<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önemli Bilgiler &#187; beowulf</title>
	<atom:link href="http://www.onemlibilgiler.com/index.php/tag/beowulf/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onemlibilgiler.com</link>
	<description>Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir  -  La Bruyere</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 10:15:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Edebiyat Tarihinin En Etkileyici Yaratıkları</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 14:34:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[20.000 fersah]]></category>
		<category><![CDATA[alice harikalar diyarında]]></category>
		<category><![CDATA[baskerville laneti]]></category>
		<category><![CDATA[baskervillerin köpeği]]></category>
		<category><![CDATA[beast]]></category>
		<category><![CDATA[beowulf]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz zombi]]></category>
		<category><![CDATA[binbir gece masalları]]></category>
		<category><![CDATA[bokorlar]]></category>
		<category><![CDATA[bram stoker]]></category>
		<category><![CDATA[canterville hayaleti]]></category>
		<category><![CDATA[cthulunun çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz altında]]></category>
		<category><![CDATA[dev mürekkep balığı]]></category>
		<category><![CDATA[dr.jekyll]]></category>
		<category><![CDATA[dr.no]]></category>
		<category><![CDATA[dr.watson]]></category>
		<category><![CDATA[dracula]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyattaki yaratıklar]]></category>
		<category><![CDATA[edgar allan poe]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein]]></category>
		<category><![CDATA[frankenstein canavarı]]></category>
		<category><![CDATA[gherib ve agib]]></category>
		<category><![CDATA[grendel]]></category>
		<category><![CDATA[gulliverin gezileri]]></category>
		<category><![CDATA[h p lovecraft]]></category>
		<category><![CDATA[hades]]></category>
		<category><![CDATA[hamlet]]></category>
		<category><![CDATA[hayaletler]]></category>
		<category><![CDATA[herman melville]]></category>
		<category><![CDATA[homer]]></category>
		<category><![CDATA[hortlaklar]]></category>
		<category><![CDATA[ian fleming]]></category>
		<category><![CDATA[III.richard]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç karakterler]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz epik]]></category>
		<category><![CDATA[jabberwocky]]></category>
		<category><![CDATA[jonathan swift]]></category>
		<category><![CDATA[jules verne]]></category>
		<category><![CDATA[julius caesar]]></category>
		<category><![CDATA[kazıklı voyvoda]]></category>
		<category><![CDATA[kraken]]></category>
		<category><![CDATA[kurtadam]]></category>
		<category><![CDATA[lewis caroll]]></category>
		<category><![CDATA[lusca]]></category>
		<category><![CDATA[macbeth]]></category>
		<category><![CDATA[mark twain]]></category>
		<category><![CDATA[mary shelley]]></category>
		<category><![CDATA[mischmasch]]></category>
		<category><![CDATA[moby dick]]></category>
		<category><![CDATA[mr.hyde]]></category>
		<category><![CDATA[odysseus]]></category>
		<category><![CDATA[oscar wilde]]></category>
		<category><![CDATA[peter benchley]]></category>
		<category><![CDATA[robert louis stevenson]]></category>
		<category><![CDATA[scylla]]></category>
		<category><![CDATA[shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[sherlock holmes]]></category>
		<category><![CDATA[sihirli ada]]></category>
