerji kaynağından enerji saklayabilecek bir kapasitör tasarlamak gibi bazı problemler ortaya çıkar.</p>
<p>3. Helyum balonları bir uzay gemisinin yukarısına çıkabilir mi?</p>
<p>- Hayır, bir uzay gemisinde ‘yukarısı’ diye bir şey yoktur, çünkü bize ‘aşağı’nın neresi olduğunu söyleyen dış çekimsel bir alan yoktur. Çekimin olmadığı yerde balonu itecek ya da çekecek bir kuvvet olamaz.</p>
<p>4. Kafamdaki bir metal plaka kafamın mıknatısa yapışmasına sebep olur mu?</p>
<p>- Hayır, çünkü prostetik amaçlarla kullanılan titanyum gibi metaller, demir-mıknatıssal olmayan alaşımlardır. Yani rahatlayabilir ve bir mıknatısa yapışma korkusu taşımadan kafanıza bir metal plaka taktırabilirsiniz.</p>
<p>5. Müzikte matematik var mıdır?</p>
<p>- Evet, matematik ve müzik arasında belli bir bağ vardır. Tellerin uzunluğundan Bach’ın kantatasında üretilen notaların simetrisine kadar uzanan bir ilişkidir bu.</p>
<p>6. Bilgisayarlar sahiden seçkisiz sayılar üretebilir mi?</p>
<p>- Evet ve bunun sebebi elektrikli unsurlardaki ısının içerideki elektronların tahmin edilmez biçimde hareket etmesine sebep olmasıdır. Bu hareket elektronik olarak yakalanabilir ve seçkisiz sayılar olarak bir dizi hâlinde sayısallaştırılabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-304 aligncenter" title="327musicmaths" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/327musicmaths.jpg" alt="327musicmaths" width="350" height="234" /></p>
<p>7. Tavuklar neden uçamaz?</p>
<p>- Yaban tavukları kesinlikle uçabilir ve uçarlar da. Ancak binlerce senedir boyutlarına göre yetiştirildiklerinden artık bir ağacın tepesine kanat çırpamayacak kadar ağırlaşmışlardır. Açık alanda yemlenen tavukların bir kanatlarındaki uçma tüyleri de aynı zamanda kesilir. Böylece tavuklar kısıtlı bir alanda uçabilirler ve bu da kaçmalarını engeller.</p>
<p>8. Güvercinler neden kafalarını sürekli oynatırlar?</p>
<p>- Bu konudaki en olası teoriye göre biz neden gözlerimizi döndürüyorsak onlar da bu yüzden kafalarını oynatıyor. Yani hareket ederken etraflarındaki görüntüyü sabitleştirebilmek için. Bir güvercin tekdüze yürürken çevresi nispeten aynı kalır ve kafasını oynatmaz. Ayrıca tüm kuşlar kafalarını oynatmaz, yani bu konuya tam olarak bir açıklık getirilememiştir.</p>
<p>9. Kaşınmak tam olarak nedir?</p>
<p>- Kaşınma ya da pruritisin sebebi boyutta yalnızca birkaç mikron olan hafif bir deri uyarısıdır. Büyük olasılıkla böcek ısırıklarını önlemek için bir uyarı mekanizması olarak gelişmiştir. Kaşıntı ani eşmeleri tetikler, çünkü size sıtma bulaştırmaya çalışan bir sineği öldürmenin en hızlı yolu budur.</p>
<p>10. Déjà vu açıklanabilir mi?</p>
<p>- 19.yüzyıl Alman çalışanlar déjà vu’nun bir çeşit bilişsel gaz olduğunu öne sürdü. Normalde aynı anda olan duyum ve algılama süreçleri bir şekilde senkronizasyonu kaybedince bu durum yaşanır. Modern insanlar bunu beyindeki geri getirme ve benzerlik işlemlerinin senkronize olmaması olarak algılar. Fakat daha pek çok teori vardır ve kimse cevabı tam olarak bilemez. Bu sebeple de cevap hayırdır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-305 aligncenter" title="250px-Beer" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/250px-Beer.jpg" alt="250px-Beer" width="250" height="315" /></p>
<p>11. Uçaklar kalkışa geçerken neden kabin ışıklarını karartırlar?</p>
<p>- Amaç yolcuların gözlerini karanlığa alıştırmaktır. Bu yalnızca rahatlık için yapılmaz aynı zamanda da bir güvenlik işlemidir. Uçak acil bir durumda boşaltılmak zorunda kalsa yolcuların gözleri dışarıdaki karanlığa bu sayede daha rahat alışır.</p>
