<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önemli Bilgiler &#187; Bilim</title>
	<atom:link href="http://www.onemlibilgiler.com/index.php/tag/bilim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onemlibilgiler.com</link>
	<description>Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir  -  La Bruyere</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 10:15:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gökyüzü Neden Mavidir?</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 15:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[dalga uzunlukları]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü neden mavi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç sorular]]></category>
		<category><![CDATA[ışık dalgaları]]></category>
		<category><![CDATA[komik sorular]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[neden gökyüzü mavidir]]></category>
		<category><![CDATA[önemli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[Berrak ve güneşli bir günde üzerimizdeki gökyüzü parlak mavi görünür. Akşamları gün batımı kırmızı, pembe ve turuncudan oluşan muhteşem bir gösteri hazırlar bizlere. Peki gökyüzü neden mavidir? Gün batımını kızıl yapan şey nedir? Bu sorulara cevap verebilmek için ışık ve yeryüzünün atmosferi hakkında bazı şeyler bilmemiz gerek. Atmosfer: Atmosfer gaz molekülleri ve yeryüzünü çevreleyen diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sky.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-568 alignleft" title="sky" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sky.jpg" alt="" width="378" height="283" /></a>Berrak ve güneşli bir günde üzerimizdeki gökyüzü parlak mavi görünür. Akşamları gün batımı kırmızı, pembe ve turuncudan oluşan muhteşem bir gösteri hazırlar bizlere. Peki gökyüzü neden mavidir? Gün batımını kızıl yapan şey nedir? Bu sorulara cevap verebilmek için ışık ve yeryüzünün atmosferi hakkında bazı şeyler bilmemiz gerek.</p>
<p>Atmosfer: Atmosfer gaz molekülleri ve yeryüzünü çevreleyen diğer maddelerin bir karışımıdır. Çoğunlukla nitrojen (yüzde 78) ve oksijen (yüzde 21) gazlarından oluşur. Argon gazı ve su (buhar, damla ve buz kristali biçiminde), en sık rastlanılan bir sonraki öğelerdir. Ayrıca toz, kurum, kül, polen ve okyanus tuzu gibi küçük katı partiküllerle beraber diğer gazlardan da az miktarlarda vardır.<span id="more-567"></span></p>
<p>Atmosferin oluşumu, bulunduğunuz yer, hava ve pek çok farklı şeye bağlı olarak değişiklik gösterir. Bir yağmur fırtınasından sonra ya da okyanus yakınlarında havada daha fazla su olabilir. Volkanlar, atmosferin üst kısımlarına kadar aşırı miktarda toz partikülleri çıkarabilir. Kirlilik de farklı gazlar, toz ya da kurum ekleyebilir.</p>
<p>Atmosfer yeryüzüne yakınlaştıkça yani aşağı noktalarda daha yoğun (kalın) olur. Yukarı çıkıldıkça da yavaşça incelir. Atmosfer ve uzay arasında keskin bir kırık yoktur.</p>
<p>Işık Dalgaları: Işık, dalgalar hâlinde yayılan ya da dolaşan bir tür enerjidir. Pek çok farklı tür enerji dalga olarak dolaşır. Örneğin ses titreyen hava dalgasıdır. Işık, titreyen elektrik ve manyetik alan dalgasıdır. Daha büyük titreyen elektromanyetik alanların küçük bir parçasıdır. Bu alana elektromanyetik tayf adı verilir.</p>
<p>Elektromanyetik dalgalar uzayda saniyede 299,792 kilometre gibi bir hızla ilerler. Buna ışık hızı adı verilir.</p>
<p>Işıma enerjisi, dalga uzunluğu ve frekansa göre değişir. Dalga uzunluğu, dalgaların üst noktaları (dalga tepesi) arasındaki uzaklıktır. Frekans, her saniyede geçen dalga sayısıdır. Işığın dalga uzunluğu ne kadar uzunsa frekansı ve içerdiği enerji de o kadar az olur.</p>