		<category><![CDATA[sir arthur conan doyle]]></category>
		<category><![CDATA[sleepy hollow efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[tiresias]]></category>
		<category><![CDATA[tom sawyer]]></category>
		<category><![CDATA[vlad dracula]]></category>
		<category><![CDATA[voodoo büyüleri]]></category>
		<category><![CDATA[washington irving]]></category>
		<category><![CDATA[werewolf]]></category>
		<category><![CDATA[zombiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Yazılı tarihin en eski dönemlerinden beri yıkımımızı amaçlayan pek çok kötü yaratık ve karakterler olmuştur. Ancak onların sunduğu fiziksel tehditten ziyade hepimizin içinde var olabilecek kötülükten dolayı onlardan korkarız. Aslında İngilizce’de canavar anlamına gelen ‘monster’ kelimesi dahi Latince ‘uyarmak’ anlamına gelen bir fiilden gelmektedir, yani bu canavarlar belki de bizleri kendi korku ve endişelerimiz konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yazılı tarihin en eski dönemlerinden beri yıkımımızı amaçlayan pek çok kötü yaratık ve karakterler olmuştur. Ancak onların sunduğu fiziksel tehditten ziyade hepimizin içinde var olabilecek kötülükten dolayı onlardan korkarız. Aslında İngilizce’de canavar anlamına gelen ‘monster’ kelimesi dahi Latince ‘uyarmak’ anlamına gelen bir fiilden gelmektedir, yani bu canavarlar belki de bizleri kendi korku ve endişelerimiz konusunda uyarmak için tasarlanmışlardır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-310 aligncenter" title="frankenstein" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/frankenstein.jpg" alt="frankenstein" width="454" height="582" /></p>
<p> <span id="more-309"></span>1. Frankenstein’ın Canavarı: Frankenstein – Modern Prometheus18 yaşındaki Marry Shelley tarafından 1816 senesinde, kocası Percy Bysshe Shelley ile Lord Byron’ın villasında kalırken yaratıldı. Kaldıkları süre içerisinde konuşma galvanizme ve hayalet öykülerin geldi. Bir gece Shelley romanın konseptini rüyasında gördü. Romanda büyük bir zamanını araştırmaya ayıran ve sonunda bir canavarı canlandırmayı başaran Victor Frankenstein’ın öyküsü anlatılıyor. Canavarın kaçtığını anlayınca Victor yaptığı şeyi bir sır olarak saklamaya çalışıyor. Bu sırada canavar, bir kulübenin bitişiğindeki viranede kalmaya başlıyor ve kulübede yaşayan De Lacey ailesini incelemeye başlıyor. Kulübeden de kaçarak Victor’ın kardeşi William’ı öldürüyor. Victor ve canavarı buzla kaplı bir alanda buluşuyor ve yaratık arkadaşlık için ona bir dişi yaratmasını istiyor. Eğer bunu yapmazsa ailesine bir şeyler yapacağıyla tehdit ediyor. Canavarı yakalamak için yemin ediyor fakat bunu başaramadan ölüyor. Roman iyiyle kötü arasında bir mücadele gibi ve hırsla sosyal sorumluluk arasındaki bağlantıyı tartışıyor. Klonlama ve genetik mühendislik alanlarındaki gelişmelerle ortaya çıkan etik sorunlarla roman bugünle de büyük bir bağlantı oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-312 aligncenter" title="dracula" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/dracula.jpg" alt="dracula" width="317" height="406" /></p>