<p>12. Neden beş el ve beş ayak parmağımız vardır?</p>
<p>- Bu büyük olasılıkla tesadüften başka bir şey değildir. Tüm tetrapodlar (memeliler, kuşlar, sürüngenler ve amfibileri de kapsayan omurgalı grubu) pendaktil bir soydan gelir. Pendaktil ‘beş parmaklı’ anlamına gelir ve bu basit düzen o soydan gelen tüm hayvan gruplarında korunmuştur. Tetrapodların ortak ataları, Devon döneminde yaklaşık 365 milyon yıl önce yaşayan lob-kanatlı balıklardır. Fosil kayıtları ayrıca kanatlarında aynı anda altı ya da yedi ‘parmağı’ olan balıkların varlığını gösteriyor fakat beş parmaklı formların hayatta kalıp karada yaşayan kalıplardan olmasının asıl sebebi bilinmiyor. Büyük olasılıkla daha az parmak kemiğinin olması her birinin daha kuvvetli olmasına izin verdi ve bu da sudan çıkarken sürünme konusunda yardımcı oldu. Ancak beş sayısının sihirli bir tarafı yok ve sıralı evrimsel baskılar pek çok türün parmakları birleştirerek çevrelerine daha uyumlu, daha kalın ve güçlü pençeler, ayaklar edinmesine sebep oldu.</p>
<p>13. Bira neden kahverengi, üstü de beyazdır?</p>
<p>- Kahverengi, arpa tanelerinin filizlenerek kavrulmasına izin verilmesiyle oluşan malttan gelir. Düşük bir kavrulma derecesi, açık renk bir biranın ortaya çıkmasının sağlar. Daha yüksek bir derece daha koyu renk bir bira elde edilir. Hancıların açık renkli biralarına konsantre sülfrik asit ekleyerek hemen kahverengine dönmesini sağlamak üzere şekere karbonat attığı, içinlerin midesinde ani sorunlara sebep olan 19.yüzyıl döneminde yaşamadığınıza şükretmek gerekir. Üstteki köpükler, ince bir sıra likit birayla çevrilidir fakat bu sıra öyle incedir ki beyaz ışığın etkisinin üstüne çıkabilecek kadar yeterli ışık ememez. Köpüklerin yüzeyinden yansıyan ışık, ayrıca beyaz kalır ve böylece biranın üst kısmı beyaz olur.</p>
<p>14. Peynir yemek insana kabus gördürür mü?</p>
<p>- Uykudan önce yediğiniz her ağır şey Hızlı Göz Hareketi (REM) uykunuzda daha fazla vakit geçirmenize dolayısıyla da daha fazla rüya görmenize sebep olur. Peynirin rüya görme konusunda ekstra bir etkisi olduğuna dair (iyi ya da kötü) bir kanıt yoktur.</p>
<p>15. Kainatın en soğuk yeri neresidir?</p>
<p>- Kainatın en soğuk yeri, yeryüzünden 5000 ışık yılı uzak bir toz ve gaz bulutu olan Boomerang Nebula’dadır. -272 C°’lik bir sıcaklığı vardır ve yaşlanan merkezi yıldızından kopan gaz ve tozların hızlı büyümesinden oluşur.</p>
<p>16. İnsanın kendi kendine konuşması sahiden delilik belirtisi midir?</p>
<p>- İnsanların özellikle stres anlarında ve yalnızken kendi kendileriyle yüksek sesle konuştukları ‘özel konuşma’ denilen fenomen tamamen doğaldır.</p>
<p>17. Streç film nasıl yapışır?</p>
<p>- Streç filmler ya PVC’den ya da yapışmasını sağlaması için işlemden geçen yüksek yoğunlukta polietilenden yapılır. Streç filmi açtığınızda bir katın yüzeyindeki elektronların bazıları bitişik kata çekilir. Bu pozitif ve negatif elektrostatik yük parçaları yaratır. Streç film iyi bir yalıtkan olduğundan bu yük uzunca bir süre için karşı koyar. Streç filmi kendi etrafına ya da bir başka yalıtkana (cam gibi) sardığınızda elektrostatik yük diğer yüzeyde karşıt bir yüke neden olur ve ikisi birbirine yapışır. Bunu metal gibi bir iletkende denerseniz yapışmaz çünkü yük dağılmış olur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-306 aligncenter" title="sweet-potato-biscuits-de" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/sweet-potato-biscuits-de.gif" alt="sweet-potato-biscuits-de" width="334" height="417" /></p>
<p>18. Büyük Patlama’da ses çıktı mı?</p>