<p>Işığın Renkleri: Görünen ışık, gözlerimizin görebildiği elektromanyetik tayfın bir parçasıdır. Güneşten ya da bir ampulden gelen ışık beyaz gibi görünebilir ancak aslında birkaç rengin kombinasyonudur. Işığı prizmayla keserek tayftaki farklı renkleri görebiliriz. Ayrıca gökyüzünde bir gökkuşağı gördüğümüzde de tayflar görülebilir durumdadır.</p>
<p>Renkler sürekli olarak birbirlerine karışır. Tayfın bir ucunda kırmızılar ve turuncular vardır. Bunlar yavaş yavaş sarı, yeşili mavi, çivit mavisi ve mor renklerine bürünür. Renklerin farklı dalga uzunlukları, frekansları ve enerjileri vardır. Morun dalga uzunluğu, görünen tayftaki en kısa boyuta sahiptir. Yani frekansı ve enerjisi en yüksek renk mordur. En uzun dalga uzunluğuysa kırmızıdadır. Dolayısıyla kırmızının frekansı ve enerjisi en düşüktür.<a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/atmosfer.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-569 alignright" title="atmosfer" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/atmosfer.jpg" alt="" width="335" height="243" /></a></p>
<p>Havadaki Işık: Işık, yoluna hiçbir şey çıkmadığı sürece uzayda düz bir çizgi hâlinde dolanır. Atmosferdeki yoluna devam ederken toz ya da gaz moleküllerine çarpana dek düz bir biçimde ilerler. Dolayısıyla ışığın başına gelecekler dalga uzunluğu ve çarptığı şeyin boyutuna göre değişir.</p>
<p>Toz partikülleri ve su damlaları, görünen ışığın dalga uzunluğundan çok daha büyüktür. Işık bu büyük partiküllere çarpınca yansır ve farklı yönlerde geri gönderilir. Işığın farklı renkleri partikül tarafından aynı biçimde yansıtılır. Yansıtılan ışık hâlâ aynı renkleri içerdiği için beyaz görünür.</p>
<p>Gaz molekülleri, görünür ışığın dalga uzunluklarından daha küçüktür. Işık bunlara çarparsa farklı biçimde hareket eder. Işık bir gaz molekülüne çarparsa bir kısmı emilebilir. Bir süre sonra molekül ışığı farklı bir yöne doğru yansıtır (serbest bırakır ya da dışarı verir). Yansıtılan ışık, emilen renk nasılsa yine aynı renktedir. Işığın farklı renkleri farklı şekillerde etkilenir. Renklerin her biri emilebilir. Ancak daha yüksek frekanslı olanlar (maviler) daha düşük frekanslılardan (kırmızılar) daha sık emilir. Bu işleme Rayleigh yayınması adı verilir (1870’lerde bu durumu ilk açıklayan İngiliz fizikçi Lord John Rayleigh’nin ardından bu isim uygun görülmüştür).</p>
<p>Gökyüzü Neden Mavidir?: Gökyüzündeki mavi rengin sebebi Rayleigh yayınımıdır. Işık atmosferde ilerledikçe uzun dalga uzunluklarının çoğu doğruca içinden geçer. Kırmızı, turuncu ve sarı ışığın bir kısmı havadan etkilenir.</p>
<p>Ancak daha kısa dalga uzunlukları olan ışıkların bir çoğu gaz moleküllerince emilir. Emilen mavi ışık daha sonra farklı yönlere yansıtılır. Tüm gökyüzüne bu şekilde dağılır. Hangi yöne baksanız dağılan bu mavi ışığın bir kısmı size ulaşır. Yukarı baktığınız her yerde mavi ışığı gördüğünüzden gökyüzü mavi görünür.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sunset.jpg" rel="lightbox[567]"><img class="size-full wp-image-570 alignleft" title="sunset" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/sunset.jpg" alt="" width="427" height="319" /></a>Ufka daha dikkatli baktığınızda gökyüzünün rengi daha soluk görünür. Size ulaşmak için dağılan mavi ışık daha fazla havadan geçmek zorundadır. Bir kısmı da yine farklı yönlere doğru dağıtılır. Gözünüze daha az bir mavi ışık ulaşır. Ufka doğru gökyüzünün rengi daha soluk ya da beyaz görünür.</p>
<p>Gökyüzü ve Beyaz Güneş: Yeryüzünden bakıldığında güneş sarı görünür. Uzayda olsaydınız veya Ay’da, Güneş beyaz görünürdü. Uzayda güneş ışığını dağıtacak bir atmosfer yoktur. Yeryüzünde daha kısa dalga uzunlukları olan bazı ışıklar (maviler ve morlar) güneşin direkt ışınlarından dağılma yoluyla silinirler. Geriye kalan renklerin hepsi sarı görünür.</p>
<p>Ayrıca uzayda gökyüzü karanlık ve siyah görünür. Yani maviliğinden eser yoktur. Bunun sebebi atmosferin olmayışıdır. Gözünüze ulaşacak dağılmış bir ışık yoktur.</p>
