<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önemli Bilgiler &#187; evrim</title>
	<atom:link href="http://www.onemlibilgiler.com/index.php/tag/evrim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onemlibilgiler.com</link>
	<description>Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir  -  La Bruyere</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 10:15:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>En İlginç Yaratılış İnanışları</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/insanlar/en-ilginc-yaratilis-inanislari.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/insanlar/en-ilginc-yaratilis-inanislari.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 15:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[çin medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[hindu inanışı]]></category>
		<category><![CDATA[hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[hz adem]]></category>
		<category><![CDATA[ilk insan adem]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanın yaratılışı]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[pandora]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[yahudilik]]></category>
		<category><![CDATA[yaratılış]]></category>
		<category><![CDATA[yaratılış efsaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[yunan mitolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=618</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlığın her zaman merak ettiği ve çözmeye çalıştığı bir konudur yaratılış. Varlığından daha yüce bir şeyin olduğuna inanma ve etrafında olup bitene bir mantık katabilme ihtiyacının bir karışımıdır bu. İnsan bunu bireysel olarak nasıl yaşarsa uluslar da aynı süreçten geçerek bir anlamlandırma çabasına girer. İşte o noktada da yaratılış mitleri çıkar. Dünyanın her yanında farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/creation.jpg" rel="lightbox[618]"><img class="size-full wp-image-619 aligncenter" title="creation" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/creation.jpg" alt="" width="400" height="321" /></a></p>
<p>İnsanlığın her zaman merak ettiği ve çözmeye çalıştığı bir konudur yaratılış. Varlığından daha yüce bir şeyin olduğuna inanma ve etrafında olup bitene bir mantık katabilme ihtiyacının bir karışımıdır bu. İnsan bunu bireysel olarak nasıl yaşarsa uluslar da aynı süreçten geçerek bir anlamlandırma çabasına girer. İşte o noktada da yaratılış mitleri çıkar. Dünyanın her yanında farklı bir yaratılış efsanesi bulunur. Bunu kültür farklılıklarına bağlayabileceğimiz gibi dönemsel parametrelerle de bağdaştırabiliriz.<span id="more-618"></span></p>
<p>Dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Çin’de yaratılış hikâyeleri çeşitlidir. Fakat en yaygın olarak bilinen efsane günümüz okumalarında üretkenlik sembolü olarak görülen yumurtayla başlar. Ne var ki burada yumurta siyahtır. Taocu rahiplerin anlattığı hikâyeye göre bu bahsedilen yumurtanın içinden Pangu isimli tanrı çıkmıştır. Doğumu sırasında Pangu yumurtayı ikiye ayırır. Beklenileceği üzere yukarıda kalan kısım gökyüzünü, aşağıda kalan kısımsa yeryüzünü oluşturur. Tanrı Pangu bir insan misali büyüdükçe gökyüzü ve yeryüzü arasındaki mesafe artar. Nihayet tanrı öldüğündeyse vücudunun farklı kısımları yeryüzü şekillerini yaratır. Böylece yeryüzü bilindiği biçimini alır. Budizm inancındaki iç ahlaka karşılık olarak yaratılış efsanesinde bir tanrıdan çıkan çoklukla karşı karşıya kalmamız bakış açısındaki değişime dair bir işaret olabilir.</p>