<p>- Ses yoğunluktaki dalga benzeri değişimlerden kaynaklandığından gerçek bir boşlukta herhangi bir şey duymanın olanağı yoktur. Böyle olabilse bile Kainatın ilk evreleri boşluk değildi; hidrojen ve iyonlaşmış gazlarla doluydu. Büyük Patlama sonucu ortaya çıkan ses, direkt olarak duyulamayacak kadar düşük frekansta olurdu fakat gerçek kozmik bilgiler kullanıp frekansı artıran Washington Üniversitesi’nden kozmolojist Profesör John Cramer sesin simülesini yaptı.</p>
<p>19. Uzay araçlarında yapay yer çekimi nasıl yaratılır?</p>
<p>- Uzun görevlerdeki astronot incelemeleri, ağırlıksızlığa uzun süre maruz kalmanın kas ve kemikleri zayıflattığını göstererek bilim adamlarının uzay araçlarında yapay çekim yaratma yollarını aramasına sebep oldu. İlk uzay yolculuklarından bile önce Werner Von Braun gibi öngörülü kimseler yer çekimini andıran merkezkaç etkisi yaratmak için uzay araçlarını döndürmeyi önerdi. Ancak 1960’lar ve 1970’lerde yapılan deneyler, 2 rpm’den daha fazla olan rotasyon oranlarının insanların midesini bulandırdığını gösterdi. Bu kötü bir haberdi. Bu yavaş dönüş oranıyla, yeryüzündeki gibi bir yer çekimini taklit edebilecek bir etki yaratabilmek için uzay aracının yaklaşık 450 metrelik bir çapa sahip olması gerekirdi. Mühendisler hâlâ bu sorunu çözmeye çalışıyor fakat henüz çok az başarı gösterilebildi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden bir grup, ‘çekimsel jimnastik’ deneyi yaptı ve astronotların, kısa süreli yapay yer çekimini tadabilmesi için insan büyüklüğünde savurmalı kurutuclar yapıldı. Ancak böyle bir durumda rotasyon oranı uzay aracından yüksek (23 rpm) olmalı ki mide bulantısı problemi yaşanmasın. Uzay aracının kalıcı olarak 1G ya da doğal olarak kendi çekimini yaratabilecek kadar büyük bir bina veya aracı hızlandırmasını sağlamak gibi farklı yollar da var. Ancak her iki metod da şimdilik teknolojik yetilerimizden fazlasıyla uzak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Zamanların En İyi Soruları – Bölüm II</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-ii.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%25e2%2580%2593-bolum-ii</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-ii.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 16:51:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[acıkma sebeplerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[acıkmak]]></category>
		<category><![CDATA[blu-tack]]></category>
		<category><![CDATA[bulutların uçuşu]]></category>
		<category><![CDATA[burun akıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[çift eklemliler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital fotoğraflar]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik telindeki kuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[en ilginç sorular]]></category>
		<category><![CDATA[eşek arıları]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenlerin dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[gıdıklanmak]]></category>
		<category><![CDATA[güneş ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[hapşırırken gözleri kapatmak]]></category>
		<category><![CDATA[inuit tuvaletleri]]></category>
		<category><![CDATA[ışık hızı]]></category>
		<category><![CDATA[kainatın ana maddesi]]></category>
		<category><![CDATA[kandaki demir]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı şarap]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı üzüm]]></category>
		<category><![CDATA[kurşun geçirmez cam]]></category>
		<category><![CDATA[merak edilen sorular]]></category>
		<category><![CDATA[müzikle büyüyen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[saf oksijen çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[şans]]></category>