<p>Gün Batımı Neden Kırmızıdır?: Güneş batmaya başladığında ışık size ulaşmadan atmosferin daha ileri noktalarına doğru ilerlemelidir. Işığın daha büyük bir kısmı yansıtılır ve dağılır. Size daha azı direkt olarak geldikçe Güneş de daha az parlak görünür. Güneşin kendisinin rengi de değişiyor gibi görünür. Önce turuncu olur, sonra da kırmızı. Bunun sebebi yine kısa dalga uzunluğu olan maviler ve yeşillerin dağılımıdır. Yalnızca daha uzun dalga uzunluğu olanlar, gözünüze kadar ulaşabilen direkt ışında kalır.</p>
<p>Batan güneşin etrafındaki gökyüzü, pek çok farklı renge girebilir. En harikulade görüntüler, havada çok sayıda toz ya da su partikülü olduğunda ortaya çıkar. Bu partiküller ışığı tüm yönlere dağıtır. Sonrasında ışığın bir kısmı size doğru geldiğinde daha kısa dalga uzunluğuna sahip olan renkler farklı ölçülerde dağıtılır. Daha uzun dalga uzunluklarını görürsünüz ve gökyüzü kırmızı, pembe ya da turuncu görünür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/genel/gokyuzu-neden-mavidir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dâhiler Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/dahiler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/dahiler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 12:32:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim adamları]]></category>
		<category><![CDATA[dâhiler]]></category>
		<category><![CDATA[dâhilerin yaşamları]]></category>
		<category><![CDATA[IQ]]></category>
		<category><![CDATA[nobel ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[zeki insanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[1. Nobel Ödülleri’ne aday gösterilip gösterilmediğinizi öğrenmek için ya ödülü kazanmak ya da 50 sene beklemek zorundasınız. Çünkü Nobel komitesi ödül adaylarını bu süre içerisinde açıklıyor. 2. 1956’da Nobel fizik ödülünü ileteçin icadıyla alan William Shockley, IQ seviyesi yeterince yüksek olmadığından çocukken dâhiler araştırmasına kabul edilmemişti. 3. 1968’de de tarih kendini tekrarladı. Luis Alverez, asal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-239 aligncenter" title="homer-simpson-brain-mri" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/homer-simpson-brain-mri.jpg" alt="homer-simpson-brain-mri" width="500" height="375" /></p>
<p>1. Nobel Ödülleri’ne aday gösterilip gösterilmediğinizi öğrenmek için ya ödülü kazanmak ya da 50 sene beklemek zorundasınız. Çünkü Nobel komitesi ödül adaylarını bu süre içerisinde açıklıyor.</p>
<p>2. 1956’da Nobel fizik ödülünü ileteçin icadıyla alan William Shockley, IQ seviyesi yeterince yüksek olmadığından çocukken dâhiler araştırmasına kabul edilmemişti.</p>
<p>3. 1968’de de tarih kendini tekrarladı. Luis Alverez, asal partiküller üzerine yaptığı çalışmayla Nobel ödülünü kazandı ancak Shockley gibi o da aynı araştırma programından dışlanmıştı.</p>
<p>4. Dâhiler araştırması 1928 senesinde Stanford Üniversitesi’nden Louis Terman tarafından yaratıldı. Terman, dâhileri bulabilmek için IQ testinin kullanılmasını teşvik eden kişidir ve ona göre 140’tan yüksek IQ’su olanlar dâhi olabilir.<span id="more-238"></span></p>
<p>5. Araştırmaya alınan çocuklarının hiçbiri Nobel ödülünü kazanamadı.</p>
<p>6. Araştırmaya katılanlardan Jess Oppenheimer TelePrompTer’ı icat etti ve Norris Bradbury Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’na alındı.</p>
<p>7. 19. ve 20. yüzyıl yaratıcı dâhilerinin çoğu birkaç kişiyle evlilik yaşamış. Bunlara örnek olarak Richard Feynman, Albert Einstein ve Bertrand Russell gösterilebilir.</p>
<p>8. Bir teoriye göre erkek dâhiler genelde risk almanın heyecanını seviyorlar ve bu da testosterone hormonuyla ilgili.</p>
