<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önemli Bilgiler &#187; Teknoloji</title>
	<atom:link href="http://www.onemlibilgiler.com/index.php/category/teknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onemlibilgiler.com</link>
	<description>Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir  -  La Bruyere</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 10:13:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Facebook Hakkında Bilmedikleriniz</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/facebook-hakkinda-bilmedikleriniz.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=facebook-hakkinda-bilmedikleriniz</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/facebook-hakkinda-bilmedikleriniz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 15:32:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arama listesi]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcıları]]></category>
		<category><![CDATA[facebook resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=641</guid>
		<description><![CDATA[1. Facebook’un 350 milyondan fazla aktif kullanıcısı var. 35 milyondan fazla kullanıcı her gün ‘durumunu’ güncelliyor ve bu da günde yaklaşık 55 milyon durum güncellemesi anlamına geliyor. 2. Her ay Facebook’a 2.5 milyardan fazla resim yükleniyor. 3. Ortalama bir Facebook kullanıcısının 130 arkadaşı oluyor ve ayda sekiz arkadaşlık isteği gönderiyor. 4. 18 yaş altındaki çocuklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="size-full wp-image-642 aligncenter" title="facebook" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/facebook.jpg" alt="" width="402" height="268" />1. Facebook’un 350 milyondan fazla aktif kullanıcısı var. 35 milyondan fazla kullanıcı her gün ‘durumunu’ güncelliyor ve bu da günde yaklaşık 55 milyon durum güncellemesi anlamına geliyor.</p>
<p>2. Her ay Facebook’a 2.5 milyardan fazla resim yükleniyor.</p>
<p>3. Ortalama bir Facebook kullanıcısının 130 arkadaşı oluyor ve ayda sekiz arkadaşlık isteği gönderiyor.</p>
<p>4. 18 yaş altındaki çocuklar için 2009 araştırmalarında Facebook en çok aratılan 100 kelimenin arasına girdi. Listede YouTube ve Google, Facebook’u geçen iki site oldu.<span id="more-641"></span></p>
<p>5. En iyi 500 okul arasında yakın zamanda yapılan bir ankete göre kabul görevlilerinin yüzde 10’u adaylarını değerlendirmek için Facebook gibi sosyal ağlardaki hesaplarına bakıyor. Kabul görevlilerinin yüzde 38’iyse gördükleri şeylerin başvuran adayı negatif anlamda etkilediğini söylüyor.</p>
<p>6. Facebook MySpace trafiğini ezip geçmekle kalmıyor, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nde Google’dan sonra en çok aratılan site olarak gösteriliyor.</p>
<p>7. Amerikalılar yılda 13.9 milyar dakikalarını Facebook’ta, beş milyar dakikalarınıysa MySpace’te geçiriyor.</p>
<p>8. 2003’te Harvard öğrencisi Mark Zuckerberg Facemash’i yarattı. Bu sitede lisans öğrencilerinin resimlerini yan yana koyuyordu ki insanlar hangi öğrencinin daha güzel olduğunu seçebilsin. Zuckerberg daha sonra Facemash’i Facebook hâline getirdi.</p>
<p>9. Facebook’un, kullanıcıların diğer sitelerde yaptıkları alış-verişlere göre bilgiler çıkartan tartışmalı reklam sisteminin bir parçası olan Beacon, 2009’da mahkemelere taşındı. Sonuç olarak Facebook’tan 9.5 milyon dolar ödemesi istendi.</p>
<p>10. Facebook bir ülke olsa dünyanın en büyük beşinci ülkesi olurdu. Listenin başındaysa Çin, Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Endonezya alırdı.</p>
<p>11. 2009’da bir acil servis görevlisi, boğulmuş ve sonra da dövülerek öldürülmüş New Yorklu bir kadının ceset fotoğrafını cep telefonu kamerasıyla çekti ve bu fotoğrafı Facebook’taki hesabına ekledi. Kısa bir süre sonra görevi kötüye kullanmadan ceza aldı ve işten atıldı.</p>
<p>12. İngiltere ve Galler’deki Katolik Kilisesi’nin başı, Facebook ve MySpace’in çocukları intihara yöneltebileceği konusunda uyarıda bulundu. Sebep olarak da bu tarz sitelerin gençleri geçici ilişkiler oluşturmaya ve toplum hayatını insanlıktan uzaklaştırmaya teşvik etmesi gösterildi.</p>
<p>13. Facebook’ta ‘Zayıfla ya da Bunu Yapmaya Çalışırken Öl’, ‘Beni Besleyen Şey Öldürür’ gibi yeme bozukluğu grupları da var. Bu tarz yeme bozukluklarıyla ilgili siteler internette genelde anonim olarak çıksa da Facebook’ta giderek büyüyen varlıkları herkesin ulaşabileceği bir hâle gelmelerini sağlıyor.</p>