		<category><![CDATA[sinekler]]></category>
		<category><![CDATA[su alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[su içen balıklar]]></category>
		<category><![CDATA[sumo güreşçileri]]></category>
		<category><![CDATA[tohumların büyüme yönü]]></category>
		<category><![CDATA[uzayın başlangıç noktası]]></category>
		<category><![CDATA[viagranın işleyişi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı insanlarda kelleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızlar]]></category>
		<category><![CDATA[yüzen zürafalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[1. Suya alerjimiz olabilir mi? - Hayır. Bir maddeye karşı hassasiyet, bağışıklık sistemi antikorları ona saldırınca oluşur. Fakat suya karşı hassasiyet gösteren hiçbir antikor yoktur. 2. Kurşun geçirmez cam nasıl yapılır? - Bu tür camlara kurşuna dayanıklı camlar denilmesi daha doğru olur, çünkü delme durumuna karşı dayanıklıysalar da aynı noktaya birkaç defa atış yapılması sonucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-297 aligncenter" title="sun_euv19" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/sun_euv19.gif" alt="sun_euv19" width="448" height="464" /></p>
<p>1. Suya alerjimiz olabilir mi?</p>
<p>- Hayır. Bir maddeye karşı hassasiyet, bağışıklık sistemi antikorları ona saldırınca oluşur. Fakat suya karşı hassasiyet gösteren hiçbir antikor yoktur. <span id="more-296"></span></p>
<p>2. Kurşun geçirmez cam nasıl yapılır?</p>
<p>- Bu tür camlara kurşuna dayanıklı camlar denilmesi daha doğru olur, çünkü delme durumuna karşı dayanıklıysalar da aynı noktaya birkaç defa atış yapılması sonucu hasar oluşacaktır. Çoğunlukla bir kat aşınabilir polikarbonat plastiğin iki cam tabaka arasına konulmasıyla yapılır. Kurşunun etkisiyle dış cam çatlar ve enerjiyi geniş bir alana yayar. Böylece plastik kat zarar görür fakat patlamaz.</p>
<p>3. Tohumlar hangi yöne doğru büyüyeceklerini nereden bilir?</p>
<p>- Tüm bitkiler çekimsel alanın yönünü hissedebilir ve kendilerini buna göre ayarlayabilirler. Buna geotaksi adı verilir. Olgun bitkilerde fototaktizm (ışık kaynağına doğru gelişme) çekimsel etkiyi sap ve yapraklar için bastırır fakat kökler (ve toprak altındayken tohumlar) uyum için yer çekimine güvenirler.</p>
<p>4. Sumo güreşçileri neden bu kadar kiloludur?</p>
<p>- Bu durum, Newton’ın ikinci hareket yasasıyla ilgilidir. Buna göre hız = güç/kütle. Yani ne kadar ağırsanız sizi ringden atabilmek ya da kaldırıp atabilmek için rakibiniz o kadar güç uygulayacaktır. En ağır güreşçi 267 kilogramdır ve bu zamana kadar hiçbir ağırlıkçı bu kadar fazla kiloyu kaldırmamıştır.</p>
<p>5. Blu-tack yapıştırıcısı yapışabiliyor da nasıl yapışkanlı gibi gelmiyor?</p>
<p>- Blu-tack’te elektrostatik etkileşim bulunur, bu da kendisi ve yapıştığı şey arasında kimyasal bir bağ oluşturur. Çok ufak moleküllerden oluşur ve zamanla maddelerin yüzeyindeki mikroskobik girintilere sızar. Blu-tack ilk başta elinize yapışmıyor gibi gelebilir fakat uzun bir süre elinizde tutarsanız yapışmaya başlayacaktır.    </p>
<p>6. Yaşlı adamlar neden kelleşirken burun kılları uzar?</p>
<p>- Erkek cinsinde kellik DHT hormonu ya da dihydro-testosteronu sebebiyle ortaya çıkar. Bunun vücut üzerinde daha başka pek çok etkisi vardır ve burundaki kıl kaybını durdurduğuna inanılır. Böylece her tüy ekseninin daha uzun bir uzama dönemi olur. Ancak asıl mekanizma hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değildir.</p>
<p>7. Kainat neden yapılmıştır?</p>