<p>Hinduların oluşumu da benzer şekilde çok eskilere, ilk çağlara kadar dayanır. Aslına bakılırsa bu iki Doğu medeniyeti (ve İran medeniyeti de) dünya tarihinde ve her anlamdaki gelişmelerde büyük rol oynamıştır. Öyleyse Hinduların da yaratılış efsanesine bir göz atmak gerekebilir. Hindular kainatın tek bir büyük gücü olduğuna inanır ve bu gücün de tanrı olduğunu söylerler. Ancak bu tanrıdan da yine çokluk çıkmaktadır çünkü pek çok farklı biçimlerde görülebilmektedir. Yani diğer tanrı ve tanrıçaların biçimine girmesi şaşırtıcı bir durum olmaz. Belki de buna bağlı olarak Hinduizm’de pek çok farklı yaratılış hikâyesi vardır. Bunlardan birine göre, bildiğimiz zaman başlamadan önce ne gökyüzü, ne yeryüzü ne de aralarındaki boşluk vardır. Hiçliğin kıyılarını dev, karanlık bir okyanus yıkar. Bu sularda da büyük bir kobra bulunmaktadır. Lord Vishnu da bu uçsuz bucaksız yerdedir ve güçlü yılan onu izlemektedir. Vishnu huzurlu biçimde uyurken derinlerden Aum isimli bir mırıltı gelerek etrafı titretmeye başlar. Aum büyür ve yayılır, boşlukları doldurur, enerjiyle çarpar. Gece bitmiştir artık. Vishnu uyanır ve şafak sökerken Vishnu’nun göbeğinden muhteşem bir nilüfer çiçeği çıkar. Açan çiçeğin ortasında Vishnu’nun hizmetkârı Brahma vardır. Lord’unun emirlerini bekler. Vishnu zamanın geldiğini söyleyince yaratılış süreci başlar. Suların üzerinden bir rüzgâr geçer, Vishnu ve yılan yok olur. Brahma çiçeğin içinde kalmıştır. Kollarını kaldırarak rüzgârı ve okyanusu sakinleştirir, nilüferi üçe ayırır. Ayrılan parçalardan birini gökkubeye, birini yeryüzüne doğru uzatır. Sonuncusuyla da göğü yaratır. Çıplak olan yeryüzü için yine Brahma çalışır. Canlı bitkileri yaratır ve onlara duygu verir. Daha sonra hayvanları yaratır. Kuşlara uçma, balıklara denizde kalabilme özelliği verir. Kısa süre içinde yeryüzü yaşamla ve Brahma’nın yarattıklarının sesiyle dolar. Bu mit, daha sonra ismini bulacak olan animistik inançla ilgili de bir ipucu verir. Tahmin edin neden. Hani şu nazar değmesin diye vurduğumuz tahta var ya, aslında onun sebebi, tam da Brahma’nın duygu verdiği ağaçlardan kaynaklanmaktadır. Çıkış noktası tam olarak bu mit olmasa da, doğadaki şeylerin birer tanrı gibi güç sahibi olduğuna dair inanış öyle kanıksanmıştır ki tahtaya (ağaca) her üç kere vuruşumuzda aslında tanrıların bizi duyup ‘nazardan’ korumasını bekleriz.</p>
<p><a href="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/Creation_of_Light.png" rel="lightbox[618]"><img class="size-full wp-image-620 alignleft" title="Creation_of_Light" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2010/01/Creation_of_Light.png" alt="" width="243" height="305" /></a>Bir de kapı komşumuz olan dünyanın en eski medeniyetlerinden Yunanlıların yaratılışı yorumlama biçimi var. Herkesçe bilinen Yunan mitolojisine göre başlangıçta kaos, boşluk vardır. Bu boşlukta var olan tek şeyse siyah kanatları olan Nyx isimli kuştur. Kuş, rüzgârla beraber altın bir yumurta verir ve çağlar boyu bu yumurtanın üzerinden kalkmaz. Nihayet yumurtanın içinde hayat kıpırtıları kendini gösterir ve içinden Eros, aşk tanrısı çıkar. Kabuğun üst kısmı yükselerek gökyüzünü, alt kısmı da inerek yeryüzünü oluşturur. Eros gökyüzüne Uranus, yeryüzüne de Gaia adını verir ve bu ikisini birbirlerine âşık eder. İkisinin çocukları ve torunları olur. Çocuklarının bazıları, kendi çocuklarındaki güçten korkar. Kronus, kendini korumak amaçlı daha bebeklerken kendi çocuklarını yer. Ancak eşi Rhea, en küçük bebeklerini saklar. Onun yerine Kronus’a bir kundağa sarılı taş verir. Saklanan çocuk Zeus’tur ve büyüyünce annesinin öğrettiği biçimde babasını kandırarak kardeşlerini kurtarır. Böylece Zeus önderliğindeki çocuklarla baba arasında bir savaş başlar. Gençler bu savaşı kazanır ve Gaia’da hayat başlar, Uranus’e yıldızlar dolar. Yeryüzünün insan eksiğiyse meşhur Pandora mitiyle kapatılır.</p>