<p>14. Yeni Oxford Sözlüğü, 2009 senesi kelimesinin Facebook gibi sitelerde birini arkadaş listesinden çıkartmak anlamında kullanılan ‘arkadaşlıktan atmak’ kelimesi olduğunu belirtti. Ancak kelimenin doğru kullanılıp kullanılmadığına dair bazı çekişmeler var.</p>
<p>15. 39 yaşındaki Pennsylvanialı bir baba, 13 yaşındaki kızına Facebook üzerinde cinsel ilişkiye girme isteğinde bulunduğu için tutuklandı.</p>
<p>16. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre Facebook kullanıcılarının kullanmayanlara göre daha düşük notları var.</p>
<p>17. İlk olarak üniversite öğrencileri için yaratılmış olan Facebook’un bugün 26 yaş üstü kullanıcıları toplam Facebook nüfusunun yüzde 60’ını oluşturuyor.</p>
<p>18. Ortalama Facebook kullanıcıları günün elli beş dakikasını sitede geçiriyor. ‘Beğen’ butonunu ayda dokuz defa kullanıyor ve her ay 25 yorum yazıyor.</p>
<p>19. Facebook kullanıcılarının yaklaşık yüzde 70’i Amerika Birleşik Devletleri’nin dışından.</p>
<p>20. Ünlü ekonomi dergisi Forbes, Facebook’un yaratıcısı/sahibi 25 yaşındaki Mark Zuckerberg’i dünyanın en genç milyarderi ilân etti.</p>
<p>21. Suriye, Çin, Vietnam ve İran’da Facebook yasak.</p>
<p>22. 2009 senesi Aralık ayında Facebook’ta 250 milyondan fazla aktif kullanıcı vardı. 2004 Aralık’taysa yalnızca bir milyon.</p>
<p>23. Facebook’ta kullanım koşulları yöneticisi olan Tim Sparapani, yüzlerce milyon insanın özel bilgilerini online paylaşmak konusunda bir dakika olsun durup düşünmediklerini söyledi.</p>
<p>24. Facebook’a yatırım yapan ilk kişi, PayPal’un ortak kurucusu Peter Thiel’dir ve 2004 Haziran ayında 500,000 dolar yatırımda bulunmuştur.</p>
<p>25. 2005’te Doğu Asya’nın en zengin adamı Li Hu Shing, Facebook’a 120 milyon dolarlık yatırımda bulundu.</p>
<p>26. Eylül 2009’da Zuckerberg ilk defa Facebook’un nakit akışında pozitif olduğunu itiraf etti. Bu da Facebook’un harcadığından daha fazla para kazandığı anlamına geliyor.</p>
<p>27. Lamebook.com isimli sitede, Facebook’a yazılan komik ve gereksiz güncellemeler yayınlanıyor.</p>
<p>28. Facebook’un Amerika Birleşik Devletleri’nde en hızlı büyüyen kesimi 55 yaş ve üstü kadınlardan oluşuyor.</p>
<p>29. Öğrenci fotoğraf ve profillerinin yer aldığı Harvard Üniversitesi öğrenci idaresinden ismini alan Facebook’un asıl ismi thefacebook’du ve yalnızca Harvard öğrencileri kullanabiliyordu. 2005 senesinde site Facebook adını aldı.</p>
<p>30. Facebook Aralık 2009’da güvenlik ayarlarını değiştirdiğinde Zuckerberg’in bir zamanlar özel olan fotoğrafları herkes tarafından görülebilir hâle geldi.</p>
<p>31. Hem vatandaşlar hem de polis departmanları, şüphelenilen suçluları bulmak için Facebook’u kullanıyor.</p>
<p>32. Facebook kullanıcılarının 100 milyonu Afro-Amerikan, yüzde 9’u Latin kökenli, yüzde 6’sı Asyalı.</p>
<p>33. 20 yaşındaki bir IBM çalışanı, sigorta firmasından aldığı hastalık iznini kaybetti, çünkü depresyonda olduğunu söylerek aldığı izin sırasında Facebook’a koyduğu fotoğraflar hayli mutlu olduğunu gsöteriyordu.</p>
<p>34. Kızlar, arkadaşlarıyla Facebook’ta çok fazla konuşarak anksiyete ve depresyon sorunları yaşayabilir. Aynı problemi sürekli olarak konuşmak sağlıksız bir takıntıya dönüşebiliyor.</p>
<p>35. 1 Temmuz 2009’da Michael Jackson’ın ölümüyle hayran sayfası Facebook’un en popüler sayfası hâline geldi. Daha önceleri Facebook’taki en popüler kişi Amerikan Başkanı Barack Obama’ydı (6 milyon hayran).</p>
<p>36. Usocial isimli bir internet sitesi, müşterilerine Facebook arkadaşları ve hayranları satma hizmeti sunuyordu. Facebook’tan bu konuyla ilgili olarak bir uyarı almasına rağmen site yöneticileri, aktivitelerini tamamen durdurmayacaklarını söyledi.</p>
<p>37. Aralık 2009 tarihli bir Facebook gönderisi bir böbrek bağışı yapılmasını sağladı.</p>
<p>38. Farmville oyununun Facebook üzerinde 60 milyon oyuncusu bulunuyor. Farmville’le beraber Mafya Savaşları diğer Facebook oyunlarının da yapımcısı olan Zynga, yıllık 200 milyon dolardan fazla bir gelir elde ediyor.</p>
<p>39. Amerika Birleşik Devletleri’nde 13 ile 17 yaş arası insanların yüzde 54.7’sinin Facebook hesabı var.</p>