<p>- 21.yüzyıl bilimi karşısındaki en büyük gizemlerden biri budur. Sıcaklıkla ilgili yapılan Büyük Patlama’dan kalma yakın zamanlardaki çalışmalarda atomlardan oluşan itibari maddelerin, Kainattaki maddelerin yalnızca yüzde birkaçını açıklar. Bunların çoğu sözde soğuk katı madde formundadır ve onun da bu şeytanî ismi astronomların bunun ne olduğunu bilmediği gerçeğini yansıtmaktadır.</p>
<p>8. Saf oksijeni içine çekmek neden insanı öldürür?</p>
<p>- Kanımız içimize çektiğimiz oksijeni yakalamak ve hemoglobin adı verilen molekülün taşınmasına güvenle bağlamak üzere gelişmiştir. Normal O2 konsantrasyonundan daha yoğun bir havayı içinize çekerseniz ciğerlerdeki oksijen kanın bunu taşıma yeteneğini bastırır. Sonuç olarak oksijen ciğerlerin yüzey proteinlerini bağlar, merkezî sinir sisteminin işleyişini sekteye uğratır ve retinaya saldırır.</p>
<p>9. Hapşırırken gözlerimi kapatmazsam patlarlar mı?</p>
<p>- Hayır, hapşırma olayına dâhil olan burun ve boğazdaki hava boşluklarının gözün arkasındaki bir şeye doğrudan bağlanmaması da dâhil olmak üzere pek çok sebepten ötürü böyle bir şey olamaz. Bu demek oluyor ki gözlerinizi yuvalarından çıkartabilecek bir basınç uygulayamazlar.</p>
<p>10. Tüm insanlık ölse yeniden maymunlardan türer miydik?</p>
<p>- Türe özel bir salgınla hepimiz ölsek belki bir bir başka maymun türü evrim geçirip iki ayak üzerinde yürümeyi başarabilirdi.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-298 aligncenter" title="moon1230534473" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/moon1230534473.jpg" alt="moon1230534473" width="400" height="329" /></p>
<p>11. Eşek arıları bal yapabilir mi?</p>
<p>- Hayır. Yetişkin eşek arıları çiçeklerden nektar alır fakat bunları bala dönüştürmez. Avlarının içine yumurta bırakarak yavrularını beslerler.</p>
<p>12. Neden acıkırız?</p>
<p>- Akciğer-mide siniri midedeki tokluk hissiyle ilgili bilgileri beyindeki hipotalamusa gönderir. Açlık aynı zamanda insülin, leptin, grelin ve kolesistokinin de dâhil olmak üzere hormonlar tarafından da kontrol edilir. Bunların seviyeleri, kandaki ve sindirim yolundaki farklı besin seviyelerine göre değişir.</p>
<p>13. Viagra nasıl işliyor?</p>
<p>- Viagra, aslen yüksek tansiyon ya da kalp hastalığı yaşayan hastalar için araştırılan bir ilaç olan sildenafil sitratın marka adıdır. PDE5 isimli bir enzimin hareketlerini engelleme yoluyla işler. Bu enzimin rolü, corpus cavernosanın (penisteki ereksiyon doku kütlesi) pürüzsüz kaslarını yumuşatan cGMP isimli bir başka enzimi yıkmaktır. Corpus cavernosa da bunların kanla dolmasını ve ereksiyonun gerçekleşmesini sağlar. Sildenafil sitrat PDE5’I engelleyince cGMP seviyesi, erkek cinsel anlamda aktif kaldığı sürece yükselmeye devam eder ve böylece corpus cavernosa normalde olduğundan daha baskın bir kanla şişmiş olur. 1980’lerin başında ereksiyon yaratabilmek için bazı kas gevşeticiler kullanılmıştır. Fakat Viagra’yı özel kılan erkeğin yalnızca cinsel anlamda uyanmış olduğu bir zamanda işe yaramasıdır. Bunun sebebi PDE5 enziminin özelliğidir.  </p>
<p>14. Sinekler neden kötü kokuya gelirler?</p>
<p>- Bize çürüme habercisi olarak gelen kokular, sinekler için tam da aynı sebepten ötürü çok çekicidir. Organik madde (hayvan ya da sebze) çürümeye başladığında yumuşak ve nemli bir hâl alır ve sinek larvası için ideal üreme koşullarını oluşturur. Dişi sinekler yumurtalarını dizi hâlinde (ev sineğiyse 50 ya da 100 kadar) bıraktıkları çürümüş materyallere çekilirler. Bu yumurtalar 12 saatte kabuklarından çıkabilir ve larva yumuşak materyalin içine saklanarak pupaya dönmeden birkaç gün orada beslenir. Pupa da yetişkin sinekler üretir. Yumurtadan yetişkinliğe geçiş için 10 gün gibi kısa bir süre gerekir.</p>