<p>Elbette semavi dinlerde de bir yaratılış inancı vardır ve bunlar kutsal kabul ettikleri kitaplarda belirtilir. Örneğin Hristiyanlar tüm evrenin altı günde yaratıldığı ve yedinci günde tanrının dinlendiği inancındadırlar. Bu yüzdendir ki haftanın son günü olarak kabul ettiğimiz Pazar onların ilk günü ve dinlenme günüdür. Oluşumsa tanrının ruhuyla gerçekleşir. Tanrı şekilsiz bir boşluk olan karanlığı sözle (logos) biçimlendirir. “Işık olsun” der ve gün yaratılır. Diğer yaratılar da aynı yolla vücut bulur. Yahudi (ki Hristiyanlık ve İslamiyet de buradan gelmektedir) ve İslam inançları da Hristiyanlıktan farklı değildir. Hepsinde yaratılış tek ve güçlü bir Tanrı (Allah ya da Yahova) tarafından yapılır ve Adem ilk peygamber olarak kabul edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/insanlar/en-ilginc-yaratilis-inanislari.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendiniz Hakkında Bilmediğiniz 10 Şey</title>
		<link>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/kendiniz-hakkinda-bilmediginiz-10-sey.htm</link>
		<comments>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/kendiniz-hakkinda-bilmediginiz-10-sey.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 15:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[anatomi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[duyular]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan bedeni]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onemlibilgiler.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[İnsan bedeni kimyasalları doğru oranda ve koordinasyonla karıştırabilen büyük, terli, sıvı dolu ve anılardan balgama her şeyi üretebilen bir makinedir. İşte burada bedenimizin bazı karmaşık, güzel ya da yalnızca iğrenç gizemlerini anlatıyoruz.   1. Mideniz Aşındırıcı Asit Salgısı Yapar: Hiçbir havaalanı güvenliğinin el koyamayacağı tehlikeli bir sıvı vardır. Midenizdeki hücreler, endüstriyel dünyada metallerin işlenmesinde kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan bedeni kimyasalları doğru oranda ve koordinasyonla karıştırabilen büyük, terli, sıvı dolu ve anılardan balgama her şeyi üretebilen bir makinedir. İşte burada bedenimizin bazı karmaşık, güzel ya da yalnızca iğrenç gizemlerini anlatıyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"> <img class="size-full wp-image-203 aligncenter" title="i8_149_DaVinci_Anatomy" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/11/i8_149_DaVinci_Anatomy.jpg" alt="i8_149_DaVinci_Anatomy" width="226" height="493" /></p>
<p>1. Mideniz Aşındırıcı Asit Salgısı Yapar: Hiçbir havaalanı güvenliğinin el koyamayacağı tehlikeli bir sıvı vardır. Midenizdeki hücreler, endüstriyel dünyada metallerin işlenmesinde kullanılan aşındırıcı bir bileşen olan hidroklorik asit salgılar. Bu asit çeliği bile temizleyebilir ancak mide duvarınızı çevreleyen müköz, bu tehlikeli sıvıyı sindirim sisteminde tutarak yediklerinizi öğütmede kullanır.</p>
<p>2. Vücut Duruşunuz Hafızanızı Etkiler: Evlilik yıl dönümünüzü mü hatırlayamıyorsunuz? Dizlerinizin üzerine çökmeyi deneyin. Anılar çoğunlukla duyularımızla bağdaştırılır. Bir koku ya da ses, çocukluğunuzdan bir şeyi anımsamanıza yardımcı olabilir. Bağlantılar açık (bisiklet zilinin gazete dağıttığınız yolları anımsatması) ya da belirsiz olabilir. Yakın zamanlarda yapılan bir çalışmayla bu bağdaştırmalar çözülmeye çalışılıyor. Bu araştırmaya göre geçmişte yaşanan şeyler, o olaylar sırasında girilen vücut poziyonu alındığında daha hızlı ve iyi hatırlanıyor.<span id="more-202"></span></p>
<p>3. Kemikler Mineralleri Dengelemek İçin Kırılır: Vücudumuzdaki organ ve kasları desteklemenin yanında kemikler kalsiyum seviyemizin ayarlanmasını da sağlar. Kemiklerde fosfor ve kalsiyum bulunur ve kaslarımızla sinirlerimizin kalsiyuma ihtiyacı vardır. Bu element bulunamazsa belli hormonlar kemiklerin kırılarak vücuttaki kalsiyum dengesini artırmasını sağlar. Hücre dışı derişime ulaşılana kadar bu böyle devam eder. </p>