<p>40. Facebook için uygulama geliştiren 800,000’den fazla insan var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/facebook-hakkinda-bilmedikleriniz.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Zamanların En İyi Soruları – Bölüm III</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%25e2%2580%2593-bolum-iii</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 12:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bayat ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[bira rengi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük patlama]]></category>
		<category><![CDATA[deja vu]]></category>
		<category><![CDATA[güvercin kafaları]]></category>
		<category><![CDATA[helyum balonu]]></category>
		<category><![CDATA[kabin ışıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kabus]]></category>
		<category><![CDATA[kainat soğuğu]]></category>
		<category><![CDATA[kaşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[kendi kendine konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[matematik müziği]]></category>
		<category><![CDATA[merak edilen sorular]]></category>
		<category><![CDATA[metal plaka]]></category>
		<category><![CDATA[parmaklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[prostetik]]></category>
		<category><![CDATA[seçkisiz sayılar]]></category>
		<category><![CDATA[streç film]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk kanatları]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[uzay araçları]]></category>
		<category><![CDATA[yer çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım enerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[1. Bayatladıklarında kek ve ekmek neden sertleşir de bisküviler yumuşar? - Bu durum üzerine pek çok kitap yazılmıştır. Ekmek için asıl cevap, undaki nişasta kristalleriyle ilgilidir. Bu kristaller pişirme sırasında jelatin hâline gelir (su toplar ve yumuşaklaşırlar). Nişasta birkaç gün içerisinde geriye hareket adı verilen bir süreçten geçerek yavaşça yeniden kristalleşir, böylece ekmek sertleşir. Bisküvilerdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-303 aligncenter" title="big_bang_2_3_2" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/big_bang_2_3_2.jpg" alt="big_bang_2_3_2" width="481" height="329" /></p>
<p>1. Bayatladıklarında kek ve ekmek neden sertleşir de bisküviler yumuşar?</p>
<p>- Bu durum üzerine pek çok kitap yazılmıştır. Ekmek için asıl cevap, undaki nişasta kristalleriyle ilgilidir. Bu kristaller pişirme sırasında jelatin hâline gelir (su toplar ve yumuşaklaşırlar). Nişasta birkaç gün içerisinde geriye hareket adı verilen bir süreçten geçerek yavaşça yeniden kristalleşir, böylece ekmek sertleşir. Bisküvilerdeki nişasta da aynı süreçten geçer fakat çoğu bisküvi tarifinde bulunan şekerin etkisi bunun üzerine çıkar. Şeker atmosferden su toplar ve bu da dışarıda kalan bisküvilerin yumuşamasına sebep olur. Kekler tarifine göre her iki şekilde de bayatlayabilir ve bu iki yoldan birinde olması, tarifteki diğer içeriklerden de büyük ölçüde etkilenebilir.<span id="more-302"></span></p>
<p>2. Yıldırımdan enerji üretilebilir mi?</p>
<p>- Evet, bu yapılabilir. Ancak kuvvetle muhtemel pratik olmayacaktır, çünkü kısa süreli bir enerji kaynağından enerji saklayabilecek bir kapasitör tasarlamak gibi bazı problemler ortaya çıkar.</p>
<p>3. Helyum balonları bir uzay gemisinin yukarısına çıkabilir mi?</p>
<p>- Hayır, bir uzay gemisinde ‘yukarısı’ diye bir şey yoktur, çünkü bize ‘aşağı’nın neresi olduğunu söyleyen dış çekimsel bir alan yoktur. Çekimin olmadığı yerde balonu itecek ya da çekecek bir kuvvet olamaz.</p>
<p>4. Kafamdaki bir metal plaka kafamın mıknatısa yapışmasına sebep olur mu?</p>
<p>- Hayır, çünkü prostetik amaçlarla kullanılan titanyum gibi metaller, demir-mıknatıssal olmayan alaşımlardır. Yani rahatlayabilir ve bir mıknatısa yapışma korkusu taşımadan kafanıza bir metal plaka taktırabilirsiniz.</p>
<p>5. Müzikte matematik var mıdır?</p>
<p>- Evet, matematik ve müzik arasında belli bir bağ vardır. Tellerin uzunluğundan Bach’ın kantatasında üretilen notaların simetrisine kadar uzanan bir ilişkidir bu.</p>
<p>6. Bilgisayarlar sahiden seçkisiz sayılar üretebilir mi?</p>