<p>2. Kont Dracula: Eflak prensi Vlad Dracula (Kazıklı Voyvoda) hikâyelerine dayanarak pek çok vampir cinsi kont öyküsü yazılmıştır ancak bunların arasında en meşhur olanı Bram Stoker’ın 1897’de yazdığı Dracula’dır. Doğu Avrupa kültüründeki vampirlerin aksine Stoker’ın Dracula’sı aristokrat bir beyefendiden bahseder. İngiliz bir hukuk görevlisi olan Jonathan Harker’ı cezbederek bir gayri menkul takasında yasal destek sağlayabilmek için cazibesini kullanır. İngiltere’ye geldiğinde Harker’ın nişanlısı Wilhelmina Murrary’i ve arkadaşı Lucy Westenra’yı korkutur, kısa süre sonra da her gece kanını içmek ve onu bir vampire çevirmek için Lucy’nin yatağını ziyaret etmeye başlar. Lucy’nin talipleri Hollandalı doktor Abraham Van Helsing’i arar ve doktor, bu yaşananların vampirizmle ilgili olduğu sonucuna varır. Onu uzak tutabilmek için sarımsak kullanırlar fakat Dracula Lucy’i dışarı çekerek onu öldürür. Van Helsing ve bir grup adam, Lucy’nin yeniden canlanan cesedini öldürür, dinlenmek için ihtiyaç duyduğu pislik kutularını yok eder ve onu Transilvanya’ya geri sürerek gerekli ritüeller olmadan öldürürler. Kont Dracula, bu zamana kadar televizyon ve sinema filmlerinde, dizilerde en çok kullanılmış korku edebiyatı figürlerinden biridir. Dracula’nın hâlâ etkisini sürdürebiliyor olmasının sebebi etrafımızdakileri sorgulamamıza sebep olmasıdır. Transilvanya asilzadelerinden biri vampir olabiliyorsa herkes olamaz mı?</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-313 aligncenter" title="werewolf" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/werewolf.jpg" alt="werewolf" width="426" height="378" /></p>
<p>3. Kurtadam: İnsanların kurtlara dönüşmesiyle ilgili ilk hikâyeler, Lycaon’un Zeus’u kızdırması ve kurta dönüştürülmesiyle eski Yunan mitolojisine kadar dayanır. Kimileri de, yarı medeni insan gruplarının hâlâ insan eti yiyenleri vahşi yaratıklara benzeterek dışlamaya başladıkları yamyamlık dönemlerinin sonlarına dayandığına inanır. Orta Çağ dönemlerinde Avrupa’da kurtadam fenomeni oldukça yaygındı ve konuyla ilgili davalarda tanık olarak ortaya çıkanlar dahi vardı. Aslında Tetonik ve Slav milliyetlerinde kurtadamlar sıradan suçlulardan daha zararlı olarak görülüyorlardı ve hayvan transformasyonu sanatıyla ilgili bir okulun da var olduğu söyleniyordu. Bu süre içerisinde kurtadamlar edebiyatta popüler karakterler oldu. Özellikle Marie de France ve William’ın yazdığı Lais du Bisclavret ve Guillaume de Palerne’nin Werewolf romansı gibi pek çok Fransız eserde bu öğe kullanılmıştır. Modern kurtadam kurgusu, Sutherland Mnzies’den Hughes the Wer-wolf ve George W.M. Reynold tarafından yazılan Wagner the Wehrwolf isimli üç önemli romanla 19.yüzyılda başladı. En tanınmış kurtadam romanı 1933 senesinde Amerikalı yazar Guy Endorse’un yayınladığı ve daha sonra iki filmi çekilen (1962’de Kurtadamın Laneti ve 1975’de Kurtadam Efsanesi) Paris’in Kurtadamı isimli romandır. O zamandan beri kurtadamlar sayısız film, roman ve diğer tarzlarda kendini göstermiş, bize içimizdeki yaratığı anımsatmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-315 aligncenter" title="dr-jekyll-and-mr-hyde" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/dr-jekyll-and-mr-hyde1.jpg" alt="dr-jekyll-and-mr-hyde" width="446" height="316" /></p>
<p>4. Mr Hyde: İlk olarak Robert Louis Stevenson’ın 1886’da yazdığı kısa romanı Dr.Jekyll ve Mr.Hyde’ın Tuhaf Olayı’nda adı geçen Hyde, insan ruhunun karanlık tarafının bir göstergesidir. Kısa romanda kötü işlerle doldurduğu gizli yaşamının sıkıntısını yaşayan Dr.Henry Jekyll’ın tuhaf öyküsü anlatılır. Kendi yarattığı bir iksiri içerek doktor, Edward Hyde’a dönüşür ve sakladığı tarafı ön plana çıkar. Hyde zamanla daha güçlü bir hâl alır ve nihayetinde kontrolü ele geçirir. Gece geçirdiği bu dönüşüm nöbetlerinden birinde Sir Danvers Carew’ü canice öldürür. Scotland Yard’dan Müfettiş Newcomen ve Dr.Lanyon, Bay Utterson, Richard Enfield ve Jekyll’ın uşağı Poole da dâhil olmak üzere Jekyll’ın arkadaşları onu aramaya başlar. Hyde formülü yaratmaya çalışır fakat bunu başaramayınca sonsuza dek Hyde olarak kalacağını anlar. Sonunda zehir içmeden önce bir ifade yazar ve iki kişiliğini de öldürmüş olur. Stevenson insan doğasının ikiliği üzerine odaklanır fakat kısa roman, Victoria dönemi sosyal standartlarına karşılık cinsellik ya da ikinci bir yaşam yaratabilmek için ihtiyaç duyulan homoseksüelliği temsil ediyor olarak da yorumlanır.   </p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-317 aligncenter" title="grendel" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/grendel1.jpg" alt="grendel" width="486" height="359" /></p>
<p>5. Grendel: 700’lerin başında yazılmış olan epik şiir Beowulf, İngilizce dilinde hazırlanmış en eski epik anlatıdır. Dev savaşçı Beowulf’un antagonisti olan Grendel, Danimarka kralı Hrothgar’ın yeni içki holünü adamları uyurken öldürüp yutarak yerle bir etmiştir. Güney İsveç’ten Geat’ler olanları duyunca Hrothgar’a yardım için en önemli savaşçılarını gönderirler. Savaşçı Beowulf, içki salonunda elinde hiçbir silah olmadan uyuyor numarası yapar ve Grendel geldiğinde onu kolundan tutar. Kendini kurtarmak isteyen Grendel kolunu yerinden çıkarır ve ölmek için inine kaçar. Bunun öcünü annesi alır ve Hrothgar’ın en önemli savaşçısını bulunmadan önce öldürür. Bulunduktan sonra Beowulf anne canavarı da öldürür. Daha sonra Beowulf Geats’e dönerek iyi ve bilge bir kral olur. Şiir pek çok kitaba ilham olmuş, özellikle son otuz yılda filmlere de konu olmuştur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-318 aligncenter" title="The Hound of the Baskervilles" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/The-Hound-of-the-Baskervilles.jpg" alt="The Hound of the Baskervilles" width="481" height="345" /></p>
<p>6. Baskerviller’in Köpeği: Richard Cabell’ın hikâyesinden esinlenen Sir Arthur Conan Doyle Baskerviller’in Köpeği’ni 1901’de yayınlamıştır. Sir Charles Baskerville malikanesinin parkında ölü bulunduktan sonra ünlü dedektif Sherlock Holmes ve yardımcısı Dr. Watson tarafından bir soruşturma başlatılır. Devon’a tek başına giden Watson, kurbana yakın olanları soruşturur ve konuştuğu kişilerin çoğu ona Baskerville lanetinden, fundalıkta gezinen dev köpekten bahseder. Yerel efsaneye göre lanet, genç bir kadını kaçıran ve kadın elinden kurtulunca peşinden fundalığa giderek dev bir köpek tarafından kadınla beraber yenilen Sir Hugo Baskerville’le başlar. Bir dizi gizemli olay soruşturma devam ettikçe ortaya çıkar. Örneğin gece malikaneye yürüyen Bay Barrymore, fundalıkta dolaşan yalnız bir figür, uluyan köpekler ve Sir Charles ile Laura Lyons arasında öldüğü gece yapılan gizli buluşma, bu tuhaf olaylardan bazıları. Watson, fundalıkta yürüyen kişinin Holmes olduğunu keşfeder ve Baskerville mirasının varisinin köpeğin sahibi olduğunu çözer. Stapleton’ı suç üstü yakalarlar ve Stapleton fundalığa kaçarken yaratığı öldürürler. Bu sırada Stapleton da bataklıkta boğulur. Cehennemden gelen köpeğin hikâyesi, geceleri ortaya çıkan şeyler için olan sonsuz merakımızı körüklüyor ve hırsın sonumuzu getirebileceği konusunda bizleri uyarıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-319 aligncenter" title="DEC329-20A" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/giant_squid_fishing__01.jpg" alt="DEC329-20A" width="293" height="414" /></p>