<p>4. Yediklerimizin Çoğu Düşüncenin Gıdasıdır: Vücudumuzun yalnızca yüzde ikilik ağırlığını oluştursa da beyin vücuttaki oksijen ve kalorinin yüzde yirmisine ihtiyaç duyar. Beynimizin çalışmaya devam etmesi için üç ana beyin arteri sürekli oksijen pompalar. Bunlardan birinin işlevini yerine getirememesi ya da engellenmesi durumunda beyin hücreleri fonksiyon göstermek için ihtiyaç duyduğu enerjiden mahrum kalır ve o bölgenin kontrolündeki fonksiyonlar bozulur. Buna felç denir.</p>
<p>5. Yumurtalıklar Binlerce Yumurtayı Kullanmaz: Bir kadın 40 yaşlarının sonuna ya da 50 yaşlarının başına geldiğinde hormon seviyesini kontrol eden ve yumurtalarını döllenmeye hazırlayan aylık menstrüel döngüsü sona erer. Yumurtalıklar gittikçe daha az östrojen üretir ve vücutta hem fiziksel hem duygusal değişimlere sebep olur. Az gelişen yumurta kozaları, eskisi gibi yumurta çıkaramaz. Ortalama bir genç kızda 34,000 az gelişmiş yumurta kozası bulunur ancak yalnızca 350 kadarı yaşamı boyunca olgunlaşır. Kullanılmayan yumurta kozaları sonra çürümeye başlar. Potansiyel bir hamilelik durumu olmadığında beyin yumurta bırakma işlemini otomatik olarak durdurabilir.</p>
<p>6. Ergenlik Beyin Dizimini Yeniden Şekillendirir: Vücuttaki hormon sebepli değişimlerin büyüme için gerekli olduğunu ve üremeye geçişi sağladığını biliyoruz. Ancak ergenlik duygusal açıdan neden bu kadar sıkıcıdır? Testosteron gibi hormonlar aslında beyindeki nöronların gelişimini etkiler ve beyin dizimindeki değişimler davranışsal sonuçlara sebep olur. Duygusal tuhaflıklar, duyarsızlık ve karar vermede yetersizlik, ön korteks bölgesi olgunlaşırken beklemeniz gereken bazı davranış özellikleri.    </p>
<p>7. Kıl Hücreleri Burun Pisliklerinin Yer Değiştirmesini Sağlar: Vücudumuzdaki çoğu hücre, silia adı verilen saç gibi organeller üretir ve bunlar hazımdan duymaya pek çok fonksiyon için yardımcı olur. Burunda silia, burun kavitesinden boğaza sümük çekmede yardımcı olur. Soğuk havalarda bu çekme durumu yavaşlar ve burnunuzun hızlı akmasına sebep olur. Şişmiş burun zarları ya da yoğunlaşma, tıkalı buruna sebep olabilir.     </p>
<p>8. Büyük Beyin Sıkışık Ağızların Sebebi: Evrimin mükemmel olduğu söylenemez. Öyle olsaydı yirmi yaş dişi yerine kanatlarımız olabilirdi. Bazen gereksiz özellikler bir türe yapışık kalır ve bunun tek sebebi bir zararları da olmamasıdır. Ancak yirmi yaş dişleri diş doktorları için her zaman bir nakit kaynağı değildi. Bundan çok önce eti kesmeye yarayan üçüncü sıra azı dişleri görevindeydiler. Ancak beynimiz geliştikçe çene kemiğimizin yapısı değişti ve böyle kalabalık, sıkışık ağızlara sahip olmamıza sebep oldu.  </p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-204 aligncenter" title="about_you_skin_color" src="http://www.onemlibilgiler.com/wp-content/uploads/2009/11/about_you_skin_color.jpg" alt="about_you_skin_color" width="250" height="169" /></p>
<p>9. Dünya Seninle Güler: Birini esnerken görmek sizin de esnemenize sebep olduğu gibi gülmenin de aynı etkiyi yarattığı ortaya çıkarıldı. Birinin güldüğünü duymak, yüz hareketleriyle ilgili beyin bölgesini canlandırır. Sosyal etkileşimde taklit önemli bir rol üstlenir. Hapşırma, gülme, ağlama ve esneme gibi belirtiler, bir grupta güçlü sosyal bağlar yaratmak için farklı yollar olabilir.</p>
<p>10. Cildinizin Dört Rengi Vardır: Rengi olmadan tüm cildiniz kremsi beyaz görünür. Yüzeye yakın kan hücreleri buna biraz kırmızılık katar. Aynı zamanda sarı bir pigment de rengin değişmesini sağlar. Son olarak ultraviyole ışınlara karşılık olarak yaratılan sepia tonunda melanin büyük ölçüde siyahlık sağlar. Bu dört ton farklı oranlarda karışarak dünyadaki tüm insanların deri renklerini yaratır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onemlibilgiler.com/index.php/bilim/kendiniz-hakkinda-bilmediginiz-10-sey.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