<p>- Evet ve bunun sebebi elektrikli unsurlardaki ısının içerideki elektronların tahmin edilmez biçimde hareket etmesine sebep olmasıdır. Bu hareket elektronik olarak yakalanabilir ve seçkisiz sayılar olarak bir dizi hâlinde sayısallaştırılabilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-304 aligncenter" title="327musicmaths" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/327musicmaths.jpg" alt="327musicmaths" width="350" height="234" /></p>
<p>7. Tavuklar neden uçamaz?</p>
<p>- Yaban tavukları kesinlikle uçabilir ve uçarlar da. Ancak binlerce senedir boyutlarına göre yetiştirildiklerinden artık bir ağacın tepesine kanat çırpamayacak kadar ağırlaşmışlardır. Açık alanda yemlenen tavukların bir kanatlarındaki uçma tüyleri de aynı zamanda kesilir. Böylece tavuklar kısıtlı bir alanda uçabilirler ve bu da kaçmalarını engeller.</p>
<p>8. Güvercinler neden kafalarını sürekli oynatırlar?</p>
<p>- Bu konudaki en olası teoriye göre biz neden gözlerimizi döndürüyorsak onlar da bu yüzden kafalarını oynatıyor. Yani hareket ederken etraflarındaki görüntüyü sabitleştirebilmek için. Bir güvercin tekdüze yürürken çevresi nispeten aynı kalır ve kafasını oynatmaz. Ayrıca tüm kuşlar kafalarını oynatmaz, yani bu konuya tam olarak bir açıklık getirilememiştir.</p>
<p>9. Kaşınmak tam olarak nedir?</p>
<p>- Kaşınma ya da pruritisin sebebi boyutta yalnızca birkaç mikron olan hafif bir deri uyarısıdır. Büyük olasılıkla böcek ısırıklarını önlemek için bir uyarı mekanizması olarak gelişmiştir. Kaşıntı ani eşmeleri tetikler, çünkü size sıtma bulaştırmaya çalışan bir sineği öldürmenin en hızlı yolu budur.</p>
<p>10. Déjà vu açıklanabilir mi?</p>
<p>- 19.yüzyıl Alman çalışanlar déjà vu’nun bir çeşit bilişsel gaz olduğunu öne sürdü. Normalde aynı anda olan duyum ve algılama süreçleri bir şekilde senkronizasyonu kaybedince bu durum yaşanır. Modern insanlar bunu beyindeki geri getirme ve benzerlik işlemlerinin senkronize olmaması olarak algılar. Fakat daha pek çok teori vardır ve kimse cevabı tam olarak bilemez. Bu sebeple de cevap hayırdır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-305 aligncenter" title="250px-Beer" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/250px-Beer.jpg" alt="250px-Beer" width="250" height="315" /></p>
<p>11. Uçaklar kalkışa geçerken neden kabin ışıklarını karartırlar?</p>
<p>- Amaç yolcuların gözlerini karanlığa alıştırmaktır. Bu yalnızca rahatlık için yapılmaz aynı zamanda da bir güvenlik işlemidir. Uçak acil bir durumda boşaltılmak zorunda kalsa yolcuların gözleri dışarıdaki karanlığa bu sayede daha rahat alışır.</p>
<p>12. Neden beş el ve beş ayak parmağımız vardır?</p>
<p>- Bu büyük olasılıkla tesadüften başka bir şey değildir. Tüm tetrapodlar (memeliler, kuşlar, sürüngenler ve amfibileri de kapsayan omurgalı grubu) pendaktil bir soydan gelir. Pendaktil ‘beş parmaklı’ anlamına gelir ve bu basit düzen o soydan gelen tüm hayvan gruplarında korunmuştur. Tetrapodların ortak ataları, Devon döneminde yaklaşık 365 milyon yıl önce yaşayan lob-kanatlı balıklardır. Fosil kayıtları ayrıca kanatlarında aynı anda altı ya da yedi ‘parmağı’ olan balıkların varlığını gösteriyor fakat beş parmaklı formların hayatta kalıp karada yaşayan kalıplardan olmasının asıl sebebi bilinmiyor. Büyük olasılıkla daha az parmak kemiğinin olması her birinin daha kuvvetli olmasına izin verdi ve bu da sudan çıkarken sürünme konusunda yardımcı oldu. Ancak beş sayısının sihirli bir tarafı yok ve sıralı evrimsel baskılar pek çok türün parmakları birleştirerek çevrelerine daha uyumlu, daha kalın ve güçlü pençeler, ayaklar edinmesine sebep oldu.</p>
<p>13. Bira neden kahverengi, üstü de beyazdır?</p>
<p>- Kahverengi, arpa tanelerinin filizlenerek kavrulmasına izin verilmesiyle oluşan malttan gelir. Düşük bir kavrulma derecesi, açık renk bir biranın ortaya çıkmasının sağlar. Daha yüksek bir derece daha koyu renk bir bira elde edilir. Hancıların açık renkli biralarına konsantre sülfrik asit ekleyerek hemen kahverengine dönmesini sağlamak üzere şekere karbonat attığı, içinlerin midesinde ani sorunlara sebep olan 19.yüzyıl döneminde yaşamadığınıza şükretmek gerekir. Üstteki köpükler, ince bir sıra likit birayla çevrilidir fakat bu sıra öyle incedir ki beyaz ışığın etkisinin üstüne çıkabilecek kadar yeterli ışık ememez. Köpüklerin yüzeyinden yansıyan ışık, ayrıca beyaz kalır ve böylece biranın üst kısmı beyaz olur.</p>
<p>14. Peynir yemek insana kabus gördürür mü?</p>