<p>7. Dev Mürekkep Balığı: Bu karaketin çıkış noktası mitolojiden çok gerçeklik, çünkü dev mürekkep balıkları sahiden var. Dördüncü yüzyılda Aristoteles’in zamanından efsanelerde de bu yaratık görülür. Farklı ülkelerin dev mürekkep balığıyla ilgili farklı efsaneleri vardır. Örneğin Norveç’te kraken, Karayipler’de Lusca, eski Yunan’da da Scylla hikâyeleri vardır. Bu efsanaler 19.yüzyılda iki önemli romana esin kaynağı olmuştur: Herman Melville’in Moby Dick’i (1851) ve Jules Verne’in 1870’de yazdığı Denizler Altında 20,000 Fersah. Dev mürekkep balıkları, Ian Fleming’in Dr.No’sunda, Peter Benchley’nin de Beast’inde yer almıştır. Yaratık, ilk olarak H.P. Lovecraft’ın 1928’de yazdığı kısa öyküsü Cthulu’nun Çağrısı’nda görünen Cthulu’nun da temelini oluşturur fakat ölümünden önce ve sonra Lovecraft’ın diğer pek çok eserinde de (diğer yazarlarla beraber) bu motif görülür.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-321 aligncenter" title="zombies-3" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/zombies-31.jpg" alt="zombies-3" width="498" height="327" /></p>
<p>8. Zombiler: Zombi kelimesinin Afrika dilinde bir kökeni olsa da zombi fenomeninin hem Afrika’da hem de bokor adı verilen Voodoo büyücülerinin kara büyü yaptıkları Haiti’de başladığına inanılır. Bokorlar ya yaşayan birinin ruhunu alır ya da büyü kullanarak yeni ölmüş birini yeniden canlandırarak köle olarak kullanırlardı. Orta Çağ İran eserlerinden meşhur Binbir Gece Masalları’ndaki Gherib ve kardeşi Agib’in hikâyesi de zombi kurgusunun ilk oluşumlarındandır ve zombilere orada gulyabani adı verilir. Zombi edebiyatı adına atılmış bir diğer önemli adımsa Mary Shelley’nin Frankenstein’ıdır. Tam olarak bir zombi romanı olmasa da bu kitap cesetlerin yeniden canlandırılması fikrinin mistik bir ritüelden çok bilimsel bir süreç olduğunu anlatır. Bu ve 19.yüzyılda yazılmış diğer kitaplar, W.B. Seabrook’un yazdığı Sihirli Ada ve H.P. Lovecraft’in yazdığı Soğuk Hava, Mezarda, Eşikteki Şey, Yabancı, Pickman’in Modeli ve Herbert West-Canlandırıcı gibi daha sonraki eserlere esin kaynağı olmuştur. Zombiler, 1932’de çekilen ve Bela Lugosi’nin başrolünde oynadığı Beyaz Zombi başta olmak üzere sayısız filme de konu olmuştur.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-322 aligncenter" title="jabberwocky" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/jabberwocky.jpg" alt="jabberwocky" width="288" height="431" /></p>
<p>9. Jabberwocky: Jabberwocky, Lewis Caroll’ın ailesiyle Whitburn’de kalırken yazdığı bir şiirdir. Tuhaf bir yaratığın yenilgisinden söz eden şiir, ilk olarak ailesi için yazdığı Mischmasch isminde aylık bir yayında Anglo-Sakson Şiiri Kıtası adı altında çıktı. Resmi olarak Alice Harikalar Diyarı’nda ve Alice’nin Buldukları (1871) romanının bir parçası olarak yayınlandı ve bir şiirin nasıl yazılmaması gerektiği üzerine bir ders olarak düşünülmesine rağmen İngilizce dilinin en muhteşem saçma şiirlerinden biri oldu. Büyük zorluklarla pek çok farklı dile çevrildi ve Henry Kuttner’in yazdığı Mimsy Were; Frederic Brown’ın yazdığı Lewis Padgett, Jabberwock Gecesi; James Thurber’in yazdığı ‘Brillig’di De Ne Demek?’adlı çalışmaları da etkiledi.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-323 aligncenter" title="ghosts-in-the-Cloister" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/ghosts-in-the-Cloister.jpg" alt="ghosts-in-the-Cloister" width="462" height="331" /></p>