<p>15. Kafamızı vurduktan sonra neden yıldızlar görürüz?</p>
<p>- Görülen yıldızlar aslında görsel konrteksinizde anlık ateşlenen nöronlardır. Oksijenlenme seviyesi, hızla ayağa kalktığınız ya da beyninize aniden sert bir darbe aldığınızda kılcal damarlarınıza kan göndererek birden değiştiğinde bu durum gerçekleşir. Kılcal damarlara en yakın olan nöronlar ilk olarak etkilenirler ve yeterince hızlı olursa etraftaki nöronlara gelmeden yanabilirler. Bu da beyninizin ışık olarak yorumladığı izole işaretlere sebep olur.</p>
<p>16. Kuşlar elektrik kablolarına tünediklerinde neden elektrik akımına kapılmazlar?</p>
<p>- Asıl öldüren tek başına voltaj değildir. Elektriğin akması için gerekli olan voltaj değişimleri de burada iş görür. Eğer bir kuş 35,000 voltluk tek bir elektrik hattına tünerse voltaj farklılıklarının olmaması güveni sağlar. Ancak kanatlarını açarak farklı voltajdaki bir başka elektrik hattına değerse elektriğe kapılır. Bu yüzden elektrik şirketleri kablolar arasına yeterince aralık bırakır.</p>
<p>17. Güneş ışığı neden insanı mutlu eder?</p>
<p>- Beyinde ve dolaşım sisteminde ruh hâllerimizi idare ederek iyi hissetme faktörlerini artıran bir dengeleme oluşumu vardır. Kışları bu durum bazen Mevsimsel Bozukluklara sebep olur. Beyindeki pineal bezlerinin ürettiği melatonin hormonu uyku/uyanıklık döngümüzü düzenler fakat bunun aşırı seviyeleri depresyona sebep olabilir. Yüzümüzdeki ışık hareketi melatonin sentezini bastırır ve ruh hâlimizi artırır. Evrimsel teoriler de buna uyum sağlayabilir. Geceleri uyuyan pek çok primat vardır ve büyük olasılıkla her zaman depresyonda olmazlar. Işığı karanlığa tercih etmemizin sebebi büyük ihtimalle insanların gün içerisinde aktif olmasıdır.</p>
<p>18. Kırmızı üzüm yemek kırmızı şarap içmek gibi iyi gelir mi?</p>
<p>- Hayır. Kırmızı şarabın artıları, üzüm suyundakinden iki kat daha yoğun olan flavonoidlerden kaynaklanır.</p>
<p>19. Kanımızdaki demir güçlü manyetik alanlardan etkilenir mi?</p>
<p>- evet fakat çok az. Rastgele termal hareketler hemoglobin meloküllerinin durgun manyetik dipoller oluşturmasını engeller.</p>
<p>20. 100 senelik fotoğraflar hâlâ duruyor. Dijital makinelerle çekilen fotoğraflar da bu kadar dayanıklı olabilecek mi?</p>
<p>- Eğer fotoğrafları bastırır ya da ışığa dayanıklı CD-R’larda muhafaza ederseniz dayanabilirler.</p>
<p>21. Bazı insanlar şanslı mı doğuyor?</p>
<p>- Şans tesadüfîdir ya da o şey gerçekten şans değildir. Bir insandan diğerine değişen şey şansı ve iyi talihi algılama biçimidir. Focus dergisine katkıda bulunan ve ‘Şans Faktörü’ isimli kitabı yazan Profesör Richard Wiseman, bazı insanların diğerlerine göre fırsatları değerlendirme ve yeni tecrübelere açık olan rahat bir tavır takınma konusunda daha iyi olduklarını söylüyor. Asıl gerçek bu insanların kendilerini şanslı görmesi, iyi şansın etkilerini abartarak hayatlarını iyimser bir açıdan değerlendirmeleri ve kötü şansı da böyle yok etmeleridir.</p>
<p>22. Bağımlı olmak için ne kadar sigara içmek gerekir?</p>
<p>- Nikotin bağımlılığı Fagerstrom testi uygulanarak değerlendirilir. Bu, günde kaç sigara içtiğiniz ve uyandıktan ne kadar süre sonra sigara içtiğinizin değerlendirildiği kısa bir ankettir. Sigaraya bağımlı olmak için birden fazla sigara gerekir fakat genç içicilerde bağımlılık genelde ilk denemeden sonraki bir sene içerisinde başlar.</p>
<p>23. Bulutlar neden uçar?</p>