<p>- Uykudan önce yediğiniz her ağır şey Hızlı Göz Hareketi (REM) uykunuzda daha fazla vakit geçirmenize dolayısıyla da daha fazla rüya görmenize sebep olur. Peynirin rüya görme konusunda ekstra bir etkisi olduğuna dair (iyi ya da kötü) bir kanıt yoktur.</p>
<p>15. Kainatın en soğuk yeri neresidir?</p>
<p>- Kainatın en soğuk yeri, yeryüzünden 5000 ışık yılı uzak bir toz ve gaz bulutu olan Boomerang Nebula’dadır. -272 C°’lik bir sıcaklığı vardır ve yaşlanan merkezi yıldızından kopan gaz ve tozların hızlı büyümesinden oluşur.</p>
<p>16. İnsanın kendi kendine konuşması sahiden delilik belirtisi midir?</p>
<p>- İnsanların özellikle stres anlarında ve yalnızken kendi kendileriyle yüksek sesle konuştukları ‘özel konuşma’ denilen fenomen tamamen doğaldır.</p>
<p>17. Streç film nasıl yapışır?</p>
<p>- Streç filmler ya PVC’den ya da yapışmasını sağlaması için işlemden geçen yüksek yoğunlukta polietilenden yapılır. Streç filmi açtığınızda bir katın yüzeyindeki elektronların bazıları bitişik kata çekilir. Bu pozitif ve negatif elektrostatik yük parçaları yaratır. Streç film iyi bir yalıtkan olduğundan bu yük uzunca bir süre için karşı koyar. Streç filmi kendi etrafına ya da bir başka yalıtkana (cam gibi) sardığınızda elektrostatik yük diğer yüzeyde karşıt bir yüke neden olur ve ikisi birbirine yapışır. Bunu metal gibi bir iletkende denerseniz yapışmaz çünkü yük dağılmış olur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-306 aligncenter" title="sweet-potato-biscuits-de" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/sweet-potato-biscuits-de.gif" alt="sweet-potato-biscuits-de" width="334" height="417" /></p>
<p>18. Büyük Patlama’da ses çıktı mı?</p>
<p>- Ses yoğunluktaki dalga benzeri değişimlerden kaynaklandığından gerçek bir boşlukta herhangi bir şey duymanın olanağı yoktur. Böyle olabilse bile Kainatın ilk evreleri boşluk değildi; hidrojen ve iyonlaşmış gazlarla doluydu. Büyük Patlama sonucu ortaya çıkan ses, direkt olarak duyulamayacak kadar düşük frekansta olurdu fakat gerçek kozmik bilgiler kullanıp frekansı artıran Washington Üniversitesi’nden kozmolojist Profesör John Cramer sesin simülesini yaptı.</p>
<p>19. Uzay araçlarında yapay yer çekimi nasıl yaratılır?</p>
<p>- Uzun görevlerdeki astronot incelemeleri, ağırlıksızlığa uzun süre maruz kalmanın kas ve kemikleri zayıflattığını göstererek bilim adamlarının uzay araçlarında yapay çekim yaratma yollarını aramasına sebep oldu. İlk uzay yolculuklarından bile önce Werner Von Braun gibi öngörülü kimseler yer çekimini andıran merkezkaç etkisi yaratmak için uzay araçlarını döndürmeyi önerdi. Ancak 1960’lar ve 1970’lerde yapılan deneyler, 2 rpm’den daha fazla olan rotasyon oranlarının insanların midesini bulandırdığını gösterdi. Bu kötü bir haberdi. Bu yavaş dönüş oranıyla, yeryüzündeki gibi bir yer çekimini taklit edebilecek bir etki yaratabilmek için uzay aracının yaklaşık 450 metrelik bir çapa sahip olması gerekirdi. Mühendisler hâlâ bu sorunu çözmeye çalışıyor fakat henüz çok az başarı gösterilebildi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden bir grup, ‘çekimsel jimnastik’ deneyi yaptı ve astronotların, kısa süreli yapay yer çekimini tadabilmesi için insan büyüklüğünde savurmalı kurutuclar yapıldı. Ancak böyle bir durumda rotasyon oranı uzay aracından yüksek (23 rpm) olmalı ki mide bulantısı problemi yaşanmasın. Uzay aracının kalıcı olarak 1G ya da doğal olarak kendi çekimini yaratabilecek kadar büyük bir bina veya aracı hızlandırmasını sağlamak gibi farklı yollar da var. Ancak her iki metod da şimdilik teknolojik yetilerimizden fazlasıyla uzak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/tum-zamanlarin-en-iyi-sorulari-%e2%80%93-bolum-iii.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filmler Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/filmler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=filmler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/filmler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 16:14:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[film numaraları]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[filmlerin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[makara film]]></category>