<p>9. 1981’de Shockley ve insan ırkını geliştirmeye çalışan Robert Klark Graham, Güney California’da Germinal Tercih Havuzu’nu kurdu. Bu havuzda Nobel Ödülü kazananların ve yüksek IQ sahibi olanların spermleri bulunduruluyordu.</p>
<p>10. Graham 1997’de öldü. Germinal Tercih Havuzu ise 1999’da kapatıldı.</p>
<p>11. Dâhi olmak finansal güvence anlamına gelmiyor. Ohio Devlet Üniversitesi İnsan Kaynakları bölümünde yapılan bir araştırmada doğum oranının yüksek olduğu bir dönemde dünyaya gelen vasat ve düşük IQ’lu insanların, yüksek IQ’su olan insanlar kadar kolay para biriktirebildiği ortaya konuldu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-240 aligncenter" title="genius" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/12/genius.gif" alt="genius" width="325" height="293" /></p>
<p>12. Albert Einstein’ın Nobel Ödülü’nden kazandığı paranın çoğunu kötü yatırımlarda kaybettiği söyleniyor.</p>
<p>13. Avusturyalı bir pediatrist olan Hans Asperger, bugün Asperger sendromu adı verilen hastalığı tanımladı. Bu hastalığa yakalananlar, çok dar kişisel ilgi alanına sahip olunan bir otizm biçimini yaşıyor.</p>
<p>14. Asperger, matematik ve bilimsel dehalar ve sendromu arasında bir bağ olduğuna inanıyor, bilim ve sanatta başarı için otizmin şart olduğunu öne sürüyordu.</p>
<p>15. Sibernetik alanının kurucusu olan Norbert Weiner, unutkan dâhilerin prototipini oluşturuyordu.</p>
<p>16. Bir keresinde Weiner konferansa arabasıyla gittiğini unutup eve dönüşte otobüsü kullanmış ve park yerinde aracını göremeyince çalıntı ihbarında bulunmuştu.</p>
<p>17. 1990’larda Bell Labs, en değerli ve üretken elektrik mühendislerinin bir dehâ sahibi olanlar değil; uyum, empati, yardımlaşma, ikna ve mutabakata varma konularında iyi olanlar olduğunu anladı.</p>
<p>18. Kyoto Üniversitesi araştırmacılarının 2007’de yaptıkları bir çalışmada şempanzelerle kolej öğrencileri hafızaya dayalı üç zeka testine sokuldu. En yüksek puanı alan şempanze ilk testte tüm öğrencileri geçti, ikinci testte birkaç öğrenciyle eşit puanı aldı ve üçüncü testte yine şampiyon oldu.</p>
<p>19. Geçen Eylül’de 31 yaşında ölen gri papağan Alex, dünyanın en zeki kuşu olarak görülüyordu. Alex 50 nesneyi, yedi renk ve şekli ve altıya kadar miktarları tanımlayabiliyordu.</p>
<p>20. Avustralya’daki Sydney Üniversitesi ve Macquarie Üniversitesi, zekanın en azından kısa dönemli olarak artırılabileceğini söylüyor. Günlük 5 mg kreatin (kas dokusunda bulunan bir bileşen) kullanarak bunun yapılabileceği iddia ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/dahiler-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/zaman-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/zaman-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 07:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[2c]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Ancak]]></category>
		<category><![CDATA[baz]]></category>
		<category><![CDATA[bcr]]></category>
		<category><![CDATA[benjamin franklin]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[Boston]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[c3]]></category>
		<category><![CDATA[c5]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[Colorado]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[dönü]]></category>
		<category><![CDATA[douglas adams]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[falan]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Franklin]]></category>
		<category><![CDATA[Hava da]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[ini]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[konu]]></category>
		<category><![CDATA[layan]]></category>
		<category><![CDATA[lda]]></category>
		<category><![CDATA[Los Angeles]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[New York]]></category>