<p>10. Hayaletler: Dünyadaki her kültürün hayalet hikâyeleri vardır ve bu formların sahiden var olup olmadığına dair pek çok tartışmalar çıkmıştır. Hayalet hikâyeleri eski Yunan mitolojisine, özellikle de Odysseus’un tavsiye almak için Tiresias’ı ararken Hades’e gittiği Homer’ın Odysseus epiğine kadar dayanır. Bilinen en önemli edebi eserlerde hayaletler kullanılır ve bunların arasında Shakespeare’in Hamlet’i, Macbeth’i, Julius Caesar’ı ve III.Richard’ı, Washington Irving’in Sleepy Hollow Efsanesi, Mark Twain’in Tom Sawyer’ın Maceraları, Oscar Wilde’ın Canterville Hayaleti ve Jonathan Swift’in Gulliver’in Gezileri de vardır. Aynı zamanda büyük usta Edgar Allan Poe’nun eserlerinde de hayalet motifleri bulmak mümkündür. Dünyadan olmayan ruhlara karşı merakımızın bu denli popüler olmasının sebebi, bu formların da önceden insan olması. Her bir hayalet kenidi eşsiz hikâyesiyle bir zamanlar insandı. Bizlerin de günün birinde hayalet olabileceğimiz düşüncesi, tüm bu hikâyeleri daha da ilginç yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/edebiyat-tarihinin-en-etkileyici-yaratiklari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En İlginç Efsaneler ve Mitolojik Yaratıklar</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/efsaneler/en-ilginc-efsaneler-ve-mitolojik-yaratiklar.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/efsaneler/en-ilginc-efsaneler-ve-mitolojik-yaratiklar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 13:16:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[anu]]></category>
		<category><![CDATA[beowulf]]></category>
		<category><![CDATA[cath palug]]></category>
		<category><![CDATA[cyclops]]></category>
		<category><![CDATA[dev kedi efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[ejderha efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[enkidu]]></category>
		<category><![CDATA[gılgamış efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[göklerin boğası]]></category>
		<category><![CDATA[grendel]]></category>
		<category><![CDATA[homer]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz kralı]]></category>
		<category><![CDATA[ishtar]]></category>
		<category><![CDATA[japon efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[japon folklörü]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kiklop]]></category>
		<category><![CDATA[kral arthur]]></category>
		<category><![CDATA[minamoto yoshitsune]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik karakterleri efsanev]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik yaratıklar]]></category>
		<category><![CDATA[odessa]]></category>
		<category><![CDATA[odysseus]]></category>
		<category><![CDATA[polyphemus]]></category>
		<category><![CDATA[sümer efsaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[tek gözlü devler]]></category>
		<category><![CDATA[tengu]]></category>
		<category><![CDATA[wiglaf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın her yanında tarih boyunca, düşmanlarını ne pahasına olursa olsun yenmeye çalışmış efsanevi savaşçıların masalları olmuştur. Çoğunlukla bu kahramanlar normal insanlardan daha fazlasıyla karşı karşıya kalır ve her türlü tuhaf yaratığa karşı savaşmak zorunda oldukları anlatılır. İşte efsanevi savaşçılar ve mitolojik yaratıkların bir araya geldiği tuhaf masallardan bazıları. 1. Kral Arthur ve Dev Kedi: Kelt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Dünyanın her yanında tarih boyunca, düşmanlarını ne pahasına olursa olsun yenmeye çalışmış efsanevi savaşçıların masalları olmuştur. Çoğunlukla bu kahramanlar normal insanlardan daha fazlasıyla karşı karşıya kalır ve her türlü tuhaf yaratığa karşı savaşmak zorunda oldukları anlatılır. İşte efsanevi savaşçılar ve mitolojik yaratıkların bir araya geldiği tuhaf masallardan bazıları.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-279 aligncenter" title="king-arthur-and-the-giant-cat" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/king-arthur-and-the-giant-cat.jpg" alt="king-arthur-and-the-giant-cat" width="484" height="452" /></p>