<p>- Bulutları oluşturan sıcak, nemli havaların yukarıya çıkışı aynı zamanda onların yukarıda durmasını da sağlar. Tipik bir buluttaki toplam su oranı 200 fil ağırlığındadır fakat yere düşmezler çünkü su minik damlacıklar ve buz kristallerine ayrılır. En büyük damlacıkların bile çapı 0.1 mm’dir. Bu büyüklükteki bir damlacığın düşmesi öyle bir hava rezistansıyla karşılaşır ki en yüksek hızı 30 cm² olur. Ancak bir bulutta düşüş hızı, yükselen havanın çıkış hızıyla dengelenir. Böyle pek çok damlacık bir araya geldiğinde yağmur olacak kadar büyük bir hâl alırlar. Bulutların havada durmasını sağlayacak hava hızı bulutun tipine göre değişir. Düz, yaygın, katmanlı bulutlar saniyede yalnızca birkaç santimetre yükselen hafif hava akımlarınca oluşturulur ve desteklenir. Ağır yağış ve fırtınalara sebep olan kümülüs (ya da taşınımlı) bulutlarında daha büyük damlacıklar bulunur ve destek için saniyede birkaç metrelik hava yükselişine ihtiyaç duyarlar.   </p>
<p>24. Uzay hangi noktada başlar?</p>
<p>- Astronotlar uzayı dolaşmaya başladıktan elli yıl kadar sonra dahi uluslararası anlamda kabul edilmiş bir uzay başlangıç noktası yoktur. NASA geleneksel olarak 80 km’lik yüksekliğe ulaşan insanlara ödül veriyor. 1960’larda NASA’nın deneysel roket uçağı X-15’inden sekiz pilota bu mükafat verildi; tıpkı Mercury, Gemini ve Apollo programlarının astronotları gibi. Bunların arasında Joe walker 1963’te iki defa 100 km’den yüksek noktalara ulaşarak ödül almıştır. Çoğu uzman bu yüksekliğe varma görevinin gerçek bir uzay uçuşu gerektirdiğini söylüyor. Henüz yasal bir belirleme olmasa da 2002 senesinde Avustralyalı hukukçular 100 km’yi uzayın başladığı alan olarak tanımlıyor.</p>
<p>25. Neden acı bir yemek yerken burnumuz akar?</p>
<p>- Akan burunların sebebi çoğunlukla burundaki göz yaşı kanallarından geçen akan gözlerdir. Yaşaran gözün refleksi ana yüz siniri olan ve ağızda, burunda ve gözde kolları olan üçlü sinirlerce tavassut edilir. Bu refleks kuvvetle muhtemel gözleri ve burnu tahriş edicilerden temizlemek için gelişmiştir. Acı yemeklerde tahriş edici olarak kapsaisin yağını, soğuk havalardaysa rüzgârın kurutucu etkisini suçlamak gerekir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-299 aligncenter" title="seed_growing" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/seed_growing.jpg" alt="seed_growing" width="331" height="464" /></p>
<p>26. Ne kadar hızla gidersem batmadan deniz kayağı yapabilirim? (65 kilogramda)</p>
<p>- Newton’un hareket kurallarına göre yapılan bir hesaplamayla saatte 20 km’nin uygun bir hız olacağı söylenebilir. Size ayakta tutan kaldırma gücü, arasından geçmek için suyu yolunuzdan çıkarmada harcadığınız güce karşı bir reaksiyondur. Değeri de hızınıza, suyla teması bulunan kayak bölgesi ve kayağın suya karşı saldırdığı açıya göre değişir. Su kayağı resim ve filmlerinden anlaşıldığına göre tipik bir saldırı açısı 15°’dir ve ağırlığınızı tutmak için saatte 20 km gibi bir hıza ihtiyaç vardır. Ancak bu değeri yine de çok ciddiye almayın, çünkü sürtünme çekişi, burun dalgası etkisi ya da kayağın biçimi dikkate hesaba katılmamıştır. Ancak tecrübelerle ve üst seviye bir K-4 kayak takımının daha hafif bir su kayakçısını saatte 20 km’nin biraz üzerinde olup rekor bir hızla çekebileceği iddiasıyla da uyum içindedir.</p>
<p>27. İnsanlar gıdıklandıklarında neden gülerler?</p>
<p>- Çoğu tür, gıdıklama ya da hafif dokunma gibi şeylere, hassas bölgelere gelebilecek bir saldırıyı önlemek amacıyla geri çekilerek karşılık verir. Görünen o ki, gıdıklanmayı kişisel yakınlık ifadesi olan yalancı bir saldırı olarak algılamaya başladığımızda çocuk olarak güleriz. Tuhaf bir biçimde bilişsel nörobilimci Sarah-Jayne Blakemore’un yakın zamanlarda yaptığı bir araştırmaya göre ne kadar denesek de kendi kendimizi gıdıklayamayız.</p>