		<category><![CDATA[Nino]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[parlak]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[Saatler]]></category>
		<category><![CDATA[saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sacramento]]></category>
		<category><![CDATA[saniye]]></category>
		<category><![CDATA[senesinde]]></category>
		<category><![CDATA[senkronize]]></category>
		<category><![CDATA[shreveport]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[X-NONE]]></category>
		<category><![CDATA[yava]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzünün]]></category>
		<category><![CDATA[yordu]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[zamandan kaçmak]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı kontrol etmek]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı yenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[  1. “Zaman bir aldatmacadır. Öğle tatili de öyle,” diye dalga geçer ‘Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki Douglas Adams. Ancak bilim adamları buna gülmüyor. Bazı spekülatif fizik teorileri, zamanın daha temel –zamansız- bir gerçeklikten ortaya çıktığını iddia ediyor.  2. Tüm bu laflarınızı işe geç kaldığınızda patronunuza anlatmak için saklayın. Amerikalı çalışanlar yılda 38 saat mesailerini trafik yüzünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/2660474-lg.jpg" rel="lightbox[63]"><img class="aligncenter size-medium wp-image-64" title="2660474-lg" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/2660474-lg.jpg" alt="" width="483" height="244" /></a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-weight: normal;">1.</span></strong><strong><span style="font-weight: normal;"> “Zaman bir aldatmacadır. Öğle tatili de öyle,” diye dalga geçer ‘Otostopçunun Galaksi Rehberi’ndeki Douglas Adams. Ancak bilim adamları buna gülmüyor. Bazı spekülatif fizik teorileri, zamanın daha temel –zamansız- bir gerçeklikten ortaya çıktığını iddia ediyor.</span></strong></p>
<p><strong> </strong><strong><span style="font-weight: normal;">2. Tüm bu laflarınızı işe geç kaldığınızda patronunuza anlatmak için saklayın. Amerikalı çalışanlar yılda 38 saat mesailerini trafik yüzünden kaçırıyor.</span></strong></p>
<p><strong> </strong><strong><span style="font-weight: normal;">3. Mart ayında saatleri neden ileri almanız gerektiğini biliyor musunuz? Gün ışığından tasarruf, Benjamin Franklin tarafından bir şaka olarak başlatıldı. Parlak yaz sabahlarında insanların daha erken kalkarak gün içinde daha çok çalışacaklarını ve mumlardan tasarruf edileceğini söyleyen Franklin’in bu önerisi 1917 senesinde İngiltere’de uygulamaya konuldu ve buradan da tüm dünyaya yayıldı.<br />
<span id="more-63"></span><br />
</span></strong><br />
4. Amerika’daki Enerji Bakanlığı, günışığından daha fazla faydalanılan dönemde elektrik taleplerinin 0.5 oranında düştüğünü ve yaklaşık 3 milyon fıçı yağa yakın bir elektriğin tasarruf edildiğini ifade ediyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">5. Banka veznedarlarının değişimi, etrafta yürüyen yayalar ve konuşan postacılar göz önüne alınarak psikologlar Amerika’da en hızlı ilerleyen kentlerin Boston, Buffalo ve New York olduğuna karar verdi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">6. Hızı en düşük olanlar mı? Shreveport, Sacramento ve Los Angeles.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">7. Bir saniye, günün 1/86,400’i olarak tanımlanıyordu ancak yeryüzünün dönümü tam olarak güvenilir değil. Güneş ve Ay’dan gelgitsel sürtünümler gezegenimizi yavaşlatıyor ve her yüzyıl günün uzunluğunu 3 milisaniye artırıyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">8. Bu demek oluyor ki dinazorlar döneminde bir gün 23 saatti.