<p><span id="more-278"></span>1. Kral Arthur ve Dev Kedi: Kelt mitolojisinde Cath Palug ismiyle bilinen dev kedinin Galler adası Anglesey’i işgal ettiği söylenir. Bir kediden beklenmeyecek bir şekilde annesi Henwen isimli dev bir domuzdur ve Arfon, Llanfair’de doğumundan hemen sonra kuvvetli bir domuz çobanı onu denize atar. Ancak Cath Palug bu şekilde ölmez ve Anglesey’e gelerek onun ölümcül potansiyelini anlayamayan Palug’un oğulları tarafından yetiştirilir. Kedi, dokuz iyi savaşçıyı öldürmüş ve yemiştir. Fakat Kral Arthur o sırada ava çıkmıştır. 6.yüzyılda yaşadığına inanılan (eğer yaşamışsa) Arthur’un bu korku veren yaratıkla karşı karşıya kaldığı ve İngiliz Keltleri’nin kralı ve kurtarıcısı olarak kendini bir kez daha kanıtladığı söylenir. Başkaları yaratığı bulup öldürme konusunda başarısızlığa uğrarken o bunu başarmıştır. Diğer taraftan bir başka efsaneye göre Arthur yaratıkla Geneva Gölü yakınlarında, Frnasa’da savaşmış ve kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-280 aligncenter" title="minamoto-yoshitsune-and-the-tengu" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/minamoto-yoshitsune-and-the-tengu.jpg" alt="minamoto-yoshitsune-and-the-tengu" width="486" height="477" /></p>
<p>2. Minamoto Yoshitsune ve Tengu: Tengu, eski Japon folklöründe yarı insan, yarı kuş biçimi alan mitolojik ruhlardır. Aslında dev gibi gagalarıyla tarif edilirler fakat aradan yüzyıllar geçtikte bu görüntü son derece büyük bir insan burnu şeklini almıştır. İnsan gibi vücutları ve uzuvları vardır ve genellikle büyük kanatlarıyla resmedilirler. Minamoto Yoshitsune 14.yüzyılda yaşamış ve Samurai sınıfına doğmuştur. Daha küçük bir çocukken babası rakip bir klan tarafından suikaste uğramış fakat Budist bir tapınağa sürgün edilip keşiş olması koşuluyla yaşamasına izin verilmişti. Bir gün genç Yoshitomo, ona dövüş sanatlarını, özellikle de yaşı geldiğinde babasının intikamını alabilmesi için kılıç kullanmayı öğreten Tengu’yle karşı karşıya gelmiş. Budizm’de Tengu genelde bölücü iblisler olarak görülür fakat seneler içerisinde bu imajı yumuşamış ve hâlâ ‘yaramaz’ olarak görülmelerine rağmen dağların ve ormanların koruyucuları olarak da algılanmaya başlamışlardır. Yoshitsune’nin bu olayı, Tengu’nun Japonya’yı savaşa sokma teşebbüsü olarak görülüyordu fakat zamanla Yoshitsune’nin efsanevi savaşçı itibarı büyüdüğü ve tengu itibarı da yumuşadığı için daha onurlu bir ışıkta görülmeye başlandı.   </p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-281 aligncenter" title="beowulf-and-the-dragon" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/beowulf-and-the-dragon.jpg" alt="beowulf-and-the-dragon" width="510" height="480" /></p>