		<category><![CDATA[renkli filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ses illüzyonları]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz film]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[siyah-beyaz filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[1. İlk selüloz makara film 1887 senesinde Newark, New Jerseyli bir piskopaz olan Hannibal Goodwin tarafından geliştirildi. 2. 1891’de Thomas Edison’ın şirketi, ilk sinema kamerası olan Kinetograph’ı sundu ancak playback için bir projektör yapılamadı. 3.Bunun yerine şirket ‘Vitascope’ isimli bir makinenin üretim haklarını aldı. Anlaşmanın şartlarından biri, Edison’ın ürünün yaratıcısı olarak gösterilmesiydi. 4. Edison’ın ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-268 aligncenter" title="filmstrip" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/filmstrip.jpg" alt="filmstrip" width="348" height="267" /></p>
<p>1. İlk selüloz makara film 1887 senesinde Newark, New Jerseyli bir piskopaz olan Hannibal Goodwin tarafından geliştirildi.</p>
<p>2. 1891’de Thomas Edison’ın şirketi, ilk sinema kamerası olan Kinetograph’ı sundu ancak playback için bir projektör yapılamadı.</p>
<p>3.Bunun yerine şirket ‘Vitascope’ isimli bir makinenin üretim haklarını aldı. Anlaşmanın şartlarından biri, Edison’ın ürünün yaratıcısı olarak gösterilmesiydi.<span id="more-267"></span></p>
<p>4. Edison’ın ilk filmlerinden birinde dansçılar ortaya çıkarken diğerinde İskoçya kraliçesi Mary’nin boynunun kesilmesi sahnesi yer alıyordu. İkincisi ilk korku sahnesi olarak görülebilir.</p>
<p>5. 1908’de uygunsuzluktan şikayet edenler sebebiyle New York şehri tüm Kinetoscope sinema salonlarını kapattırdı.</p>
<p>6. The Jazz Singer’ın yapılmasından 30 sene kadar önce William Kennedy Laurie Dickson, senkronize sesleri olmayan bir film yaptı. Filmde iki adam keman eşliğinde dans ediyordu.</p>
<p>7. Pek çok bilindik film sesleri aslında ses illüzyonlarıdır. Kar? Üzerinde mısır unu bulunan buz parçaları. Uçan kuşar? Etrafa atılan deri eldivenler. Parçalanan kafalar? Donmuş marul parçalarının parçalanması.</p>
<p>8. ‘Walla’, kalabalığın çıkardığı mırıltıyı ifade etmek için kullanılan bir kelimedir ve aslında bu da işitsel bir illüzyondur. Birkaç insanın aynı anda ve arka arkaya ‘walla’ demesi büyük bir gurup insanın konuştuğu izlenimini verir.</p>
<p>9. İlk zamanlarda çıkan renkli film yöntemlerinden biri olan Kinemacolor da bir illüzyondan faydalanmıştır. Kırmızı ve yeşil filtrelere yansıtılan siyah-beyaz filmle seyircilere renkleri algıladıkları izlenimi verildi.</p>
<p>10. Zaman çevrimi bir diğer standart film numarasıdır. On Emir isimli filmde Musa Kızıl Deniz’i ikiye ayırdığında film yapımcıları bir tanka boşalan suyu çektiler ve sonra çektikleri görüntüyü tersten aldılar.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-269 aligncenter" title="film" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/film.jpg" alt="film" width="322" height="412" /></p>
<p>11. ‘Deprem’ isimli filmin galasındaki sarsıcı Sensurround efekti o kadar yoğundu ki bir izleyicinin kaburgası çatladı.</p>
<p>12. Üstelik sinema salonundaki en tehlikeli şey bu bile değildi. Yağlı patlamış mısırların kalorisi 1,600 kaloriydi. Buna diyet kola bile bir şey yapamaz.</p>
<p>13. Çoğu aksiyon filmi yangın numaralarıyla işler ve şaşırtıcı bir biçimde bu numaralar oldukça soğuk geçer. Dublörler ciltlerine soğuk bir yanma geciktirici jel sürer, sonra da aynı ürünün sürüldüğü Nomex iç çamaşırları giyerler.</p>
<p>14. Son kat yanıcı lastik solüsyondur, çünkü lastik solüsyon dumanı, çocuklara asla içlerine çekmemeleri gerektiğini söylediğimiz bir şeydir. Yönetmenler de yanma sahnelerini mümkün olduğunca daha az karede çekmeye çalışır.</p>
<p>15. Mekanik dublörlerin en ünlü olanlarından biri -Jaws’ın köpekbalığı- ilk başta oldukça inatçıydı. Hidrolikleri tuzlu suda çürüyünce Stephen Spielberg köpekbalığının bakış açısından birkaç sahneyle asıl sahneleri değiştirmek durumunda kaldı.</p>
<p>16. IMAX formatı, Kanadalı dört genç film manyağı tarafından geliştirildi. Dördü, potansiyel Japon yatırımcıları etkileyebilmek için havalı bir ofis yaptırdı. Bu fikirleri işe yaradı da. Girişimi Fuji Bank destekledi.</p>
<p>17. Daha sonra bu Kanadalılar 35 mm formatından 10 kat büyük bir film çekebilecek sistemi yaratmaya çalıştılar.</p>
<p>18. Bir IMAX projektörün ağırlığı erkek bir hipopotamınki kadardır ve 5 milyon dolar eder. Işığı öyle parlaktır ki yukarı doğru tutulursa Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlar tarafından görülebilir.</p>