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">9. Hava da günleri değiştiriyor. El Nino’nun olduğu zamanlarda güçlü rüzgârlar yeryüzünün dönüşünü her 24 saatte bir milisaniyelik bir kırılmayla değiştirebilir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">10. Günümüz teknolojisi daha iyi bir yerde olabilirdi. 1972 senesinde 50 ülkeden fazla yerde atomik saatler zaman anlamında en son otorite olarak görülmüştü. Saatler o kadar net ve kesindi ki tek bir saniye kaybetmek için bile 31.7 milyon yıl gerekiyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">11. Bu zamanı yeryüzünün azalan dönüşüyle senkronize tutmak için her birkaç yılda bir bir artan saniye eklenmek zorunda.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">12. Dünyanın en doğru saati olan Colorado’daki Ulusal Standart ve Teknoloji Enstitüsü saati, cıvanın tek bir atomunun titreşimlerini dahi ölçebiliyor. 1 milyar yıl içinde bu saat tek bir saniye bile kaçırmaz.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">13. 1800’lere dek her kasaba yerel güneş batışıyla senkronize edilen saatler ve kendi küçük zaman dilimine göre yaşıyordu.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">14. Trenlerin ve dolayısıyla kalkış çizelgelerinin ortaya çıkmasıyla bu durum bir karmaşaya sebep oldu. Bir süre için saatlerin hem yerel saati hem de tren saatlerini söyleyebilmesi sağlandı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">15. 18 Kasım 1883’te Amerikan demiryolu şirketleri, standart zaman dilimlerinin adaptasyonunun gerçekleştirilmesini istedi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">16. Demiryolu zamanlarının farklı yerlerdeki saatleri senkronize etme gereğini ortaya çıkarması, Einstein’a zamanla mekanı birbirine bağlayan görelilik teorisini geliştirmesi konusunda ilham kaynağı olmuş olabilir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/380789609_f029367190.jpg" rel="lightbox[63]"><img class="alignright size-medium wp-image-65" title="380789609_f029367190" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/380789609_f029367190.jpg" alt="" width="219" height="201" /></a>17. Einstein yer çekiminin zamanın daha yavaş akmasına sebep olduğunu ortaya çıkardı. Dolayısıyla yeryüzünün çekiminin daha zayıf olduğu yerlere uçan uçak yolcuları, her uçuşlarında birkaç nanosaniye daha fazla yaşlanıyor.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">18. Quantum teorisine göre var olabilecek en kısa dakika Planck anı olarak biliniyor ve bu zaman dilimi de 0.0000000000000000000000000000000000000000001 saniye.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">19. Zaman hep bilinen bir şey değildi. Pek çok bilim adamı zamanın 13.7 milyar yıl önce Büyük Patlama’da evrendeki diğer her şeyle beraber yaratıldığına inanıyor.</p>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;;">20. Zamanın bir sonu olabilir. Üç İspanyol bilim adamı, genişleyen kozmosun gözlemlenen hızının, zamanın yavaşlamasından kaynaklanan bir yanılgıyla ortaya çıktığını farz ediyor. Hesaplamalarına göre zaman nihayetinde durabilir. Yine hesaplarına göre o an, her şey bir duraklama hâline gelecek.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/zaman-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hijyen Hakkında Bilmediğiniz 20 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/hijyen-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/hijyen-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 07:33:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[antibakteriyel temiz mi]]></category>
		<category><![CDATA[antibaktireyel sabun nedir]]></category>
		<category><![CDATA[aztekler]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri neden bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri nerede olur]]></category>