<p>3. Beowulf ve Ejderha: ‘Beowulf’ isimli şiir, büyük Anglo-Sakson savaşçısı Beowulf’ujn hikâyesini anlatır. Beowulf yalnızca ağzından alevler püskürten bir ejderhayı öldürdüğü için değil, bunu yaşlı bir adam olarak yaptığı için de ünlüdür. Ejderha’nın ininden kölenin biri altın kupayı çalınca yaratık sinirlenir ve civardaki insanları ve evleri yakarak müthiş bir korku salar. Beowulf yaratıkla karşılaşmaya giderken yanına on bir adamını alır fakat her şey o ve ejderha arasında gerçekleşeceği için hiçbirine içeri girmemelerini öğütler. Kendine o kadar güveniyordur ki ejderha yalnızca alev püskürtebileceğinden o da yalnızca kılıcını kullanacağını söyler. Karşılaştıklarında kahraman canavarın kafasına eski kılıcıyla vurur fakat bu yalnızca kılıcı köreltir ve ejderhayı kızdırır. Ejderha, Beowulf’u yaralayan alevini püskürtür. Beowulf’unsa korunmak için kalkanından başka bir şeyi yoktur. O anda Wiglaf hariç tüm adamları kaçar. Wiglaf’sa koşarak yardımına gelir. Beowulf ejderhanın kafasına bir kez daha vurur ve kılıcı ikiye ayrılır. Artık iyice sinirlenen ejderha Beowulf’u boynundan ve omzundan ısırır, ona ölümcül yaralar verir. Fakat Wiglaf dikkati dağınıkken ejderhanın karnını yarar. Sonra Beowulf bıçağını alır ve yaratığın işini bitirir. Ancak kanındaki zehir ona ağır gelir ve Wiglaf’ı tahtına geçecek kişi ilân ettikten sonra Anglo-Saksonlar’ın en ünlü kahramını ölür.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-282 aligncenter" title="gilgamesh-and-the-bull-of-heaven" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/gilgamesh-and-the-bull-of-heaven.jpg" alt="gilgamesh-and-the-bull-of-heaven" width="509" height="358" /></p>
<p>4. Gılgamış ve Göklerin Boğası: Gılgamış Destanı, bir Sümer (eski Irak) şiiridir ve M.Ö. 27’de yaşamış ya da yaşamamış olan efsanevi bir kralın hikâyesini anlatır. Hikâyelerden birinde Gılgamış aşk ve savaş tanrıçası Ishtar’ın ilgisini çeker. Kral, tanrıçanın tüm ölümlü sevgilileri kötü sonlara uğradığından onu reddeder. Sinirlenen Ishtar göklere çıkar ve göklerin tanrısı olan babası Anu’dan ona göklerin boğasını vermesini ister. Bu sayede Gılgamış ve kentine zarar verecektir. Anu bunu kabul eder ve Göklerin Boğası’nı yeryüzüne gönderir. Boğa her nefes aldığında nefesi öyle kuvvetlidir ki yeri parçalar, insanların içlerine düşmesine, suyun kaybolmasına ve sebzelerin ölmesine sebep olacak kadar büyük yarıklar oluşturur. Gılgamış ve yardımcısı Enkidu, canavarı öldürmeyi başarır fakat zaferleri öyle ‘zariftir’ ki Enkidu kızgın Ishtar’ı aşağılayarak sıradakinin o olduğunu söyler ve boğanın bir budunu kopararak yüzüne fırlatır. Bu yaptığının bedelini daha sonra ödeyecektir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-283 aligncenter" title="odysseus-and-the-giant-cyclops-polyphemus" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/odysseus-and-the-giant-cyclops-polyphemus.jpg" alt="odysseus-and-the-giant-cyclops-polyphemus" width="515" height="332" /></p>
<p>5. Odysseus ve Kiklop Polyphemus: Homer’ın Odysseus’unun dokuzuncu kitabında kahraman Odysseus Kiklop adasına varır ve on iki adamıyla malzeme bulmaya çıkar. Geniş bir mağara bulurlar ve içeri girerler fakat burası davetsiz misafirlerden hiç hoşlanmayan dev Kiklop Polyphemus’un evidir. Onları içeriye hapsetmeden önce saldırır ve aralarından iki tanesini yer. Ertesi sabah ve akşam da aynısını yapar. Kaçmak isteyen Odysseus, Kiklop’a ağır bir şarap verir ve onu sarhoş eder. Polyphenus esirlerine isimlerini sorar ve karşılığında ‘hiçkimse’ cevabını alır. Dev kendinden geçince Odysseus ve adamları daha önceden gizlice sivrilttikleri büyük bir değneği gözüne sokarlar. Kiklop bağırarak onu ‘hiçkimsenin’ bu hâle soktuğunu söyler. Delirdiğini zanneden arkadaşları onu kaderine bırakırlar. Ertesi sabah geriye kalan esirler devin koyunlarının altına bağlar ve kaçarlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/efsaneler/en-ilginc-efsaneler-ve-mitolojik-yaratiklar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