<p>28. Balıklar su içer mi?</p>
<p>- Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Tatlı su balıkları ozmoz yoluyla solungaçlarından gereğinden fazla su emerlerken tuzlu su balıkları ozmoz yoluyla su kaybettiklerinden su içerler.</p>
<p>29. İnuit tuvaletleri de buzdan mı yapılmıştır?</p>
<p>- İnuit insanlarının tuvaletleri de herkesinki gibidir. Çoğu Arktik insanının bir igloya en yakın olduğu an DVD’de Kuzeyli Nanook filmini izlediği andır.</p>
<p>30. Zürafalar yüzebilir mi?</p>
<p>- Evet, BBC kanalının Büyük Kedilerin Günlüğü programı ekibi, Kenya’daki Mara Nehri’nde kısa mesafeli de olsa yüzen bir zürafa görüntüledi.</p>
<p>31. Bitkilere müzik çalmak büyümelerine yardımcı olur mu?</p>
<p>- Hayır, ses titreşimine cevap veren çok az bitki vardır. Örneğin Mimosa pudica (küstüm otu) bu tepkiyi verir. Ancak müziksel takdir tamamen farklı bir konudur.</p>
<p>32. Deniz anasının soktuğu bir yerin üzerine küçük tuvaletinizi yapmak sahiden de acıyı azaltır mı?</p>
<p>- Hayır, böyle bir şey büyük olasılıkla cildinizin altına zehir enjekte eden minik, salgı dolu zıpkınlar olan daha fazla yakıcı kapsülün ateşlenmesine neden olur.</p>
<p>33. Neden tüm gezegenler ve aylar dönüyor?</p>
<p>- Bunun sebebi Solar sistemin kökenlerine bağlı. Çünkü ilk başta Güneş, tesadüfî olarak dönen toz ve gaz bulutlarıyla çevriliydi. Yer çekimiyle Güneş’e doğru çekilen bu bulutlar,tercih edilen bir hareket yönüne ittiren iç çarpışmalarla daha yoğun bir hâl aldı. Lavaboda dönen su gibi sürekli hızlanan bir oranla bu yöne doğru çekilen çarpışan bulutlar da sonuç olarak kendi yer çekimleri altında çökecek kadar yoğunlaşır ve dönen gezegenlerle ayları oluşturur. Tek istisna Satürn’ün ayı Hyperion’dur. Bu ay, oldukça şiddetli bir etki görmüş olmalıdır ki uzayda düzensiz bir biçimde yuvarlanan patates şeklinde bir kayaya dönüşebilsin.</p>
<p>34. Işık hızının herkes için aynı olduğunu nereden biliyoruz?</p>
<p>- Bu, özel görelilik teorisinin ardındaki iddiadır ve tam olarak açık değildir. Trenin hızı istasyonda duran biri için saatte 200 km olabilir fakat diğer yönden gelen bir tren için saatte 400 kilometre olabilir. Einstein’ın nasıl hareket ettikleri önemli olmaksızın ışık hızının herkes için aynı olduğu iddiası, Cenevre’deki CER N uzmanları tarafından onaylandı. Atom-altı partikülleri ışık hızının yüzde 99.975’ine kadar hızlanabilmişlerdir fakat saldıkları ışık hızı ölçüldüğünde saniyede 300,000 km olduğu görüldü. Bu da, Einstein’ın tahmin ettiği gibi partiküllerin sabit olduklarındaki hızıyla aynıdır.</p>
<p>35. Neden bazı insanlar çift eklemlidirler?</p>
<p>- Uzuvlarınızdaki asıl eklem sayısı, çok ağır gelişimsel anormallik durumları dışında çok fazla değişmez. Ancak eklemlerin iki ucunda kemikleri bir arada tutan bağ dokular, elastiklik anlamında bir insandan diğerine değişir. Gençler ve eklemlerini jimnastik ya da yogayla esneten insanlar, bizlere tuhaf gibi görünen bir dizi hareketi gerçekleştirebilir. Hipermobilite olarak da bilinen akıl almaz eklem konumlanmasının sebebi ya eklemlerdeki hizasız ve kusurlu kemiklerdir ya da ciltteki kolojen yapısını, bağ dokularını ve kemikleri etkileyen kalıtsal bir durum olan Ehlers-Danlos Sendromudur. Ayrıca eklem profriosepsiyonunu azaltan bazı insanlar da vardır. Böylece beyin bir eklemin ne kadar uzadığını doğru olarak algılayamaz ve kaslara düzgünce sinyal gönderemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-ii.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