		<category><![CDATA[bakteriden adam çıkar mı]]></category>
		<category><![CDATA[bakterilerin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Guiteau]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Meigs]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[dharma]]></category>
		<category><![CDATA[egzama]]></category>
		<category><![CDATA[fast food]]></category>
		<category><![CDATA[Florida]]></category>
		<category><![CDATA[hastanelerde]]></category>
		<category><![CDATA[hastanelerde neler kirli]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Henry]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hijyenik]]></category>
		<category><![CDATA[hijyenle ilgili bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[hikyen nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Jain Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[ndaki]]></category>
		<category><![CDATA[senesinde]]></category>
		<category><![CDATA[soap]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[times new roman]]></category>
		<category><![CDATA[yordu]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[1. Hijyen kelimesi, Yunan sağlık, temizlik ve şaşırtıcı biçimde bir de ay tanrıçası olan Hygieia’dan gelir. Görünüşe göre Yunan tanrıları çifte vardiya çalışıyordu. 2. İnsan bedeninde yaklaşık 1,000 tür bakteri bulunur. 3. Antibakteriyel sabunlar, enfeksiyonları engelleme konusunda normal sabunlardan daha etkili değiller. Üstelik bu sabunlardaki aktif madde olan triklosan, cinsellik hormonlarınızı alt-üst edebilir. 4. 11,000’den [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/kisiselhijyenkenar.jpg" rel="lightbox[81]"><img class="size-medium wp-image-82 alignright" title="kisiselhijyenkenar" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/kisiselhijyenkenar.jpg" alt="" width="162" height="164" /></a><strong>1.</strong> Hijyen kelimesi, Yunan sağlık, temizlik ve şaşırtıcı biçimde bir de ay tanrıçası olan <strong>Hygieia</strong>’dan gelir. Görünüşe göre Yunan tanrıları çifte vardiya çalışıyordu.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>2.</strong> İnsan bedeninde yaklaşık 1,000 tür bakteri bulunur.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>3. </strong>Antibakteriyel sabunlar, enfeksiyonları engelleme konusunda normal sabunlardan daha etkili değiller. Üstelik bu sabunlardaki aktif madde olan triklosan, cinsellik hormonlarınızı alt-üst edebilir.</p>
<p class="MsoNormal"><span id="more-81"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong>4. </strong>11,000’den fazla çocuk üzerinde yapılan çalışmada aşırı hijyenik bir ortamın egzama ve astım riskini artırdığı anlaşıldı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>5.</strong> Jain Dharma keşişleri <em>(Hindistan’daki bir azınlık dini</em>) elleri ve ayakları dışında hiçbir yerlerini yıkayamıyor. İnanışa göre yıkanma eylemi milyonlarca mikroorganizmanın hayatını riske atabilir.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>6.</strong> Neyse ki bu insanlar keşiş.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>7.</strong> İngilizce’de sabun anlamına gelen ‘<strong>soap</strong>’ kelimesinin çıkış noktası mitolojik <strong>Sapo Dağı</strong>’dır. Oradaki hayvan kurbanların yağı ve odunların külleri Tiber Nehri’ne vurunca basit bir temizlik malzemesi ortaya çıkardı. Kadınlar bu maddeyi kıyafet temizliklerinde kullanmaya başladı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>8.</strong> Eski Mısırlılar ve Aztekler, kesikleri ve yanıkları tedavi etmek için üzerine idrar sürerlerdi. İdrarın ana kimyasallarından biri olan ürenin mantar ve bakterileri öldürdüğü biliniyor.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>9.