<p>19. Apollo 13, Armageddon ve 80 Günde Devr-i Alem, NASA’nın Uzay İstasyonu’nda bulunduruğu filmler arasındadır.</p>
<p>20. ‘So I Married an Axe Murderer’ da bu filmlerin arasında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/filmler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyon Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/televizyon-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=televizyon-hakkinda-bilmediginiz-20-sey</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/televizyon-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 16:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[en popüler televizyon programları]]></category>
		<category><![CDATA[renkli televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon sinyalleri]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[uydu sinyalleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=263</guid>
		<description><![CDATA[1. 17 Şubat 2009’da Amerika’daki televizyon kanalları yalnızca dijital işaretleri yayınlayabildi. Böylece son 55 yıldır Amerika’da süren televizyon sistemi bir süreliğine sona erdi. 2. Dijital televizyon sinyalleri 1080 çizgiye kadar resim aktarabilir. Bu ilerleme, 1926 senesinde John Logie Baird tarafından sunulan ilk televizyonla kıyaslanınca büyük bir olay. Bu televizyonda basit bir resmi göstermek için 30 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-264 aligncenter" title="television07" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/television07.png" alt="television07" width="488" height="312" /></p>
<p>1. 17 Şubat 2009’da Amerika’daki televizyon kanalları yalnızca dijital işaretleri yayınlayabildi. Böylece son 55 yıldır Amerika’da süren televizyon sistemi bir süreliğine sona erdi.</p>
<p>2. Dijital televizyon sinyalleri 1080 çizgiye kadar resim aktarabilir. Bu ilerleme, 1926 senesinde John Logie Baird tarafından sunulan ilk televizyonla kıyaslanınca büyük bir olay. Bu televizyonda basit bir resmi göstermek için 30 çizgi kullanılıyordu.</p>
<p>3. Baird’in televizyonu dikiz aletini andırıyordu. Bir ahşap, iğne, iplik ve mühür mumuyla bir arada tutuluyordu. İcadı kısmen mekanikti. Gönderiyi yapabilmek için resimleri kesen ve döner hâlde bulunan metal bir disk kullanılıyordu.</p>
<p>4. İki sene sonra Baird renkli televizyonu ortaya çıkardı ancak siyah-beyaz televizyon senelerce revaçtaydı. Çocukken siyah-beyaz televizyon izleyenler, renkli televizyonla büyüyenlere nazaran daha sık siyah-beyaz rüya görür. <span id="more-263"></span></p>
<p>5. 22 Ağustos 1932’de BBC, Baird sistemini kullanarak düzenli yayınlara başladı.</p>
<p>6. 1935’e gelindiğinde kullanılan yaklaşık 2000 Baird televizyonu vardı.</p>
<p>7. Şu an bulunan en büyük plazma televizyon Panasonic’in 103 inçlik televizyonu.</p>
<p>8. Tamamen elektronik televizyonun yaratıcısı Philo T.Farnsworth, televizyonun Tanrı’nın bir armağanı olduğunu ve bu kutsal araçtan faydalananları onun sorumlu tutacağını söyledi.</p>
<p>9. 14 yaşına gelmiş sıradan bir Amerikalı genç o ana kadar televizyonda ortalama 11,000 cinayet görmüştür.</p>
<p>10. 1 Temmuz 1941’de New York’ta yayınlanan ilk televizyon reklamı, Brooklyn Dodgers ve Philadelphia Phillies arasındaki bir beyzbol maçından önce gösterilen 20 saniyelik bir Bulova saati reklamıydı.</p>
<p>11. 2008’de Amerikan futbolu şampiyonluk müsabakaları arasında verilecek 30 saniyelik reklamların bedeli 2.7 milyon dolardı. Bu rakam dünyanın en pahalı reklam ücreti oldu.</p>
<p>12. Geçen Mart, geride bırakılan 80 yıl ve pek çok karton gözlüğün ardından BBC 3-D televizyon sistemini bir kez daha test etti.</p>
<p>13. Ağustos 2006’da NASA, Apollo 11’in televizyon gönderimlerinin orijinal kayıtlarını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>14. Dünyada en uzun süren talk show ya 1962’de yayınlanmaya başlayan İrlanda’daki Late Late Show’dur ya da 1954’te yayınlanmaya başlayan The Tonight Show’dur.</p>
<p>15. The Tonight Show’un formatı ve tarzı, The Late Late Show yayınlanmaya başladıktan birkaç ay sonra Johnny Carson’ın gelmesiyle anca oturduğundan hangi programın daha önce çıktığı tartışması ortaya çıktı.</p>
<p>16. Sony, 1970’lerde televizyon programlarını kaydedebilen VCR’ların satışlarına başlayınca film stüdyoları telif haklarından ötürü dava açtı. Üst mahkeme Sony’i haklı buldu.</p>
<p>17. İnternette yayınlanan ve bilgisayarlarda izlenilen videoların miktarı hızla yükseliyor. Mayıs 2008’de 7.5 milyar video izlenmiş.</p>
<p>18. Noel’de İngiliz halkına yaptığı konuşmadan 50 yıl sonra Kraliçe II.Elizabeth, kendi YouTube kanalını kurdu.</p>
<p>19. Cep telefonu kullanıcılarının yaklaşık yüzde 36’sı, direkt olarak telefonlarından video izliyor.</p>
<p>20. 20 ülkede yapılan bir araştırmaya göre CSI:Miami dünyanın en popüler programı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/televizyon-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Hakkında Bilmediğiniz Sekiz Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/internet-hakkinda-bilmediginiz-sekiz-sey.htm?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=internet-hakkinda-bilmediginiz-sekiz-sey</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/internet-hakkinda-bilmediginiz-sekiz-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 15:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet ağı]]></category>
		<category><![CDATA[internet bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[internet hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[internet tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=198</guid>
		<description><![CDATA[İnternet bundan kırk sene önce California Üniversitesi, Los Angeles laboratuvarlarında doğdu. Bugün tüm gezegeni kaplıyor ve 1.5 milyardan fazla insanın günlük rutininin bir parçası. Elbette interneti hep olacakmış gibi kabul etmek ve devam etmekte olan bir iş olduğunu unutmak çok kolay. Peki onu nasıl güçler şekillendiriyor, ne kadar büyüdü ve kendine ait bir aklı olacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet bundan kırk sene önce California Üniversitesi, Los Angeles laboratuvarlarında doğdu. Bugün tüm gezegeni kaplıyor ve 1.5 milyardan fazla insanın günlük rutininin bir parçası. Elbette interneti hep olacakmış gibi kabul etmek ve devam etmekte olan bir iş olduğunu unutmak çok kolay. Peki onu nasıl güçler şekillendiriyor, ne kadar büyüdü ve kendine ait bir aklı olacak mı? Bunu anlayabilmek için bazı soru ve cevaplar hazırladık.</p>
<p style="text-align: center;"> <img class="size-full wp-image-199 aligncenter" title="internet" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/11/internet.jpg" alt="internet" width="293" height="399" /></p>
<p>1. İnterneti kim kontrol eder?</p>
<p>Bunun gerçek cevabı ‘hiçkimse’dir. Ancak bu durumu herkes kabullenemiyor.</p>
<p>2. İnternetin kendine ait bir aklı olabilir mi?</p>
<p>Mühendislik anlamında bakıldığında insan beyni ve internetin karmaşık devre düğümleri arasında benzerlikler bulmak kolaydır. Yani internet için bilinç bir sonraki aşama olursa hiç şaşırmayın.<span id="more-198"></span></p>
<p>3. Peki bu ağ ne kadar büyük?</p>
<p>2008’de Google sistemlerinin bir trilyon farklı sayfa kaydettiğini duyurdu. Ancak bu bile gerçek büyüklüğün yalnızca ufak bir parçası olarak görülebilir.</p>
<p>4. Yalnızca bir internet mi var?</p>
<p>İnternet çoğu büyük ağlarda üniversiteler, iş yerleri ve benzer yerler tarafından çalıştırılan bağlantılı bilgisayarların tamamen farklı bir alaşımıdır. Yani tüm her şeyi ondan başka bir şey bağlayabilir mi?</p>
<p>5. İnternet de kredi krizinden etkilendi mi?</p>
<p> Gayrimenkul fiyatları düşüyor, büyümelerde ciddi bir düşüş var, altyapı planları çöküyor ve otoriteler felaketi bertaraf etmek için daha çok para basıyor. İşte görsel dünya böyle işliyor.</p>
<p>6. İnternetin kör noktaları nereler?</p>
<p>İnternet üzerinde uzak dursanız iyi olacak pek çok yer var. Bunların bazıları bilgisayarınızın virüslerle dolmasına sebep olabilir. Elbette bir de ‘karanlık delik’ler var.</p>
<p>7. İnternet çevreye zarar veriyor mu?</p>
<p>Atlantik’in öbür ucuna bir e-posta göndermek jet yakıtı harcamaz tabii ki ancak internetin de kendine ait dev bir karbon izi vardır.</p>
<p>8. İnterneti kapatmak mümkün mü?</p>
<p>En büyük siber hücumlar bile interneti yenmeyi başaramamışken hükümetlerin bundan daha iyi bir sonuç elde edeceği düşünülemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/teknoloji/internet-hakkinda-bilmediginiz-sekiz-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