</strong> İngiltere’nin orta çağ krallarından IV. Henry, şövalyelerinin ömürlerinde en az bir kere yıkanmasını istemiş. Bunu da unvanlarını aldıkları ayinsel törende yapmalarını istemiş.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>10. </strong>18.yüzyıl Londra’sında sokaklara camlardan atılan dışkılar, kentin su teçhizatlarını zehirledi ve bu yüzden insanlar cin içmek durumunda kaldı. Kim bilir, belki de bu onların bahanesidir.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>11.</strong> Florida’da bir yedinci sınıf öğrencisi, fast food restoranlarındaki buz makinelerinin klozet sularından daha fazla bakteri taşıdığını kanıtlayarak okulundaki bilim projesini kazandı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>12.</strong> Yemekleri yere atma konusunda beş saniye kuralı diye bir şey olamaz çünkü bakterilerin yiyecekleri kirletmek için zamana ihtiyacı yoktur.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>13. </strong>Sibirya domuz kıllarının kemiklere bağlanmasıyla oluşturulan ilk gerçek diş fırçası 1498 senesinde Çin’de yapıldı. Ancak İkinci Dünya Savaşı’nda askerler için zorunlu hâle getirilene kadar diş fırçalamak Amerika’da bir alışkanlık olamadı.</p>
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/saglik-haberleri-hijyen-212x266.jpg" rel="lightbox[81]"><img class="size-medium wp-image-83 alignleft" title="saglik-haberleri-hijyen-212x266" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/10/saglik-haberleri-hijyen-212x266.jpg" alt="" width="212" height="266" /></a><strong>14. </strong>1935’te Northern Mendilleri kıymıksız tuvalet kâğıtlarını çıkardı. Bundan önce Eskimolar için tundra yosunu, Romalılar için tuzlu suda sünger ve Batı Amerikalılar için mısır koçanı yapılmıştı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>15.</strong> NASA, bir uzay mekiğinde kullanılmak üzere sıfır yer çekimine karşı koyabilecek bir tuvaletin tasarımına 23.4 milyon $ harcadı. Bu tuvalet için emiş teknolojisi kullanıldı.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>16.</strong> 1843 senesinde Oliver Wendell Holmes Sr., hastanelerde temel temizlik için bir kampanya başlattı. Ancak bu kampanya, zamanın bazı sosyal düşünceleriyle çakıştı ve yaygın bir alaycılıkla karşılandı. Amerikalı önemli bir doğum uzmanı olan <strong>Charles Meigs</strong>, doktorların birer centilmen olduğunu ve centilmenlerin ellerinin de temiz olduğunu söyledi.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>17.</strong> 17.yüzyıldan 19.yüzyıla kadar Avrupa ve Amerika’da doğum yapan kadınların yaklaşık çeyreği loğusa ateşinden öldü. Bu hastalığın genel sebebi, hijyen kurallarına uymayan doktor ve hemşirelerdir.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>18. </strong>Televizyon insanı öldürür. Arizona Üniversitesi araştırmacıları, hastane odalarındaki en kötü bakteri yuvalarının televizyon kumandaları olduğunu ortaya çıkardı. Tuvalet kapılarının kulplarının bile daha hijyenik olduğunu ifade eden araştırmada uzaktan kumandaların antibiyotik karşıtı <strong>Staphylococcus </strong>ürettiğini ifade etti. Staphylococcus, her yıl hastanelerde gerçekleşen 90,000 ölüme katkıda bulunuyor.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>19.</strong> Başkan James Garfield’ın Charles Guiteau tarafından ateş edilen kurşun yüzünden değil, başkanı tedavi eden sağlık ekibinin kirli ellerle müdahalede bulunduğundan öldüğüne artık inanılıyor. Başkan vurulduktan üç ay sonra enfeksiyondan öldü. Üstelik sağlık ekibinin elleri gübreyle kaplıymış.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>20.</strong> Gübreyle kaplı ellerin sağlık için faydalı olabileceğini kim düşündü acaba?<span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/hijyen-hakkinda-bilmediginiz-20-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

